1. adını roma savaş tanrısı mars'tan alan, güneş sisteminin merkür'den sonraki en küçük gezegenidir. konum olarak dünya ve jüpiter'in arasında bir yörünge izler. güneş'e ortalama uzaklığı 1.52 au(228 milyon km)'tir. marsta bir günün uzunluğu 24 saat 37 dakikadır. ekvator çapı 6794 km (dünya'nın neredeyse yarısı kadar) uzunluğundadır. kütlesi ise dünya'nın onda biri kadardır. phobos ve deimos adlı iki küçük uydusu vardır. bu uyduların çapı birkaç kilometredir. mars'ın yüzeyi oksitlenme nedeniyle kırmızı gözükür. atmosferinin neredeyse tamamı karbondioksitten oluşmuştur ve ozon gibi koruyucu bir tabakası yoktur.

    mars'ın güneş sistemi rekorları

    mars çok büyük kanyon ve volkanlara ev sahipliği yapar. güneş sisteminin en büyük dağı olympus mons, mars'ın batı tarafındadır. bu dağ 27 km uzunluğunda, tabanıysa 550 km genişliğindedir. yani uzunluk olarak dünyanın en yüksek dağı everest'in 3 katından biraz daha büyüktür. mars'ın bir diğer güneş sistemi rekoru en büyük kanyon olan valles marineris'tir. bu kanyon uzunluk olarak yaklaşık 3800 km, en geniş yeri 600 km, en derin yeri ise 7 km'dir.

    seferler

    mars'a olan ilk yakın bakışımızı 1965'te mariner 4 mars civarında uçarak gerçekleştirdi. bu uçuştan önce marsa'ta su kanalları ve hatta bir medeniyet bile olduğuna inanan birçok insan vardı. ancak mariner 4 hiçbirine rastlamadı. tek bulduğu kraterlerle dolu kırmızı bir yeryüzüydü.

    11 yıl sonra abd, viking 1 ve viking 2 adlı iki araç indirmeyi başardı. mars'a olan ilk başarılı inişti bu. araçlar mars'ın yüzeyini resmetti ve toprak analizleri yaptı. yapılan analizlerde hiçbir yaşam formuna rastlanmadı.

    1997 eylül ayında mars'ın yörüngesine girennasa 'nın mars global surveyor adlı aracı çok başarılı keşifler gerçekleştirdi. uzay aracı, kızıl gezegen'in o zamana kadar göremediğimiz ayrıntılarını resmetmiştir. araç 2007 yılına kadar görevini sürdürmüştür. aracın çektiği resimlere bu adresten ulaşabilirsiniz: http://mars.jpl.nasa.gov/mgs/msss/camera/images/

    aynı yılın amerikan bağımsızlık günü(4 temmuz) 'nde yine nasa'nın mars pathfinder isimli aracı mars'a iniş yaptı. mars pathfinder, sojourner isimli bira kasası büyüklüğünde, dünya'dan uzaktan kumandayla çalıştırılan bir keşif aracı da bıraktı. mars pathfinder yaklaşık üç ay boyunca iletişim kaybedilene kadar veri göndermeye devam etti. bu görevin resimleri: http://mars.jpl.nasa.gov/MPF/ops/prm-thmb1.html

    2003'de european space agency, mars express adlı ilk görevini fırlattı. sonda 2003 aralık ayında mars yörüngesine ulaştı ve yörüngeye beagle 2 isimli bir gezgin bıraktı. ne yazık ki beagle 2 kayboldu. mars express'in 2005 yılında, elysium planitia adlı volkanik bölgede çektiği bir fotoğrafta külle kaplı buz kütlesine benzer bir şeyle karşılaşıldı. kütlenin yaklaşık kuzey denizi büyüklüğünde olduğu düşünülüyor. esa'nın bu göreve dair güzel resim galerisi: http://www.esa.int/Our_Activities/Space_Science/Mars_Express/Mars_Express_image_browser

