1. çocukluğumun kültürü olduğundan olsa gerek çok sevdiğim kültürdür. sitelerde yaşayıp karşı komşunu bile tanımamaktansa müstakil evde yaşayıp tüm mahalleliyi tanımayı, süpermarketler yerine mahalle bakkalından alışveriş yapmayı, tüm esnafla haşır neşir olup iş çıkışı çayını içmeyi, mahelleliyle dayanışma içinde olup herhangi bir kaza bela anında birbirimizin yardımına koşmayı tercih ederim.
  2. büyük şehirler dışında halen yaşanmaktadır. isteyen gitsin tokat'a. aslında öyle romantizme falan gerek de yok. kapı komşuna sitede yabancıysan o senin sorunun. bir kek yaptır hanıma götür ver komşuna. iyi günler de. bu sizin için de. asansörde birlikte çıktığın adama günaydın de. güvenliğe sıcak poğaça ver. bahçede oynayan çocukları anneleri izin verirse, sizin kızla-oğlanla oynaması için evine çağır. al sana mahalle. illaki gecekondularda, sobalı evlerde oturup, ali bakkaldan tipitip alıp, mekap ayakkabıyla meşin top mu depiklemeniz lazım sosyal temaslar için? hem siz istediniz bunları. devletin arazisine çöktünüz. yaptınız gecekonduları. iskan yok imar yok vergi yok. sonra kat karşılığı apartman inşaatları için müteahhite verdiniz bu pek kıymetli "mahallelerimizi". kaloriferli evler istediniz önce. "asansörlü hidroforlu lüks daireler". yedi sülaleniz yetmiş sene çalışsa alamayacağız dairelerden dörder beşer verdiler hepinize. ayakkabılarınızı kapı önünde çıkartmaya, yorganları pencereden sallandırarak havalandırmaya devam ederek yaşatmaya çalıştınız o pek kıymetli kültürünüzü. şimdi de havuzlu rezidanslarla yalnızlaşmaktan mı şikâyetçisiniz? ne yaptığınızı ne istediğinizi bilmiyorsunuz. bakkala gidiyim her şey taze ve ucuz olsun. her istediğim bulunsun istiyorsun ama bunu sana ali bakkal sağlayamaz. walmart sağlar. sonra ağlamayacaksın.
  3. hiç sevmediğim kültür. zira mahalle baskısını oluşturur ki bundan nefret ederim.