1. pep guardiola ile başlanan yeni sezonda bana fazlasıyla heyecan veren ve analiz etmesi son derece zevkli olan premier lig takımı. hakkında uzun zamandır analiz yazmak istiyordum zaten fakat kendimi bugün yormaya karar verdim.


    çoook geriye gitmek istemiyorum. geçen sezonu sıralama olarak olmasa da oynadığı oyun ile hayal kırıklığı ile bitiren city yönetimi ligin bitiminden epey önce guardiola ile çalışacaklarının sinyallerini vermişti. kötü geçen bir sezonun ardından, yeni sezon için taraftarın da beklentisi aynı oranda yükselince normal olarak oyuncularda bazı problemler oluşmaya başlamıştı. sterling, sagna gibi oyuncularda üst düzey güven sorunları yaşandığı sürekli haberlerde yer aldı. özellikle sterling, sosyal medyayı çok fazla kullandığı için kendisine gelen eleştirilerin farkındaydı ve bu konuya fazlasıyla üzülüyordu. daha sonra guardiola kendisi için, "benimle çalıştığın sürece her zaman senin için savaşırım. senin iyi bir oyuncu olduğunu biliyorum ve benim planımın büyük bir parçasısın" dedi. bu açıklamadan sonra yönetimin takımdaki birçok oyuncu için psikiyatrist ayarladığı bile söylentiler arasında yerini aldı. tüm bu söylentilerin arkasından 2 haziran tarihinde pep'in ısrarla kadroda istediği ilkay gündoğan'ın transferi açıklandı. daha sonra, 1 temmuz tarihinde ise 18 milyon euro bonservis bedeli karşılığında nolito'nun transferi açıklandı. 3 temmuz tarihinde ise pep guardiola basına tanıtıldı, bazı önemli açıklamalarda bulundu ve sezon ciddi anlamda başlamış oldu.

    "kupalar kazanmayı ve taktikleri konuşmadan önce aramızda özel bir bağ kurmamız gerekli. hepimizin arkadaş olması lazım. "

    bu açıklamadan sonra pep, futbolcuların maçtan sonra eşleriyle beraber yemek yemelerini yasakladı. maçların ardından en az 1 saat etihad'da takım halinde yemek yenileceğini söyledi. ayrıca pizza ve hamburger gibi aburcuburları da yasaklattı. kilolu oyuncuların ise antremana gelmesini istemedi. daha sonra ise futbolculuk kariyerini bitiren mikel arteta'nın pep'in yardımcısı olacağı açıklandı ve hemen ardından 6 temmuz tarihinde takım ilk antremanına çıktı. aynı gün içerisinde oasis grubundan tanıdığımız noel gallagher ile buluştu ve hoş görüntüler ortaya çıktı. bildiğiniz gibi noel, dünyadaki en büyük city taraftarı olabilir.. pep guardiola daha sonra kulüp başkanının düşüncelerini destekler şekilde birkaç açıklamada bulundu. başkan, geçen sezon madrid'e kaybetmenin normal bir şey olduğunu fakat takımda kazanma hırsının bulunmadığını aktarmıştı. pep ise daha sonra "üst üste 5-6 maç kazanmak ya da finallerde oynamak gerçekten çok zor olabilir ve her zaman başaramayabilirsiniz fakat asla taraftarımızın gurur duymayacağı bir takım oluşturmayacağım." açıklamalarında bulundu. bireysel olarak oyuncu performansları hakkında ise "yaya toure, kompany, sterling'i takımında görmek istiyorum ve en yüksek verimi almayı hedefliyorum. sürekli fit kalmaları gerek" dedi. düşüş yaşayan bony, nasri ve mangala gibi oyuncuları ise hiç kadroda düşünmediğini belli ediyordu açıklamalarıyla. aynı zamanda hala stoper ve bek transferleri için arayış halindeydiler ve ekstradan leroy sane'nin adı city ile çok anılıyordu. ayaklarını iyi kullanan, stoper gibi oynayan bir kaleci pep'in en büyük oyun kurgularından birisi olduğu için joe hart ile yolların ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyordu ve yeni kaleci arayışları vardı. tüm bunlara rağmen takım sıkı bir antreman dönemine girmişti ve hız kesmeden çalışıyordu.

