1. doğu anadolu bölgesinde yer alan, türkiye'nin en kalabalık yirmi sekizinci şehri. onlarca çeşit kayısı ve kayısıyı içeren gıdasıyla meşhur şehir.

    toplamda üç kez gittiğim, en fazla beş gün kalabildiğim ve sık sık 'ben burada yaşardım' diye düşündüğüm şehir.
    darende'sini, kanal boyunu, malatya müzesi'ni, şemsiyeli sokağını sevdiğim şehir.

    bu kentte bir arslantepe höyüğü var, ören yerlerinde, antik kentlerde mutluluktan kanatlanacak bir seviyeye geldiğim için mutluluktan ölerek gezdiğim. bir tarafı yemyeşil kayısı bahçelerine bakıyor. en yüksek noktasına çıktığında yemyeşil çevreyi, mayıs aylarında kıpkırmızı gelincikleri seyrediyorsun.
    buradan çıkarılan eserler anadolu medeniyetleri müzesi'nde. üniversitede bayıla bayıla gezdiğim bu müzedeki eserlerin çıktığı yeri görmek unutulmazdı benim için.

    malatya müzesi'nin bahçesindeki güller muhteşem renklere sahiptir. gülü çok severim, bu kadar güzelini az görmüşümdür.

    öyle çok özlüyorum ki bu sene mayıs ayına uçak bileti aldım, tekrar görüşeceğiz bu şehirle. bu bile düşündükçe mutlu ediyor beni.
  2. inönü üniversitesini bünyesinde bulunduran elazığ ile komşu olan doğu anadolu bölgesinin kayısısı ile meşhur karasal iklime sahip muhafazakar olmakla beraber ankara ile yarışacak kadar pavyon bulunan ama öğrenciler için eğlence mekanı çok kısıtlı olan insanlarının soğuk duyarsız olduğu 44 plakalı ilimiz.
  3. doğup büyüdüğüm şehir. öğrenci şehri değildir. d&r da ingilizce kitap ve dergi bulamazsınız geçmişte 4 sineması varken bunlardan sadece yeşil sinema sağ kalmıştır. daha sonra malatya park avm de açılmış avşar sinemayı saymıyorum. her iki sinema da aynı fimleri oynatır. alt yazılı film bulmak imkansıza yakındır. bilet fiyatları çok uygun olsada gitmeye değer film bulmak zordur. opera yoktur bu şehirde. sabancının tiyatrosu vardı giderdik eskiden, şimdi ne durumda bilmiyorum. arabanız varsa gezip görülecek piknik yapılacak tonla alan vardır.

    erkekleri kumaş pantolon ve gömlek giyer, kadınlar genelde kapalıdır.
    napisin (ne yapıyorsun), ayan (bro), gidiyik (gideceğiz), gelimisin (geliyor musun) ve alfabe de "k" harfinin yerine "g" harfinin bulunması gibi karakteristik özellikleri vardır.

    kişisel izolasyon için uygun bir şehirdir.

    trafik sorunu vardır ki yürüyerek gittiğim için umrumda değildir. toplu taşıma da kullanmam hiç.

    yöresel mutfağı,bulgur, bitki yaprakları, kayısı ve bulgurdan oluşur. bulgur çok önemlidir, en önemli 65 yemeği bulgurdan yapılır. bulgur demiş miydim?

    kayısı temel geçim kaynağıdır. hatta malatyalı bilim insanları kayısı kullanarak bulgur üretmenin yolunu...

    malatya havaalanından uçarsanız uçsuz bucaksız kayısı ağaçları göreceksiniz zaten bunların dışında bir yeşilliği de yok zira burası bildiğiniz çöl.

    fazla da konuşacak bişeyi yok. fahri kayahan bulvarı diye bir yere doğru kaydı şehrin prestiji.
    5 liraya soda satan mekanlar falan var.

    gençlerin en büyük kültürel aktivitesi saatlerce okey oynamaktır.

    bulgur demiş miydim?

    kısaca sıradan bir şehir.
  4. yıllar önce gidip hafif bir ankara havası sezmişliğim var. ankara'yı çok sevdiğim için ankara'ya benzeyen yerleri de severim. * darende'yi epey beğenmiştim. doğu ve güneydoğu'nun yemeklerine zaten hastayım, mutfağını çok seviyorum o nedenle.
    beğendim mi? evet. tekrar gider miyim? fırsat bulursam neden olmasın? malatya'da yaşamak ister miyim? hayır. bu şekilde özetleyebilirim bendeki izlenimini.
  5. memleketim diye demiyorum da ordan aldığım tadı hiçbir şeyden alamıyorum. yaz tatillerinde ordayim misafir kabul edebilirim, buyrun gelin. ayrıca pavyon olayı yanlış. sadece inci pavyon ve çağlayan gazinosu vardır. giden kişiler de belli başlı kişilerdir zaten.