• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
Yazar Doruk Ateş
mabet - doruk ateş
bazı lanetler hiç ölmez… bazı insanlar da…

çağlar öncesinden gelen bir katil, yalnız bir başkomiser ve arayışı hiç bitmeyen bir arkeolog…
zamanın bile yenemediği bir laneti, çağların yok edemediği bir katili ararken siz de halil ve yasemin ile zamanda yolculuk yapacak, yok oldu sanılanların aslında hiç yok olmadıklarını, sadece şekil değiştirdiklerini göreceksiniz… tüm gerçekleri bir arkeologun fırça darbeleri ile ortaya çıkıyormuş gibi merakla okuyacak ve hiç kimsenin masum olmadığını onlarla birlikte anlayacaksınız…

ve hiç bir dinin bu kötülüğü yok edemediğini de…
  1. "gerçeği bulmak istiyorsan, inanman gerekir..."

    doruk ateş, gerilimi antik dünya ile birleştiren romanında sizleri enerji uğruna tecavüz edilmiş bir coğrafyaya, ege ile akdeniz’in birleştiği bodrum yarımadasının kalbine, karya uygarlığı’nın başkenti milas'a götürüyor...

    yüzyılın arkeolojik buluntusu hekatomnos anıt mezarında kazı çalışmaları devam etmektedir. arkeolog yasemin bu kutsal alanda sadece karya uygarlığı’nın tarihini değil, ailesini de aramaktadır. bu arayışın hayatına köstek vurduğunu, artık ailesini aramaktan vazgeçip yeni bir yaşam kurması gerektiğinin farkındadır.
    bir gece kazı alanına bırakılan cesetle kendini bildi bileli gördüğü sanrıları şiddetlenir. katilin kutsal alana bıraktıkları ile ona bir mesaj verdiğini düşünür. olayı soruşturan başkomiser de bu mesajlarda kendi geçmişinden izler taşıdığını görür. her cinayet mitolojik bir sahnenin yansıması, gerçeğin önünde duran kapıların bir anahtarı olur. tüm sahneler sergilenip tüm kapılar açıldığında karşılarında karya uygarlığı'nın kutsal mabedini bulurlar.
    hiç bir kötülüğün yok edemediği mabet onlara sadece katili vermez, kendi gerçeklerini de sunar...