    ilk hazırlık maçlarını bayern münih ile oynayan manchester city, geçen seneki silik oyunun izinden çabuk kurtulmuşa benziyordu. daha baskın oynayıp, daha çok isabetli pas atıp ve isabetli şut çeken city, etkili ve göze hoş gelen oyununa rağmen 76. dakikada yedikleri gol ile maçtan 1-0 mağlup ayrıldılar. maçtan sonra pep, "konuştuğumuz şeyleri sahada tamamen gerçekleştirdik. gördüklerimden ötürü çok mutluyum." açıklamasında bulunda. neydi konuştuğu şeyler? neydi gördükleri? en basitincen bu video ile açıklanabilecek bir açıklama yaptı pep. takım hücumda boğulduğu zaman "yeniden deneyin" diyen pep, oyunu tekrar kurdurup çokça etkili bir pozisyonun doğmasına sebebiyet veriyordu. daha sonra hazırlık maçında dortmund ile oynayan city, iyiden iyiye guardiola takımı olduğunu hissettirdi ve epeyce yüksek topla oynama oranına sahip oldu. sürekli, sürekli ve sürekli oyuncularının fit olmasını isteyen ve topsuz oyunda etkin bir yapıya sahip olmak isteyen pep her fırsatta mangala, nasri, toure, bony gibi oyunculara atıfta bulundu. çin halk cumhuriyetin'de gerçekleşen hazırlık kampı sonrasında pep, "oyun felsefemizi bazı oyuncular anında kaptı, bazıları ise anlamamakta ısrar ediyor." açıklamasını bulundu. koşmayana, mücadele etmeyene ve kıçını yırtmayana forma yoktu. 1 ağustos tarihinde pep'in ısrarla istediği sane transferi açıklandı. 9 ağustos tarihinde ise stoper mevkisi için john stones ile anlaştıklarını açıkladılar. böylelikle pep'in kaleci dışında en çok istediği transferler tamamlanmış oldu.

    takvimler 13 ağustos tarihini gösterdiğinde ise kalbimizin sultanı premier lig başladı. sezonun ilk maçında evinde sunderland ile oynayan city çokça etkili bir oyun sergileyerek sezonun ilk 3 puanını aldı. yeni transferlerden stones ve nolito ilk 11'de yerlerini aldı. maça dair en dikkat çarpan guardiola effect ise sistemdeki harika değişiklerdi. yeni sistemde takım hücumda iken aynen bu şekli alıyordu. futbolda false nine taktiğini harika uygulayan pep, bu sefer de false full backs taktğini geliştirmişti. videosundan da anlaşılacağı üzere, bekler hücuda ike göbeğe deplase olup ortasaha 7'leniyor. merkezde oynayan fernandinho biraz geriye geliyor ve kanatlar açılıyor. kontra gelmesi durumda fernandinho stoper görevi görüyor ve bekler yerine dönünce defans 5 kişiye çıkıyor. gerçekten harika. maçtan sonra ise pep'in övgüleri etkili bir oyun çıkartan sterling üzerinde yoğunlaştı. daha sonra bükreş'e, şampiyonlar ligi play off maçı için giden city'de iki maç üst üste yedeğe alınan ingiltere milli takım kalecisi hart sorunu başgösterdi. artık hart'ın takımdan ayrılacağına kesin gözüyle bakılıyordu. 0-5 gibi etkiliyici bir skorla evine dönen city bükreş kentinde sanat gibi bir oyun ortaya çıkarttı. sterling ise etkili oyunu ve asistleriyle, aguero ile birlikte geceye damgasını vurdu. evine moralli dönen city arkasına aldığı ivme ile hemen stoke city deplasmanına gitti. aguero ve nolito'nun double yaptığı gecede yine ve yine guardilo effect kendini gösterdi. rakip sahada yapılan şok pres ile topu kazan ve hemen ardından faulu al. iyi orta ise gol getirsin. geçen sezon hayal kırıklığı yaşatan sterling ise bu maçla berbaer 3 resmi maçta 4 asist yaptı ve tam puan aldı. aguero canavarı ise bu 3 maç içerisinde tam 6 gole imza attı. hafta boyunca hart'ın ayrılacağı ve bravo'nun transfer edileceği açıklanınca, hart taraftara veda etmeye hazırlandı. bükreş maçına ilk 11 başlayan hart tüm maç boyunca alkışlandı, inanılmaz destek gördü. rahat bir oyunla 1-0'lık galibiyeti elde eden city, şampiyonlar ligine katılmaya hak kazandı ve gözler west ham united maçına çevrildi. maçtan sonra ise hart net olarak ayrılacağını söylemese de, bir şekilde çözeceğiz tarzında açıklamalar da bulundu. 25 ağustos tarihinde manchester city yönetimi resmi olarak claudio bravo'nun transferini açıkladı. pep ise anlayacağınız üzere bu transferden sonra mutluluktan havaya uçtu. yıllardan beri bravo'yu izlediğini ve çok büyük hayranı olduğunu söyledi.