    1960'tan günümüze kadar abd, avrupa, japonya ve rusya tarafından mars'a onlarca uydu, insansız uzay aracı ve sonda gibi araçlar gönderildi. bu görevler mars'a karşı olan fantastik roman havasındaki görüşümüzü değiştirdi. yazımı gelecek görevler için çalışan bilim insanlarına saygı ve sevgiler diyerek noktalıyorum.

    http://mars.jpl.nasa.gov/msl/multimedia/images/
  2. mars'ı bilim insanları ve bizim için çekici kılan şey gezenin yaşanabilir duruma getirilmesinin imkanlar dahilinde olmasıdır. bu bilinen gerçeğe karşılık, mariner uzay aracının gönderilmesinden bu zamana kadar nasıl gerçekleştirileceği konusunda pek bir şey söylenilmedi.
    interaktif kültür ağımızda, carl sagan'ın cosmos aracılığıyla bu merakımızı sade bir dil kullanarak gidermesine tanık olalım.

    mars hiç kuşkusuz sevimli bir yer. ne var ki, bizim açımızdan mars'ın birçok kusuru söz konusu: oksijen azlığı, sıvı halde su bulunmayışı ve morötesi ışın çokluğu. bütün bu sorunlar birazcık hava üretebilsek çözümlenebilir. atmosferik basıncı artırarak sıvı halde su elde edebiliriz. daha fazla oksijenle atmosferi içimize çekebiliriz. morötesi güneş radyasyonuna karşı ozondan bir kalkan da böylece oluşabilir. mars'ta bir zamanlar atmosferin daha yoğun oluşuna ilişkin belirtiler var. yoğun atmosfer gazlarının mars'ı terkedip gitmesi olası değildir. gezegende bir yerlerde varlıklarını sürdürüyor olmalılar. bazıları yüzeydeki kayalarla kimyasal bileşim halindedir. bazıları yüzeyaltı buzlarındadır. fakat önemli bir bölümü kutup takkelerinde bulunabilir.
    kutup takkelerini buharlaştırmak için onlara ısı vermeliyiz.. koyu renk tozla örterek daha fazla güneş ışığı emmesini sağlayabiliriz. yeryüzünde ormanları ya da yeşillik örtüsünü yok etmek için kullandığımız yöntemin tersini orada yapmış oluruz. fakat mars'ın kutup bölgelerinin yüzeyi çok geniştir. yeryüzünden mars'a gereken tozu taşımak için 1200 adet satürn 5 roketi ateşlemeyi göze almalıyız. böyle yapılsa bile, gönderilen tozları rüzgârın başka yerlere taşıması olasılığı kuvvetli. bu nedenle daha iyi bir yöntem bulmalıyız. o da kendini çoğaltabilen koyu renkli bir madde olmalı. mars'ın kutup bölgesine göndereceğimiz. bu makine oradaki yerli malzemeyle kendini çoğaltabilmelidir. böylesi makineler vardır. adına ağaç diyoruz. bunlar çok dayanıklı ve inatçıdırlar. yeryüzü mikroplarından bazılarının mars'ta yaşayabildiklerini biliyoruz. koyu renk ağaçlar, örneğin liken ağacı üzerinde genetik mühendisliği çalışmalarıyla yapay bir ayıklama yöntemi geliştirerek bunların yeryüzünden çok daha sert mars ortamına dayanmaları sağlanabilir. bu tür ağaçlar geiiştirilirse ve mars kutuplarının geniş takkelerinde kök salmaları sağlansa, bunlar alanlarını genişleterek kutup takkelerine koyu bir renk kazandırmak suretiyle güneş ışığı emilmesine, buzları ısıtmasına ve mars'ın uzun dönemlerdir tutuklu bulunan atmosferinin serbest kalmasına yol açarlar.
