1. tdk'ya göre bir şeyden kurtulmak veya kaçınmak için ileri sürülen gerekçe. olarak açıklanmış, arapça kökenli "bahane anlamına" gelen kelime.

    günlük hayatımızda çok kullanırız iş ve eğitim kanunlarında maddeleri bile bulunur. mazeret izni, mazeret kağıdı vb gibi.
    türk toplumu gibi çok mazeret üreten, bahane bulan bir toplum daha yoktur. bu konuda dürüst olmakta fayda var. herşeye bir bahane buluruz

    trafik kazaları bahanemiz trafik canavarı
    ekonomide kötü gidişat bahanesi enflasyon canavarı
    başarısız oldun mu bahane" belli talihim rast gitmedi"
    işler kötü gitti mi bahanesi kötü kader

    herkesin herşeye mazereti var. çünkü plan program yapmayı sevmiyoruz. önceden sonunu düşünmek bize sıkıcı geliyor. çalışmayı planlamak yorucu, acaba hatam mı var demek üzücü, hedef seçmek daraltıcı,zamanı kullanmak kısıtlayıcı geliyor.

    mazeret; elden gelen her şey yapıldıktan,akılcı her yol denendikten sonra geçerli olabilir. böyle olmadığı zaman maseret denen şeyin adı "bahane"dir.

    hani şu tembellerin, kaygısızların, aldırmazların işi arsızlığa vurduğu hede var ya, işte o hede bu hededir.