1. istanbul'un olmazsa olmazıdır. hangi semtte yaşarsanız yaşayın, sabah erken saatlerde duyup ya sever ya da nefret edersiniz. vapura bindiğinizde mevsim de uygunsa genelde gülümsetir.
  2. sarıyer gibi simgesi martı olan bir yerde bile alakasız kağıthane'den daha az martı sesi vardır...

    bu da tespit olarak duruversin...
  3. istanbul'a sadece gezi amaçlı geldiğim, kız arkadaşımda kalıp döndüğüm dönemlerde sabah erken saatlerde başlardı martı sesi, çok hoşuma giderdi bu.

    gün geldi istanbul'a taşındım, o kadar saçma bir koşuşturma içine girdim ki, beşiktaş'ta oturmama rağmen en son ne zaman martı sesine dikkat ettim hatırlamıyorum..
    kimbo
  4. asıl martı civcivlerinin sesi ayrıdır, birine birşet mi oldu diye döner bakarsınız
  5. bu başlık yaran yanlış okumalara değil de; yakan yanlış okumalara örnek olur sanırım eheh
    gece gece solda görünce mantı sesi diye okudum. midem yanıyor biri mantı atsın martıya, simit simit sıkılmıştır yahu.

    bu arada martıya ankara simidi atan oldu mu acaba? bi tatsa tekrar yemez o boş simitlerden.

    duyar kasma editi:

    lütfen martılara künefe atmayalım. simit sanıp yiyorlar ve gagalarına kaşar peyniri yapışıp kalıyor. bu da aç-susuz kalıp ölmelerine neden oluyor. ama şöyle düşündüm de ölmeden önce bir kez de olsa künefe yemiş oluyorlar. valla bilemedim şimdi neyse.
  6. her sabah goruyorum ama seslerine hic dikkat etmemistim..ya da kargalarin sesi onlarinkini bastiriyor. ayrica her ikisi de cok urkutucu.
    zahle
  7. mitral valv prolapsusunun sesi.

    adamlar nasıl bir kafayla dinlemişse artık kalbi... "martı çığlığı şeklinde duyulan üfürüm" olarak bahseder semiyoloji kitapları.

    ah stetoskop sen nelere kadirsin.
    merc
  8. başlığı bana şu videoyu hatırlatan hayvan sesi.

    bu da bonus.