    bu kavramın adına toprak değişimi diyoruz: bilinmedik bir toprağın insanlar için daha uygun bir duruma getirilmesidir. insanoğlu binlerce yıl süren dönemler boyunca dünyanın bazı bölgelerine beyazlık kazandırma yoluyla ve sera etkisi dediğimiz süreçle yerküremizin ısısını yalnızca bir derece kadar değiştirmiştir. oysa fosil yakıtları kullanımı ve ormanlarla yeşillik örtüsünü mahvetmek suretiyle bir ya da iki yüz yıl gibi kısacık bir zaman içinde yerküremizin ısısını bir derece daha değiştirebilecek duruma geldik. bu ve buna benzer yöntemlerle mars toprağının önemli bir değişime uğratılması için gereken zaman dilimi yüzler ve binlerce yıl arasında oynar. gelecekte çok ilerlemiş bir teknolojiye ulaştığımızda, mars'ın yalnızca tüm atmosferik basıncını artırıp sıvı su elde etme olanağına kavuştuktan başka, eriyen kutup bölgelerinden daha sıcak ekvator bölgelerine doğru su da taşıyabileceğiz. böyle bir şey için mutlaka çok zaman ister. fakat sonunda kanallar yapacağız demektir.
    yüzeydeki ve yüzeyin alt tabakalarındaki buz büyük bir kanal şebekesiyle taşınacak. buysa henüz yüzyıl önce pervical lowell'in yanlış bir biçimde ortaya koyduğu fikre uygunluk gösteriyor. gerek lowell, gerek wallace, mars'ta yaşam olasılığı azlığının su darlığından ileri geldiğini anlamışlardı. eğer bir kanal şebekesi olsaydı, su yokluğu giderilebilir, mars'ta yaşam olasılığından söz edilebilirdi. lowell'in mars gezegenini izleyişi, son derece zor görüş koşulları altında oldu. diğerleriyse, örneğin schiaparelli gibi, kanallara benzer görüntülere rastlamışlardı. lowell'in mars'a tutkunluğu başlamadan önce, bunlara canali (kanallar) adı verilmişti. insanların duyguları galeyan halindeyken kendilerini aldatma eğiliminde oldukları kanıtlanmış bir olgudur. ve komşu bir gezegende insan yaşadığı düşüncesinden daha çok insan zihnini galeyana getiren bir şey yoktur.
    lowell'in düşüncesinin gücü, bir önsezi olmasından ileri geliyor olabilir. onun sözünü ettiği kanal şebekesi mars'lılar tarafından yapılmış olabilir. bu nokta da doğru bir kehanete dönüşebilir: mars'ın toprağı değişime uğrarsa, bu, sürekli yerleşim yerleri mars olan ve bu gezegenle bir yakınlıkları bulunan insanlar tarafından gerçekleştirilecek. sözünü ettiğimiz mars'lılarsa bizlerden başkası olmayacaktır.
  3. günlerdir ortalıkta bir söylenti dolanıyor: mars'ta piramit bulundu!

