1. martıgiller familyasını oluşturan deniz kuşları... bilimsel açıklamasını bilen birileri yapar nasılsa, abartmayayım.

    çirkin kuşlar bunlar. sevmekle sevmemek arasındayım. görüntüleri şarkılara şiirlere girecek kadar nazlı, narin falan değil bir kere. gerçi haklarını da yemeyeyim, istanbulda gece vakti gökdelen görünce kafayı kaldırın, gökdelenin ışıklarının arasında bembeyaz, çok mu çok güzel görünürler... işte o zaman severim kendilerini çok

    bildiğin tombik tombik dalgacı hayvanlar... sabahları keyfim yerindeyse birlikte kahkaha atıyoruz, bir onlar bağırıyor kahkahkah bir ben sırayla...ama insanın keyfi yerinde değilse o bet ses de nedir arkadaş...

    kitabı da var, kısacık zaten, hemen okunur.

    şarkısı da var, zaten aklıma da oradan geldi bu başlık:

    "bırak uyusun şu deniz kanatlarının altında
    gel gezmelere gidelim biz bulutların asfaltında
    hiç yaşamamışız gibi olacak sonunda
    ben kendi yoluma gideceğim güneş kendi yoluna"

    ha bir de benim çok sevdiğim arkadaşım var, martı, ne güzel isim.
    mesut
  2. idolüm martı jonathan livingston'dan sonra en sevdiğim hayvan oluvermiştir.
    marti
  3. ağızdan çiftleşirler. plastiği sindiremedikleri için kendilerini tok zannedip açlıktan ölen ilginç hayvanlardır.
  4. şöyle bir şey gözlemledim, bunlar sabaha karşı harıl harıl bağırırken önce boğuk ve boğazdan gelen yuvarlak sesleri kafalarını yere doğru eğerek çıkarıyorlar. shoegaze'ciler gibi. boğuk sesin yerini ağzın içinden açık şekilde çıkan yavşakça sese bırakma süreci ile paralel olarak yere eğilmiş kafa da kendisini göğe doğru çeviriyor. yere bakarak güç topluyormuş gibi görünüyor. motor kendini döndürmeye başlayınca da gücüne ivme kazandırıp baş kaldırıyorlar.
  5. gürültücü hayvanlar.. hiç durmadan bağrış, çağrış.. ama seviyorum. gece bile susmazlar; yine de seviyorum. onların seslerini korna sesine tercih ederim. ayrıca çatı katımın vazgeçilmez komşuları onlar.. seviyorlar kalabalığı.
  6. karanlıkta uçamaz, baykuşunki gibi gözlere, şahininki gibi kanatlara sahip değillerdir. (martı kitabından alıntı)

    gevrek yiyip fotolara poz vermeyi bilirler. martıların insanlarda uyandırdıkları sempati ise beyaz renginden, vapura eşlik etmeleri, gevrekleri havada yakalayabilme kabiliyetinden olsa gerek.