• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.32)
lost
avustralya'dan amerika'ya giden bir yolcu uçağı bir nedenden ötürü rota değiştirir. uçak nedensiz bir şekilde düşmeye başlar. havada parçalandıktan sonra bir adaya düşer. ama kazadan 48 kişi kurtulur. hemen kurtulacaklarını düşünürler ama kurtarmaya kimse gelmez. bu tropikal adanın içinde gizli canavarlar, kutup ayıları, yabani hayvanlar vardır. her bölümde farklı bir kişinin geçmişini göstererek ve her bölümde izleyicinin aklına soru işaretleri bıraktırarak popülerliğini arttırmıştır.
  1. kendisi hakkinda yapilan kotu yorumlara kesinlikle katilmadigim dizidir . bir dizi sizi 6 yil boyunca yemeden icmeden kesip onu beklemenizi saglamissa her hafta kafanizda teoriler kurdurtmussa ve en onemlisi 6 sezon izlerken keyif aldiysaniz yani izlerken zaman su gibi akip gidiyorsa ve yeni bolum gelene kadar zamanin agir cekimde ilerledigini hissediyorsaniz sonu ne kadar kotu biterse bitsin o dizi basarili bir dizidir . sizleri izlerken mutlu eden hicbirsey zamaninizdan calmaz.(heba etmezsiniz yani ömrünüzü korkmayin)
  2. hayatımda ilk ve tek olarak bir dizinin yeni sezonunun ilk bölümünü sabaha karşı ispanyolca olarak izlememi sağlamıştır. bu dizinin başarısıdır. izlediğim başka hiç bir dizide bu büyülü heyecanı bulamadım.

    evet son sezonları belki bekleneni veremedi ama ilk 3 sezonu ile yapılmış en iyi iştir diyebilirim.
    janus
  3. uğruna göz sağlığımı tehlikeye attığım diziydi. doktorun, "bir süre bilgisayar, televizyona bakmayın, kitap da okumayın." uyarısına cevabım, "ama lost var." olmuştu. böyle bir diziydi bu. dizi boyunca izleyiciyinin kafasını karıştırması ve meraklanması için ortaya atılan sorular en sonunda cevapsız bırakılmış, bu da izleyicileri kızdırmıştır. şimdi 0.75 miyop ve elimizde sorularda yalnız ve mutsusuz.
  4. adada sözü geçen abinin jack olduğu zamanlar, ada fransayı, sawyer olduğu zamanlar amerikayı, john locke olduğu zamanlar türkiyeyi, jacob olduğu zamanlar rusyayı andırıyordu. lakin hiçbir ülkeye benzemeyip en iyi dönem olan dönem hugo hurley zamanında yaşanmıştır.

    hugo hurley tombul kıvırcık saçlı aslen bir tavuk lokantasında çalışan az biraz hispanik bir abimizdi. adanın en mantıklı adamıydı. adada edindiği manitasını kaybetti, üzülmedi. yemek çalmakla suçlandı küsmedi, en boş beleş işler ona verildi alınmadı, eline bir kez de olsa silah verilmedi gocunmadı, adanın en zengin adamıydı, götü kalkmadı. zamanda seyahat edip 1965 yılına dönünce ilk işi star wars senaryosunu tekrar yazmak oldu. adaya ilk düştüğünde pili bitene kadar cd çalarından müziğini dinledi. claire ablamızın bebeğine gözü gibi baktı. gerçek hayatta kazandığı parayı annesini mutlu etmek için kullandı, zengin olunca geri dönen babasını sırf annesi istiyor diye bağrına bastı. yeri gelince benjamin linus adlı abiye ağır postalar koydu. sarı saçı kirli sakalıyla götü tavan yapan sawyer adlı zibidinin masa tenisinde eline verdi.

    hepimiz o hikayeyi hugo hurley karakterine borçluyuz, keza o olmasaydı dik başlı doktorlar serserilerin egolarından dolayı herkes yok olacaktı.
  5. lost yalandır, aslolan desmond'dır.

    dizi biteli epey oldu ama aklımdan çıkmayan tek sahnesi hala not penny's boat anları. ne zaman geçti onca yıl? vay arkadaş...
  6. geçtiğimiz haftalarda bitirdiğim dizidir. genel kanının aksine bir bütün olarak beğendiğim bir dizi oldu kendisi. final bölümünü çoğu kişi gibi ben de çok fazla beğendiğimi söyleyemem, fakat dizi bize "al bunu biz buraya kadar yazdık gerisini, yazmadıklarımızı da sen düşün taşın." demiştir.

    ayrıca izlemeyenler, bilmeyenler için final bölümünden sonra dvd özel sürümüne dahil edilen bölüm için tıkırdatınız.
  7. şimdi birbirimizi kandırmayalım,hangimiz desmond ile penny'in o telefon konuşmasında duygulanmadık ki?
    bir süre sonra eski inandırıcılığını kaybettiği maalesef bir gerçek,ancak yine de şans verilip izlenmesi gereken bir yapım.
    ayrıca,4 8 15 16 23 42.
    kg
  8. uzun zaman sonra aklıma düşen, dizi. keşke 12 dakikalık "the new man in charge" bölümüyle ağzımıza çalınan bal, tekrar başlamasının habercisi olsaydı. evet dolanıyor söylentiler bir yerlerde ama gerçek mi, değil mi bilen yok. (en azından ben bilmiyorum. varsa bir bilen sevindirilmek isterim)

    çekin be şunu tekrardan. öncelikle yeni bir finalle başlayın. sonra devamını izleyelim. geri gelecekler olacaktır. ama ölenle de ölünmez. bu seferki flashbackler de adada görmediğimiz şeylerden çekersiniz. o zaman diğer oyuncular da oynayabilir hem. bir 6 sezon daha çıkar o adadan, bence.

    edit: ayrıca jack'in de dediği gibi: "we have to go back to the island"
  9. lost u sanırım ikinci sezonundan itibaren bölüm bölüm izledim. izlediğim her bölümden de keyif aldım ve heyecanlandım. dizi tarihinde üzerinde bu kadar çok konuşulan ve tartışılan başka dizi yok. finali bana göre de iyi olmamasına rağmen ben lost un yolculuğunu sevdim. son durak belki tam beklediğim gibi değildi ama oraya ulaşana kadar geçen her durak keyifliydi.
    ged