1. nam-i diğer şeytan. ismi aslen ışığın getiricisi anlamına gelir. tanrı'nın bir numarası olan baş meleklerden biri. tanrı'dan sonra gelen en güçlü varlık ve dolayısıyla o zamanlar cennet üzerinde çok büyük otoriteye sahipmiş. bilgeliğin tamamına, güzelliğin mükemmeline ve yaratılanların en iyisi olma şanı onunmuş. adem ve havva yaratıldıktan sonra, lucifer özgür iradesini kullanarak yaratılanlar içindeki hiyerarşiyi ve tanrı'nın koyduğu kuralları sorgulamaya başlar. sonunda da tanrı'yla zıt düşer. onun bencil ve adaletsiz olduğuna inanır. cennette fikir ayrılığı yaratan ilk varlık lucifer olur. meleklerin 1/3'lük kısmı lucifer'a hak verir. bu noktada benim şahsi fikrim, lucifer'ın gerçekten haklı olduğu.

    bunların sonucunda, tanrı otoritesini korumak adına lucifer'ı ve onun takipçilerini cennetinden kovar ve lucifer dünyaya düşer. kendisi cehenneme gideceğinden emin olduğu için peşinden olabildiğinde insanı da cehenneme çekip tanrı'ya haksız olduğunu ispatlamak ister. insanların aklını çelmeye çalışmasının altındaki motivasyon budur. bu kısım islamda, şeytanın kibiri olarak yansıtılır. adem ve havva'dan üstün olduğunu iddia eden ve onlara secde etmeyi reddeden şeytan, cennetten atılır. kıyamet gününe kadar tüm insanların aklını çeleceğine dair tanrı'yla iddiaya girer. kıyametten hemen önce kapılar kapanmadan tövbe edecek son varlık bizzat şeytanın kendisidir.

    cennetten düştükten sonra bile, şeytan'ın çirkin olarak resmedilmesi yanlıştır. zira lucifer muhtemelen tanrı'dan sonra görüp görülebilecek en güzel varlıklardan biridir. ayrıca saf kötü değildir. suçu islamda kibir, hristiyanlıkta tanrıya isyandır. bir insanın tanrıya isyan etmesiyle lucifer'ın isyan etmesi arasındaki farktan bahsetmeye gerek yok. bir zamanlar cennetin en yüksek rütbeli meleği olduğu düşünülürse, sırf bu iddiasını test etmek adına kainatı yarattırmış olma olasılığı yok değil.
  2. evet, lucifer tamda yukarıdaki tanıma ait biridir. ifade bir efsanedir. zamanın bile tanımsız olduğu, bigbang öncesi, fizik kurallarının işlemediği bir boyuta aittir. büyük dinler benzer bir tanım yapar. gerisini de hayalgücü geniş olan insan halleder.
    mistitizm başa beladır. sakız gibidir. tam yöntemini bulamadığınızda tamamen temizlenmez, yapış yapış olur ve havadaki toz bile yapışır o ize. lucifer' in hikayesi de buna benzer.

    20. yy insanı kaba bakışıyla bu zat; kralın en eskilerden beridir şovalyeliğini yapan ve ona her türlü hizmette kusur etmeyen, tüm işlerini halleden bir numaralı askerdir. ama bu asker, günün birinde kral tarafından, yine kralın ideallerine göre yetişmiş ama çömez bir delikanlı tarafından ikinci plana itildiğini hisseder.
    baş sovalye bu çömezi inceler. merak eder, nedir onu o kadar önemli yapan diye. kılıç tutmayı bile bilmeyen bu delikanlı köylü elbisesi ile dolaşır. şovalye ise, ateş gibidir. herkes saygı duyar ona ve kostümü, atı ile kılıcı herkes tarafından bilinir.
    kralın beyaz ve sade giyinen danışmanları bu delikanlıyı çok sever. ona sonsuz saygı duyarlar ama içlerinden biri tereddüt eder ve krala; "önceki eğittiğiniz delikanlılar gibi sorun yaşanmasın" der. kral ise; "siz benim işimi sorgulamayın" diyerek konuyu kapattır.
    ama kara şovalye, delikanlının kendisine göre zavallı görünmesine rağmen bu kadar değerli olmasını anlayamadıkça içten içe kederlenir. danışmanları yoklamak için yanlarına gider.
    "bu delikanlı da kim? neden kral ona bu kadar önem veriyor? kralımızı bizden çok sevecek kim var bu krallıkta?" der. danışmanlar ise şöyle der; "bunun sevgiyle ilgisi yok. onda, senden de bizden de biraz var. o yüzden değerli"
    bunun üzerine kara şovalye birden kükrer: "ben tekim! benden başka yok!" diyerek bu durumu kabullenmediğini belirtir ve oradan uzaklaşır.

    aradan biraz zaman geçer.
    danışmanların her gün delikanlıyla ilgilenmesi ve ona sürekli bir şey öğretmeleri, kara şovalyeye durumun çok ciddi olduğunu düşündürür. ayrıca gün geçtikçe o delikanlı daha olgun bir hale girmektedir. arada kimsenin olmadığı zamanlarda delikanlıyla bir kaç kelime ettiği de olmuş ve asi bir tarafının olduğunu düşünmüştür.
    bu durum kara şovalyeyi önlem almaya iter. kara şovalye, danışmanlar gibi değildir. krallık içinde ve dışında sistemi o idare eder. dolayısıyla asla bu durumun onun mutluluğuna engel olmasına izin veremez.

    kara şovalye hiç bir şekilde duruma müdehale etmemiş, hep kinlenmiş ve düşündüğü o günün gelmesini istemiş. ve o gün çabucak gelmiştir.
    delikanlı artık çok tecrübeli bir duruma gelmiş.

    yıllarca kendini dolduran ve bu konuda usta olan kara şovalye neredeyse kendi kendine kuruntularına inanmış ve delikanlının onun yerini alacağını ve kendisinin de hor görüleceğini emin olmaya başlamış.
    bir gün... özel bir gün. kral herkesi yanına çağırmış ve şöyle demiş:
    "bundan sonra bu delikanlı daha özel olacak...bu yüzden ona kraliyet işaretini veriyorum"
    demesiyle kara şovalye yerinden fırladığı gibi, bu haksızlığa daha fazla dayanamadığını haykırarak salonu terk etmiş ve çıkmadan önce krala dönerek: "bundan sonra sen ve seninle ilgili herşey benim için bitti. (delikanlıyı göstererek) onu seçmenin ne kadar büyük bir hata olduğunu sana ispatlamaya yemin ediyorum. sonsuza kadar da sürse bunu sana göstereceğim"

    *

    velhasıl; bu hikaye tüm amerikan yapımlarında benzer konularla kendini göstermiş...
    - first knight - jerry zucker (lancelot ile prince malagant ilişkisi)
    - ninja kaplumbağalar (shredder ve splinter ilişkisi)
    - transformers (optimus prime - megatron ilişkisi)
    (lancelot, splinter ve optimus prime; adem betimlemesi iken, prince malagant, shedder ve megatron lucifer/şeytan betimlemesi olarak işlenmiştir.)
    vs.