1. kadınların örtünmesi neden emredilmiştir? en basit ifade ile fiziksel özellikleri ile erkeklerin şehvetini ve nefsini harekete geçirmeyip namusuna laf gelmemesi için değil mi? bana göre bu durum erkeğin aldığı ahlaki eğitimle alakalı ama konumuz bu değil.

    her neyse. allah emrediyor diye örtünüp üstüne makyaj yapıp, güzel güzel renkler giyinmenin bence başı açık gezip mini etek giymekten hiç bir farkı yok. yine senin amacın güzel görünmek değil mi? kendine ya da çevrene. yine erkeklerin dikkatini üstüne çekmiyor musun? madem içinde allah korkusu var bile bile lades diyip neden allahı kandırmaya çalışıyosun? aramızda böyleleri varsa hiç kusura bakmasın ama yaptıpınız yapacağınız işin ben... bir de bunların taytla, kot pantolonla ve mini etekle örtüneni var. evlerden uzak...
  2. mantığı çok basit ve din, iman , cinsiyet ayırmadan hepimizi kapsayan bir örnekle açıklayabilirim: takdir görme ya da uyum sağlama dürtüsüyle bu ülkede milyonlarca insan ömrünü geçireceği mesleğini ve eşini, ailesinin memnuniyetine göre seçti. en sonunda da asıl kişiliği ve kendini yaşama isteği patlak verdi; ya boşandı, ya meslek değiştirdi ya da işiyle o kadar ilgisizdi ki başarısız oldu, hiçbir şey üretemeden mutsuz yıllar geçirdi... yani tesettürlü olup da hala dikkat çekecek kadar süslenen kadınla aynı temel.

    ne yaşadığını ya da neden kapandığını bilmiyorum ama kapanmasındaki en etkili faktörün iman olmadığına eminim.

    bu konuda çok fazla baskı ve ısrar görmüş olabilir ya da yaşadığı ortamda uygun bulunan, saygı gören şey tesettürlü olmaktır. zaten çok dindar bir ailedeyseniz bir şekilde yönelimler de ona göre oluyor, üstelik öyle bir teşfik var ki.

    kadın mısın kız mısın nesin bilmem (bkz: recep tayyip erdoğan) , eksik eteksin, tehlikesin, namussun, yasakların merkezisin, savaşların senin yüzünden çıktığı söyleniyor... ve öyle bir şey ki kapanmak ailen gururlanıyor, insanların gözünde anında iyi , namuslu bir kız oluyorsun, yeni tarzına göre gardolabın döşeniyor, arkadaşların armineden 130 liralık eşarp hediye ediyor.. (bir türk vatandaşına senede kaç hediye düşer ? )

    insan çok zorlanarak yaptığı, emek verdiği şeylerin kaç tanesinde böyle takdir görüp, onaylanıyor ki ?

    sonuçta etkileniyor ve sana uygun olup olmadığını sorgulamadan, başkalarının biçimlendirdiği bir hayatı, yarım yamalak bildiğin dinin peşinde harcıyorsun . arada içindeki asıl sen ortaya çıkıyor, gezmeyi, süslenmeyi, aktif olmayı seven sen . tabi bu sırada yasak faktörü devreye giriyor ve her şeyi öyle çoşturuyor ki takma kirpikler, platform topuklular, rengarenk kıyafetler giyiyorsun. üstelik kapanmanın asıl sebebinin dikkat çekmemek olduğunu da boş ver iman ettiğin peygamber sana bir kıyafetin giyilmeyecek hale gelmeden yenisini almamanı öğütlüyor, israf haramdır diyor. bunları agnostik ben bile biliyorsam senin bilmemen çok ilgisiz olduğunu gösterir, bilip de kulak tıkıyorsan daha feci.

    yargılamıyorum, anlamaya çalışıyorum ama herkes biraz muhakeme yapmak zorunda. sözüm tabiki de tüm tesettürlüleri kapsamıyor ama kendi beceremediğin şeyi yaymaya çalışıp , başkalarına burun kıvıran insan olmak çok itici, akp parti sayesinde müslümanlığımı yaşıyorum reröro edebiyatı çok itici, kendi inancını bilmemen de öyle , bir tesettür piyasası oluşması, hatta aslında dininin siyaset malzemesi olmana izin vermen de...
  3. ben göbeği açık giyinip bira içeni gördüm, yani ondan bi tık daha samimi
  4. bana da garip geliyor, ve evet kendi mantığının dışında kalan bir durum ama kişisel hak ve özgürlüklerden dem vuracaksak, nasıl her müslüman kapanmıyorsa ya da beş vakit namazını kılmıyorsa, her kapalı kadın da azize olmak zorunda değildir. o kadar özgürlük koparabilmiş ya da nefsine o kadar hükmedebilmiştir.

    kapanmaya bir sınır çizmeye çalışırsak kapanmamaya da aynı sınırın çizilmesini kabul etmemiz gerekir. mini etek kime göre neye göre "fazla kısa" bulunacak mesela? ya da tayt yasaklanıp dar kot pantolonlar hangi çizgiden sonra "fazla dar" bulunacak?

    bu işin sonu yok.

    bu coğrafyada bir gün kanuni azami ve asgari şartların dışında kalmadıkça herkesin özgürce giyindiği günleri görmek umarım mümkün olur.
  5. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.