maurice blanchot

Kimdir?

maurice blanchot fransız edebiyat kuramcısı ve yazar. doğu fransa'da saint germain du bois kantonundaki devrouze'un bir köyü olan quain'de yaşayan katolik bir ailenin çocuğuydu. 1984 yılının kasım ayında le nouvel observateur'da yayınlanan kısa bir özgeçmiş metninde blanchot, hayatının önemli anlarını arkadaşlarına rastladığı dönemlerle anlatır: emmanuel levinas, georges bataille, rené char and robert antelme. arkadaşlık blanchot'ta sürekli yinelenen bir konudur.

doğum: 22 eylül 1907, devrouze, fransa
ölüm: 20 şubat 2003, le mesnil-saint-denis, fransa
eğitim: strasbourg üniversitesi
  1. maurice blanchot iyidir hoştuır da elli sayfada altı yedi cümle alabilirsin. writings of disaster mesela travmayı anlamak için iyi bir eserdir.

    fransız yapısalcı geleneğini arada malzeme edinmek için okurum ama medeniyetini almam. yine de derrida'dan daha iyidir blanchot. okuması daha keyiflidir.

    uzun uzun konuşup da daha önce söylenmemiş ancak bir iki cümle eden fransız düşünürlerine, o obscurantism heveslerine, mesihci anlatı tarzlarına genel olarak gıcığım. gelenek olarak da uzak olmalıyız bence o kampa.
  2. sessizliği yazma'nın mümkününü aramış deha.

    ' sözde mânâ vardır, mânâda ise söz yoktur ' ibn arabi

    sessizliği yazmak mümkün müdür?
    düşüncenin çıkmaz sokağında biriken her deha düşünürün tosladığı duvarda, yazan soru budur. bütün intersemiyotik hermeneuyenlerin bu soruya karşı verdikleri cevap, nietzsche'nin;
    her kelâm bir önyargıdır sözünün çatısı altında birikmiştir. burada birikenlerden maurice blanchot bir serzenişte bulunur ;

    ' madem göstergeyi yıkamıyoruz, göstergeyi sessizlik uzamına çekip göstergeden haberdarsızlıkta göstergeleşelim. '

    diyerek. lakin bu 'susmak' değildir. zira sadece susmak, anlam'dan çıkmaz. peki blachot'nun demek istediği nedir?

    göstergeler uzamından düşünsel uzama transforme olan imgelerin dilsel veya metinsel uzama sirayet etmesi üzerine çıkımsızlıklar silsilesi hasıl oluyor. bu süreçlerin herhangi birisi arasına makas atılamıyor ise nihai'yi nietzsche'yen parçalı yazı'yı geliştirerek paramparça edip söz'ü yoğaltmak gerekir.
    böylece tümselliği yıkılan söz uzamı kendiliğinden makaslayacaktır kendisini metinden.
    ve daha sonra metinin kendisi olan beşerin, kendisini metinden. kalemsiz kalacaktır zira.

    bu, bir çeşit üstinsanlıktır. kim'likten amorf bir ne'liğe geçiştir. kendisinin ipini oynatan parmakların asla görünmezliği.

    sessizliğe, sessizlikle birlikte yazılmak.