• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.45)
mar adentro - alejandro amenabar
ramon sampedro, denize ve yüzmeye tutkuyla bağlı genç bir adamken geçirdiği bir kaza sonucu yıllardır boyundan aşağısı felçli olarak yatağa mahkûm bir yaşam sürdürmektedir. bu şekilde yaşamın bir işkence olduğunu düşündüğünden ötanazi istemektedir. ona göre ölmek, bu durumdaki biri için yeniden özgür olmanın tek yoludur. oysa, ülkesinin yasaları ötanaziye karşıdır. sampedro'ya aşık olan rosa, sevdiği adama istediği özgürlüğü verecektir.
  1. ülkemızde içimdeki deniz adıyla gösterime girmiş alejandro amenabar filmi. konusu ötenazi gibi tartışmalı bır konuyu işlemektedir. anlatmak istedığini duygu sömürüsü yapmadan, çok güzel vermiştir. koca adamım ben.hayır ağlamadım. gözüme bir şeyler kaçtı.

    !---- spoiler ----!

    filmin en beğendiğim yeri rahip ile olan tartışmasıydı.

    rahip: hayatı elinden alan özgürlük, özgürlük değildir.
    ramon: özgürlüğü elinden alan hayat da hayat değildir.

    !---- spoiler ----!
  2. javier bardem'in yardırdığı filmdir.
  3. hiç abartmadan;
    ismi deniz olan abimin ölümünü kabul edebilmemi sağlamış filmdir.
    birinin ölümüyle barışabilmek büyük bir şey.

    abimse hala içimde kocaman mavi bir deniz..
  4. film gerçek hayattan alınmış, ramón sampedro cameán adlı balıkçı-yazar kişinin ölüm hakkını savunması ve bu yolda hayatına dokunan insanlar ve başına gelen olayları anlatıyor.

    konusu itibariyle ilgi çekici, cesur bir film. aktörlere de diyecek hiçbir şey yok, zaten javier bardem'in olması bile filmi izlenesi kılıyor. ancak filmdeki diyaloglar, mimikler, bazı sahneler duygusal olarak çok abartılı geldi, herkes duygu pıtırcığı gibiydi. veya filmi izlerkenki ruh halimden bana öyle geldi.

    sonuç olarak yine de izlenilmesi gereken filmlerden. hele ki ötenazi hakkında çelişkileriniz veya kafanızda soru işaretleri varsa bu film size çok şey anlatabilir. üstelik gerçek bir hikayeden alınmış olması bu konudaki etkileyiciliğini artırıyor.

    (bkz: yaşamak bir haktır, zorunluluk değil)
  5. yönetmenliğini alejandro amenábar'ın üstlendiği 2004 ispanyol yapımı dram filmi.
    ötenazi hakkının sorgulandığı filmde özellikle javier bardem'in oyunculuğu göz dolduruyor.
    film, 26 yıl evvel talihsiz bir kaza yahut kaza gibi bir talihsizlik geçirip tamamiyle felç olan ve tekerlekli sandalyeyi özgürlüğünün kırıntılarını kabullenmişlik olduğu gerekçesiyle reddeden yatalak ramon sampedro'nun hiç bir şekilde mutlu olamadığı için ötenazi hakkını kullanmak adına verdiği savaşı anlatıyor. aslında film ramon sampedro'nun kendi kararını ve hayatını anlatıyor.
    bu maksatla yola başlayan film gittikçe bir ötenazi tartışması haline dönüp kendince sosyal tespitler yaparak ötenaziyi sorguluyor.
    işte filmin tam tadını kaçıran yer de burası oluyor. izleyici ramon sampedro'nun hayat hikayesini dinlemek isterken kendisini bir ötenazi propogandasının ortasında buluyor. film gittikçe politikleşiyor. pek tabi ramon'un diyalogları da politikleşiyor. açık açıkça insanlar hakkında totaliter bir yargı konuluyor ortada. bunun en güzel örneği ramon'un pederle yaptığı konuşmadan ve mahkemeye çıkarken medyaya verdiği demeçlerden anlıyoruz. benim gibi çok insan var diyor ramon. ve kendisini son dakika yarı yolda bırakan kadının acı sonunu gözümüze gözümüze sokuyor.
    halbu ki bu tercih kadının kendi kararıydı. ötenazi de ramon'un. böylece bütün ümitsiz hastaları aynı potada eritip bu yolla ötenaziyi savunmak da bir çeşit özgürlüğe çekilmiş set oluyor.
    izleyicinin;
    keşke bize bu ötenazi sorunsalı için politik bir dille propoganda yapılmasaydı ve bize ramon'un ötenaziye kadar giden süreçteki hayatı, kararları anlatılsaydı yani ötenazi sorgusu gözümüze sokulmadan, katıksız ramon sampedro'nun hikayesi anlatılsaydı, taraftarca bir yaklaşımla ramon gibi tüm hastaları yargılamasaydı, her aynı durumdaki hasta ramon gibi sadece kendi için yaşayanlardan olmayabilir, ramon kendisidir. ramon neden tüm hastaları rencide ederek ötenaziyi savunan bir bayrak tutan olarak anlatıldı bize diyesi geliyor.