1. vergilerin tüketim malların fiyatlarının içine gizlenmesi durumudur. böylelikle vergi mükelleflerinin ödedikleri verginin daha az farkında olmaları, daha az rahatsızlık duymaları hedeflenir. ayrıca daha çok sigara, alkol, ilaç, ekmek, su gibi talep esnekliği nispeten düşük olan mallarda uygulanması daha uygun görülür.
  2. mali alandaki en iyi hilelerden biridir.

    mali yükümlülüklerin fiyat içerisine gizlenerek vatandaşlarca farkına varılmaksınız yerine getirilmesidir. mali anestezi harcama üzerinden alınan vergilerde ortaya çıkar. kdv, ötv vs

    en temelde vergi, kamu ihtiyaçlarını karşılanması için toplanır. devlet bu müşterek ihtiyaçları karşılamak için kazançlarımıza ve tasarruflarımıza başvurur bir nevi ortağımızdır. bu doğal ortağımızın vatandaşlarının sırtına yükleyeceği her mali yük onların tepkilerine yol açacağını bildiği için vergilerin nasıl arttırılacağı ve nasıl tahsil edileceği ciddi bir sorundur.
    kamu gelirlerini arttırmak için vergileri arttırmalıyız ama şikayet olmamalı.
    yani kulağı, burnu kemiren farenin yediği yeri üflemesi gibidir; kazın yolunması ama ciyaklatılmamasıdır.
    nasıl?
    büyülü cevap mali anestezi

    anayasal düzene geçişe ön ayak olan magna carta papa iii. innocent, kral john ve baronları arasında imzalandı. daha doğrusu kral imzalamak zorunda kaldı çünkü mali anesteziye hayat verecek vergilerin dolaylı yoldan toplayacağı sistem henüz yoktu. gitti baronların kapısına dayandı, vergilerinizi ödeyin dedi. göstere göstere insanların paralarını, mallarını aldı. verginin vurgusunu yüreklerinin derinliklerinde hisseden ve var olan vergi yükü altında ezilen baronlar tepki gösterdiler, vergiyi reddettiler ve sözleşmeye şöyle yazdılar:
    "kral kafasına göre vergi toplamasın."

    aradan geçen yüzyıllar bir çok değişikliğe şahitlik etti istanbul fethedildi, amerika keşfedildi. avrupalı devletler kolonileşmeye başladı ama kimse daha vergilendirme hilesini keşfedememişti. ingilizler, fransızların elinden kuzey amerikayı alabilmişlerdi bu savaşın faturası da bir anlamda amerika'daki kolonilere çıkarmış ve üstlerine ağır vergiler yüklemişti. amerika'daki koloniler durumun nereye gideceğini anlamaları uzun sürmedi zaten anlaşılmayacak bir şey de yoktu. kazancın daha fazlasını devlet alacak gizli saklı söylemiyorlardı yada söyleyemiyorlardı vergiler doğrudan alınıyordu. sonuçta amerika birleşik devletlerinin kurulması ile biten savaşta kimse bütün olanların nasıl önlenebileceğini anlayamadı.

    amerikan bağımsızlık savaşı tam soğumamıştı bile git gide ısınan fransa kaynamaya başladı. ingilizlerin elinden aldığı kuzey amerikanın intikamını isyan eden kolonilere destek vererek almanın derdine düşen fransa amerika birleşik devletlerinin zaferinden sonra verdiği mali desteği yansıtacak adam akıllı kolonisi olmadığı için kendi halkına yansıtmak durumunda kaldı. tarihtir tekerrür etti. vergilerin artması gerekiyordu ama karşı koymanın nasıl önleneceği daha çözülememişti. o direniş diğer etmenlerle birleşip devrime dönüştü.

    mali anestezinin yaşam alanı olan günümüzdeki en önemli dolaylı vergilerden biri olan kdv yi öneren kişinin vatandaşı olduğu ülke, bu verginin öncülüğünü yapan ve ilk uygulayıcısı olan ülkeyi işgal ettiği sıralar ülkemizde diken üstünde idi. direkt savaşa girmesek de savaş ortamından etkileniyor, şartların gerektirdiği hazırlıkları yapıyor ve gereksinimler karşılamaya çalışıyorduk. elbette bunların hepsi kamu harcamalarının yükselmesi demekti yani vergilerde yükselecekti ama yine direnmeler önleyemeyecekti. o dönemin insanlarının devlet kendi malımıza hırsızlık yaptırdı, zorla mahsulümüzü aldı şeklinde şikayet ettiklerini dinliyoruz. çünkü vergiyi doğrudan(dolaysız) yoldan alıyorlardı ve insanlar ödemek istemiyordu.

    bugün belki de daha fazla vergiyi dolaylı yoldan ödüyoruz hissetmediğimiz için, anlayamadığımız için hiç şikayet etmiyoruz. artık vergi koyanlar tepkileri ortadan kaldırmanın bir yolunu buldular.