1. aklı ve aklın yarattığı -doğuştan olsun olmasın- yetenekleri, bunların yanı sıra çabayı hiyerarşisindeki yükselişinin gerekçesi kabul eden, meritokrat bireylerin bu olgular esasında içerisinde yükselebildiği topluluk düzeni.

    meritokrasi'ye göre bir işi, o işi en iyi yapacak olanlar yapmalıdır. bunun için torpili ve kayırmayı en ağır şekilde reddeden meritokratik düzen, güncelliğini koruma konusunda kararlı duruş sergilemek zorundadır.

    buna göre x mesleğinde çok başarılı olmanız, 30 yıl sonra hala o meslekte ilk günkü bilgilerinizle durmanıza açıklayıcı bir sebep olamaz. bu yüzden güncel bilgilere ve çağa ayak uydurup kendinizi geliştirmek zorundasınızdır. aksi takdirde sizden daha iyi olanlar yerinize geçecektir. buna göre meritokrat toplumlarda bireyler sürekli olarak gelişim göstermektedir.

    bu "gelişmek zorunda oldukları" anlayışı yaratan bir tehdit unsuru olarak görülmemelidir. çünkü yeni gelen daha iyilere yerini kaptırmanın ayıpsanacak tarafı yoktur. zaten bu düzende kaybedenler tamamen 'sıfır' çizgisine düşmezler, bir alt kademeye gerilerler.

    == ben ==
    ayrıca meritokrasi, instela'da (eski adıyla itüsözlük) ve youreads.net'te, bunların yanı sıra bazı sosyal topluluk hesaplarımda kullandığım nickname'im. eksisözlük'teki nicknameim bu değil.
  2. sözlük anlamı hak eden kişi kişilerin yönetimi demek olsa da aristokrasinin bilgi kültür ve deneyimi şart koşan bir tür yönetim biçimidir desek çok da yanlış olmayacağını düşünüyorum. aristokrasi de söz konusu olan belirli ve seçkin zümre burada özellikle söz konusu alanlarda özel olarak yetiştirilen kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. bu yönetim biçimi siyaset felsefesi tarihinde ilk olarak sokrates - platon tarafından geliştirilmiş bir düşünce olmakla birlikte platon bu durumun bir idea bir ütopya olduğunu da eserinde belirtmektedir. aslında filozofların yönetici olması olarak temellendirmeye başlanan bu düşünce (o zaman için şekillenen filozof kavramı ile şimdi söz konusu olan filozof kavramının farklı olduğunu, o çağda her konuda ve alanlarında yetkin olan kişi olarak değerlendirildiğini belirtmek gerekir) yıllar ve yüzyıllar sonra siyasi parti sloganlarında bile yer alacaktır. platon'un dediği gibi yetkin olmayan kişilerin yetkinmiş gibi görünme çabası ve/veya bu çabaya rağmen seçilememeleri sonucunda eğitim ve kültürel anlamda gelişmemiş halkı galeyana getirerek sistemin bozulmasını sağlayacaklardır. kaldı ki zaten o alanda eşdeğer yetkinliğe sahip kişiler arasında da bu durum bir sorun olacak ve sistem çatırdamaya başlayacaktır.