1. margaretha geertruida, tarihin bilinen ve hakkında yüzlerce spekülasyon üretilen kadın ajanı.

    hollandalı genç kız margaretha, o dönem hollandanın sömürgesi olan doğu hint adalarında görev yapan bir subayın gazeteye verdiği ilanı okur. "bir kızla tanışıp evlenmek istiyorum." yazılan ilana cevap verir ve 40 yaşlarındaki subay rudolph macleod ile evlenip hint adalarına gider. genç kadın, kocasının kıskançlığına, sarhoşluğuna, dayağına, çapkınlığına dayanamaz ve 1902 yılında boşanır.

    önce parise giderek mankenlik yapar, molier sirkinde gösteriler yapmaya başlar. daha sonra bir gece klübünde kendi icadı olan yılan dansını sergilemeye başlar. gösteriyi izleyen asya sanatları müzesi’nin sahibi, işadamı emile guime." bir gece müzemde dans eder misin? sergilediğim elbiseleri giyer, mücevherleri takarsın, hint prensesi olduğunu söyleriz" dedi ve o gece milyonların dünyasına bir yıldız düştü . erkekleri çıldırtacak ve tüm zamanların hakkında en çok şey uydurulacak güzel kadının malayca bir adı vardı artık "mata hari "

    artık avrupa başkentlerinde sahneye çıkıyordu. çok sayıda erkek peşindeydi. fotoğrafları kartpostalları, sigara paketlerini, bisküvi kutularını, güzelliği ise çok sayıda subay, diplomat, politikacı ve işadamının rüyalarını, süsledi. kimilerinle aşk yaşadı. birinci dünya savaşı çıkınca mata hari ülkesine döndü. o dönem hollanda ordusunda albay baron willem van der capellen ile aşk yaşıyordu. savaşın çıkması ile birlikte dansı bırakan mata hari para kazanamamaya başladı. hollandalı sevgilisi savaşa gitti. tek çaresi fransada aldığı malikanesini satmaktı.

    savaşın koyu dönemlerinde, tanıdığı üst düzey askerler ve diplomatlar sayesinde. fransaya gitmeyi başarır ve malikanesini satar. o sırada rus subayı wladimir masloff ile tanışır ve aşık olur. mosloff savaşta yaralanır ve ameliyat olmazsa kör kalacağını söyler. çok para lazımdır. savaş öncesi sahne hayatında üst düzey askerlerden ajanlık teklifleri alan ve bunları kabul etmeyen mata hari, aşık olduğu rus subayı için, fransız istihbaratının şefi george ladoux’nun casusluk önerisini kabul eder.

    mata harinin peşinde artık diğer milletlerin ajanları vardı ve kime çalıştığını çözmeye uğraşıyorlardı. mata harinin eski aşıklarından binbaşı arnold von kalle, berlin’e şifreli bir radyo mesajı geçerek h21 kod adlı ajanın verdiği bilgileri aktardı. von kalle, fransızların şifreyi çözeceğini, h21 ile mata hari’yi kastettiğini anlayacaklarını biliyordu. çift taraflı çalıştığına emin olduğu kadını ortadan kaldırma işini, fransızlara bırakmıştı.

    fransız komiser ve ekibi mataharinin yaşadığı otele geldiler ve odasını aradılar. herşeyi delil çantalarına koydular numaraladılar. 11 numaralı delil çantasının içindekiler ajanı idama götürecekti. çantayı adli kimyacı edouard bayl açtı. rujlar, rimeller ve parfümleri inceledi. pariste bir eczanede hazırlanmış kremde cıva oksisiyanür, kahverengi cam şişedeki sıvıda ise cıva 2 iyodür ve potasyum iyodür buldu.
    savcılığa gönderdiği analiz raporlarının altına "gerek krem, gerekse şişedeki sıvı, tedavi amaçlı kullanılan bileşiklerdir. ancak su ile seyreldiklerinde, görünmez mürekkep olarak işe yarayabilirler." yazdı.

    mata hari savunmasında kremi ve sıvıyı hamile kalmamak için kullandığını söyledi. cıvalı kremler o dönem yaygın olan frengi hastalığı için de kullanılıyordu. belki mata hari frengiydi ve bunun bilinmesini istemiyordu. alman casusu olduğuna inanan fransızlar, düşmana yolladığı gizli bilgileri bunlarla yazdığını ileri sürdüler. görünmez mürekkep olarak limon suyu ya da süt gibi sıradan sıvılar yerine, neden eczanede hazırlanan cıvalı preparatları kullandığını merak etmediler.

    mata hari cezaevinde 17 kez sorgulandı yanında sadece eski sevgililerinden biri olan avukatı vardı. rus sevgiliside dahil herkes ona sırt çevirmişti. yargılandı ve kurşuna dizilerek idam edildi. cesedi eğitimlerde kullanılmak üzere sorbonne tıp fakültesi anatomi kürsüsüne teslim edildi.

    2011 yılında alman istihbarat arşivlerinin bir bölümü açıldı. mata harinin yani h21 numaralı ajanın işe yarar bir bilgi toplayamadığı ortaya çıktı. ancak 2017 yılında açılacak ikinci bölümle mata harinin gerçekten ajan olup olmadığı, ya da fransızların günah keçisi olup olmadığı ortaya çıkacak.

    kocasından dayak yemeseydi ve bir rus subayını sevmeseydi idam mangasının önüne çıkmayacaktı.

    edit: olay kriminoloji tarihine 11 numaralı delil çantası olarak geçmiştir.
  2. hayatı ve yaşadıkları paulo coelho'nun casus romanına konu olmuştur.

    "yanlış devirde doğmuş bir kadınım ben, hiçbir şey düzeltemez bunu. gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama şayet hatırlanırsam mağdur bir kadın olarak değil, cesur adımlar atmış ve ödemesi gereken bedeli korkmadan ödemiş biri olarak görülmek istiyorum.

    mata hari'nin tek suçu özgür bir kadın olmaktı: sınırlar ve sınırlamalarla dolu bir dünyada kaderine boyun eğmeyen bir kadın...

    paulo coelho, 20. yüzyıl başında casuslukla suçlanarak idama mahkûm edilen mata hari ile avukatı arasındaki yazışmalardan yola çıkarak kurguladığı casus'ta bu olağanüstü kişiliği bir roman kahramanına dönüştürerek hayatın ve aşkın gizemlerini sorguluyor."