1. edip cansever'in en popüler şiirlerinden biri. şairinin bile bir zaman sonra sıkıldığı, benimse asla sıkılmayacağım şiir. keşke kendimize dair her şeyi çıkarıp bir masaya koyabilsek, bazılarını saklasak, bazılarını atsak.

    adam yaşama sevinci içinde
    masaya anahtarlarını koydu
    bakır kaseye çiçekleri koydu
    sütünü yumurtasını koydu
    pencereden gelen ışığı koydu
    bisiklet sesini çıkrık sesini
    ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
    adam masaya
    aklında olup bitenleri koydu
    ne yapmak istiyordu hayatta
    işte onu koydu
    üç kere üç dokuz ederdi
    adam koydu masaya dokuzu
    pencere yanındaydı gökyüzü yanında
    uzandı masaya sonsuzu koydu
    bir bira içmek istiyordu kaç gündür
    masaya biranın dökülüşünü koydu
    uykusunu koydu uyanıklığını koydu
    tokluğunu açlığını koydu.

    masa da masaymış ha
    bana mısın demedi bu kadar yüke
    bir iki sallandı durdu
    adam ha babam koyuyordu.
  2. bu gece üzerine bir şeyler koydum.

    devrilme, sakın devrilme.
  3. table

    a man filled with the gladness of living
    put his keys on the table,
    put flowers in a copper bowl there.
    he put his eggs and milk on the table.
    he put there the light that came in through the window,
    sound of a bicycle, sound of a spinning wheel.
    the softness of bread and weather he put there.
    on the table the man put
    things that happened in his mind.
    what he wanted to do in life,
    he put that there.
    those he loved, those he didn't love,
    the man put them on the table too.
    three times three make nine:
    the man put nine on the table.
    he was next to the window next to the sky;
    he reached out and placed on the table endlessness.
    so many days he had wanted to drink a beer!
    he put on the table the pouring of that beer.
    he placed there his sleep and his wakefulness;
    his hunger and his fullness he put there.

    now that's what i call a table!
    it didn't complain at all about the load.
    it wobbled once or twice, then stood firm.
    the man kept piling things on.

    edip cansever

    translated from the turkish by julia clare tillinghast & richard tillinghast

    *eksi de gordum.
  4. üniversitede kendime yaptırdığım koca çalışma masasının üzerine yazdığım şiir.. masa da masaydı ha..