• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.00)
madımak; carina'nın günlüğü - ulaş bahadır
yıllardan 1993'tür ve kadının toplumdaki yerini araştırmak için genç bir araştırmacı olan carina cuanna türkiye'ye gelir. temmuz ayında sivas'ta düzenlenen pir sultan abdal şenlikleri’ne katılmak için aralarında aziz nesin'in de olduğu geniş bir yazar-müzisyen-gazeteci ve şairler topluluğu ile yola çıkar. fakat gerici güçlerin provakasyonu sonucu konakladıkları madımak oteli önünde tansiyon artar. çıkartılan yangın sonrası yaşanan katliamında carina da yaşamını kaybeder. fakat son nefesine kadar her anını günlüğüne kaydetmeyi başarır...
senaristliğini ve yönetmenliğini ulaş bahadır'ın üstlendiği projede başrol denise ankel. oyuncuya eşlik eden deneyimli isimlerse füsun demirel, rıza akın, altan erkekli, mustafa alabora, erdal tosun.
  1. böyle bir projeyi gerçekleştirmek ticari ya da başka türlü kaygısı olsa bile takdirle karşılanmalı. daha önce belgeseller çekildi ama kim izler ki belgelleri? bir çeşit yüzleşme olarak bile görülmelidir.

    film olarak sunulmasının bazı avantajları var. bi kere ne kadar yanlı olabilir ki ya da ne kadar çarpıtabilir ki? sonuçta gündem olacak bilgi erişilmez vaziyette değil, çarpıtırsa anında piyasaya haberleri düşer kimse dikkate değer bulmaz. o yüzden objektif olmak zorunda gibi bir durum var. bu işe gönül vermiş kişinin derinlemesine araştırmaları da olmalı diye düşünüyorum. umarım yavan bir film olmamıştır.

    alevilerin filmlerde anlatılması da ayrıca önemli bir olaydır. ülkedeki kültürler birbirlerini iyi tanıyamıyor. özellikle genç kuşağa aktarımın önüne geçiliyor ki kendi zümresine sadık kalsın. dolayısıyla derme çatma bilgilerle alevilik, sunnilik, kürtlük, şöylelik böylelik önyargısı pompalanıyor. benim 17-18 yaşıma kadar alevilerle ilgili duyduğum iki cümle vardı; birisi mum söndü, diğeri de abdestsiz gezmeleri. koskoca bir kültür, hayat bakışına karşı durumun vehameti budur işte.

    bu tarz filmlerin desteklenmesi artırılması gerek. insanların birbirini daha iyi anlamasına sanatın öncülük etmesi şarttır. eğer istenen şey popüler kültürse onlara bu yolla ulaşmak doğru olur. milyon kişiye belgesel izletemezsin ama her yere yayılmış sinema salonlarında bir haftasonu eğlencesi olarak madımak kıyımını, alevileri, aydın kesimin karşılaştığı zorlukları ve dönemin olaylarını gösterebilirsin.

    artık eskisi gibi sanatın, kitabın, filmin önü kesilemiyor. internet var, sosyal medya var. dolayısıyla sanatçının da artık eski kabuğunu kırıp daha özverili, daha cesur şekilde halka ulaşması gerekiyor.

    umarım bu örnek başkalarına teşvik olur da birlikte yaşayan halklar sanatçıların önderliğinde önyargılarını kırıp, birbirinin kültürlerini daha iyi tanımayı öğrenir.

    edit:
    can dündar'ın belgeseli; https://youtu.be/p1OLVp920l8
    genco erkal'ın tiyatrosu; http://www.dostlartiyatrosu.com/tiyatro_oyunlar_sivas.html
    abi