    west ham maçı öncesi takımda çok iyi br hava olduğunu ve herkesin forma için savaştığını açıklayan pep, 30 kişi ile antreman yaptığını ve herkesin fit olduğunu söyledi. west ham maçında yine çokça üst düzey ve etkili bir oyun sergileyen city, 3-1'lik galibiyete ulaştı. sterling'in golu öncesi paslaşmalar ise büyük beğeni topladı. pep maçtan sonra "2 ay içerisinde bu kadar iyi olacağımızı ben bile tahmin etmiyordum" açıklamasında bulundu. maçın ardından ise hart'ın torino takımına, nasri'nin sevilla'ya, bony'nin stoke city'e, mangala'nın ise valencia'ya kiralandığı açıklandı. milli maç arasından sonra takımla ilk antremanına çıkan bravo'nun, manchester derbisinde yüksek ihtimal forma giyeceği düşünülüyordu. derbiden hemen önce ise sterling, gösterdiği harika performans ile ayın futbolcusu ödülünü aldı. derbi hakkındaki görüşlerimi sözlükteki ilgili başlığa yazmıştım, tekrarlamaya gerek olduğunu sanmıyorum.

    oynanan güzel oyun ve başarılara rağmen pep, "henüz avrupa'nın en iyi takımlarıyla rekabet edecek seviyede değiliz." açıklamasını yaparak gelişime her zaman açık olduğunu bir kez daha gösterdi. artık şampiyonlar ligi haftası gelmişti ve rakip pep'in belalarından mönchengladbach takımıydı. maçtan önce sürekli rakibe çokça saygı duyduğunu ve kazanmanın zor olduğu açıklamalarında bulunan pep, takımını maça çok iyi hazırladı. 4-0 gibi harika bir skorla rakibi geçen city'de gözler yine hattrick yapan aguero ve asistlerini sıralamaya devam eden sterling'deydi. 5 maçta 9 gol atan aguero ciddi anlamda kariyerinin en iyi sezon başlangıçlarından birisine imza atıyordu. sterling ise oynadığı son 6 maçta 6 gole, 2 gol ve 4 asist ile doğrudan etki etmişti. böylelikle pep guardiola yönetiminde, 7 maçta 7 galibiyete ulaşan city bu maçlarda toplam 21 gol buldu. takımdaki arkadaşlığı ve takım ruhunu da bir üst seviyeye taşıyan guardiola kenardan olsun ya da maçtan önce olsun yaptığı taktik değişimleri ile rakiplerin epey başını ağrıtacak gibi. işin en keyifli tarafı ise bu güzel futbolu izleyen biz seyircilerde.

    imla hataları için kusura bakmayın, gördükçe veya uyarıldıkça düzeltirim. ilerleyen günlerde devam eden maçlar boyunca editleyip, izlenimlerimi yazacağım.