max stirner

Kimdir?

25 ekim 1806’da bayreuth‘da doğan max stirner (johann caspar schmidt), albert christian heinrich schmidt (1769–1807) ve sophia elenora reinlein'ın (1778–1839) tek çocuğuydu. johann caspar, ortaokul ve lisedeyken öğretmeni hegelci georg andreas gabler’in çalışkan öğrencisi olur. liseyi bitirdikten sonra berlin’e gider ve hegel’in yanında okur (1826-1828). 1828’de berlin’den ayrılıp erlangen’e gider ve burada en az bir sömestr felsefe okuduktan sonra dört yıl kadar almanya’yı dolaşmak üzere öğrenimine ara verir. 1832’de tekrar berlin’e döner ve iki yıl geçmeden schulgesetze (okul yasaları) adlı çalışmasıyla öğrenimini bitirir. 1839-1844 yılları arasında özel bir kız okulunda öğretmen olarak çalışır. öğretmenlik çalışması hem okul idaresini hem de öğrencileri pek memnun eder. 1843’te marie daehnhardt ile evlenir. stirner, 25 haziran 1856’da berlin’de ölür.

-vikipedi.
  1. kendi hiçliğinin varlığı için herhangi bir kalıba girmeyi reddetmiş, bireysel anarşist düşünür. engels'in anti-anarşist düşüncelerinden payını almasına rağmen diğer anarşistler tarafından olumsuz anlamda bir eleştiri almamıştır.

    anarşizm hakkında düşündüğü önemli nokta ise, anarşizmin tüm kuralları reddederek aslında yeni bir kurallar bütünü getirdiği paradoksunu savunmasıdır.

    bu düşüncesine göre kendiliğindenci olduğunu savunabiliriz.

    ek: kendiliğindencilik, devletsiz düzene geçmeden önceki aşamanın, dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın, insanların belli bir bilince ulaştığında ve bu bilincin ortaya çıkardığı enerji olgunlaşıp ortaya çıktığında olabileceği anlamında kullanılmıştır.
  2. kendisi anarşizmden önce var olmuş bir anarşisttir. öyle bir anarşist ki; anarşizmi dahi anarşizmle yıkabilecek bir anarşizm. kendisinin anarşist olduğunu söyleyenler marx ve engels'ten başkası değildi lakin mevsimler öncesinden "itaat sona ererse, efendilik de sona erer." diyen stirner; genç dimağlara farkındalıktan bağımsız anarşizmi aşılamıştı bile. ölümü ise bir böcek tarafından gerçekleştirilmiştir. sahi; devletin sıktığı kurşun ile ölen bir anarşistin budist olmamak için hiçbir nedeni yoktur lakin bir sonraki hayatında faşist olamayacağını asla bilemeyecek kadar kendinden de bağımsızdır bir anarşist. ve ne yazık ki anarşizm, faşizm ile birlikte hiçbir zaman kesişemeyecek iki doğru gibidirler, bu kesişmeyen iki doğrunun en acı tarafı ise hep aynı yönde gitmek zorunda oluşlarıdır. yolunu değiştiren her doğru bir başka doğruyla kesişmeye mahkumdur. eğer insanoğlu anarşizmle karşılaşmak istemiyorsa anarşizmin peşinden gitmelidir. bu doğada da böyledir. karşılaşmak istemediğiniz insanların peşinden giderseniz hiçbir zaman onlarla karşılaşmazsınız. stirner ise yıllardır takip edilen adamın ta kendisi olmuştur.