    söylentinin kaynağı paranormal crucible adlı youtube kanalında 5 gün önce yayınlanan pyramid found on mars? başlıklı video. marsta çekildiği iddia edilen bir fotoğrafta görünen muntazam oranlarda piramit formlu cismin, akıllı organizma elinden çıkma obje olduğu ileri sürüyor ve görüntünün ışık ve gölge yanılgısı olduğu kesin bir dille reddediyor.

    yurt dışı kaynaklı çeşitli popüler haber siteleri de bu iddiayı haberleştirmiş. doğruluğunu sorgulayıp "ya varsa?" demiş:

    dailymail.co.uk
    mirror.com.uk
    foxnews.com

    video'da bahsi geçen fotoğrafta bariz bir dijital oynama yok. fotoğraf, mars'ta keşif yapan cruosity rover yer aracının ana kamerasından 978. sol'da, dünya zamanıyla 7 mayıs 2015'te çekilmiş. fotoğrafın orijinali şurada.

    ancak fotoğraf dijital zoom ve rotasyon ile maniple edilmiş. mesafeyi oranlayıp cismin boyutuyla ilgili çeşitli ön görülerde bulunmuşlar. etrafta referans alınabilecek, ölçeği bilinen röper bir cisim yok. bu koşullarda salt .jpg formatlı dijital bir imaj üzerinden ölçeklendirme yapmak tutarsız olacaktır. nasa eşek değilse uzay aracının kamerasına mesafe ölçümü yapan lazer metre koymuştur muhtemelen, fakat yayınladığı resmi bir veri veya açıklama yok. yani tuhaf addedilen cisim, ışık ve gölge işbirliğiyle görünür yüzeyi piramide benzeyen sıradan bir kaya parçası. hatırlarsanız daha önce de rokçu silueti bulunmuştu.

    koca koca siteler, milliyet.com.tr ekolüyle manşetler atarak büyük bir habercilik başarısına imza atmış, beni kısa süreli de olsa heyecanlandırmıştır.* mars'ta uzaylı izi bulanacak, dünya medyası bunu bir buçuk ay sonra trolllüğünü pek sorgulamadığı youtube kanalından öğrenecek. orayı yıkarlar... gerçek olması için ilkin ekşi sol frame'in patlaması, sonra beyaz futbol'da tartışılması, daha sonra da hatipoğlu'nun konuya el atması lazım.
  4. bir zamanlar* atmosferi ve iklimi dünya gibi olan gezegen fakat zamanla ve diğer etkenlerle günümüzdeki haline dönüşmüş, bir göktaşı çarptığı düşünülüyor.

    yeni dünya olmaya en büyük aday, gezegenlerin iklimleriyle oynamaya da yakın zamanda başlanacağını düşünüyorum. mars için düşünülen büyük işlerden biri iki kutubuna da atom bombası atılmasıyla buzullarının çözünüp atmosferinin de sera etkisiyle ısıması ile dünyalaştırma hayal ediliyor ne olur bilemem ama mars, marsa gitmek her insanı heyecanlandıran şeylerden.
  5. nasa'nın yalancısıyım, sıvı halde su bulmuşlar. ortalama bir zekanın evrende yalnız olduğumuzu düşünüyor olması beklenemez bence. bu son bulgu da buna yönelik ufak bir kanıt olsa gerek. önümüzdeki yüzyıllar içerisinde yeni dünya mı olur yoksa milyonlarca yıl önce çoktan tüketilmiş midir? böyle komplo teorileri üretebilmek için bile güzel haber.
    mesut
  6. geçtiğimiz günlerde mars'ta sıvı halde su bulduğunu açıklayan nasa, bugün * saat 21.00'de yeni bir keşfi açıklayacağını duyurdu. keşfin, geçmiş dönemlerde dünyadakine benzer yapıya sahip olduğu tahmin edilen mars atmosferiyle ilgili olduğu söyleniyor. yayını nasa tv üzerinden çevrim içi izleyebileceğiz.

    nasa her ne kadar araştırmalara fon bulmak adına halihazırda bilinen / tahmin edilen verileri ısıtıp ısıtıp medyatik yayınlarla sunuyor olsa da, yine heyecan verici bir yayın olacaktır.
  7. - mars'ı güneşi mor ötesi ışınlarından koruyacak bir şey yok, boğucu karbondioksit var

    -soğuk -80 derece kadar.

    - güneş'ten ortalama uzaklığı yaklaşık 230.000.000 km.

    - mars'ta bulunan olimpos dağı everest'in 3 katı yükseklikte ve ispanya'yı kaplayacak genişlikte

    - bir teoriye göre hayat burada başlamış ve meteor çarpması sonucu hayatın tohumlarını dünya'ya atmış olabileceği söyleniyor tabi sadece bir varsayım.

    - geçmişten beri filmlere, kitaplara konu olmuş bir gezegen.

    - adeta fosil, ölü bir gezegen, yaşamı oluşturacak temel etkenlerin çoğu uzun süre önce yok olmuş.
  8. sudan sonra petrolün bulunmasıyla birlikte özgürlüğüne kavuşturulacak, demokrasi ile tanıştırılacak gezegen.