1. başka dilde aşk ile tüm dikkatimi üzerine çekmiş, kelebeğin rüyası ile gönlümde yer etmiştir kendileri...
    büründüğü karakterlerin gözlerinde; hüznü de en dibinde yaşarsınız, sevinci de...
    sahnelerin ve beyaz perdenin başarılı oyuncularından...
    ankara'lıdır aynı zamanda.

    oynadığı filmler şöyledir;

    hayattan korkma 2008
    başka dilde aşk 2009
    atlikarinca 2011
    devrimden sonra 2011
    beni unutma istanbul 2011
    beni unutma 2011
    dedemin insanlari 2012
    kelebeğin rüyasi 2013
    erkek tarafi 2014
    gece 2014
  2. bence oyuncu olarak; kim olduğunu başka dilde aşk ile yeterince kanıtlamıştır. bunun dışında kalemi iyi olacak ki atlıkarınca ve başka dilde aşk film öyküsü ve senaryoları da elinden geçmiştir.

    oyunculuğuna hayran olduğum, bu adam ne rolde oynasa izlerim dediğim nadide kişidir.

    bir de; nilüfer'i mert fırat'tan dinlemiş miydiniz? bir de bu yönüne hayran olalım hadi.
    nilüfer - mert fırat
  3. ocak 2013'te habertürk gazetesine verdiği röportajı tekrardan gündeme gelen oyuncu.

    -abdullah öcalan ile kesinlikle görüşülmeli. koskoca bir halkın lider olarak kabul ettiği kişiyi muhatap almamak olmaz
    -zorunlu askerliğe, karşıyım. hatta gönüllü ve profesyonel askerliğe de karşıyım.
    -ordu olmadan devletin ayakta kalması mümkün. ordusu olmayan bir sürü ülke var. izlanda mesela
    -adnan menderes bence uygulanamayan bir planın kurbanı oldu. kendisinin de bilmediği bir amerikan planının kurbanı...
    -fethullah gülen cemaati'ni tehlikeli bulmuyorum.
    -murat belge'yi seviyordum ama şu sıralar bir yerde yazmıyor. ahmet altan, nuray mert'i okuyorum. uğur dündar ve emin çölaşan'ı takip ediyorum. birgün gazetesi'nden gülşen işeri, radikal'den özgür mumcu ve bahar çuhadar'ı okuyorum.
    -lgbt evlilikleri onaylanmalı mı? -> evet
    -türkiye otoriterleşiyor mu? -> hayır

    (bkz: naif türk liberali)
  4. bu gün hakkında yazılanları okudum. ondan öncesinde de hakkında bir fikrim vardı.

    pek çok yerde daha önce de seslendirdigim icin bu gün yaşananlardan bağımsız olarak nacizane görüşümü tekrarlama hakkını kendimde görüyorum. bir yandan tkp'ye maledilen "devrimden sonra" filminde oynarken bir yandan kapitalizmin baş aktörü ve simgesi banka reklamlarında oynuyordu. ben bunu tutarsiz ve buradan hareketle samimiyetsiz buldum, buluyorum. normal şartlar altında bu elestirilirdi ama ben bu yonde bir elestiriyi bir başkasından duymadım, okumadım.

    bu gün yaşananlardan hareketle sanırım kendisinin teflon devri bitti. teflon insan ne demektir, bir insana neden teflon denir derseniz, başka bir insanın yapması durumunda olumsuz bulunacak bir durumdan bir insan etkilenmiyorsa hatta olumlaniyorsa bu insanlara kir, yag, leke tutmaz, yapismaz anlaminda teflon diyoruz.

    bu teflonluk hali ya da ideolojik ve/veya pratik tutarsızlıklar sanirim insanların pek umurunda değil ya da bunu fark etmekten, anlamaktan acizler. cunku bu tezatliklari sıradan insanlarda da görüyorum ve bu anomaliler, tutarsizliklar yadırganmıyor.

    ekleme: röportajla ilgili olaraksa pek onemli degil. genel olarak oyuncular zekalariyla, birikimleriyle, bilgileriyle unlu insanlar degillerdir. ne yazik ki en olumlu ifadeyle cahil bir romantik.

    laf atmak gibi olmasın ama "devrimden sonra" filminde ucret almadan oynayan naif bir liberal. hmmm...bu bir oksimoron olur. cem toker'in serzenisinde haklılığı bir kere daha ortaya çıktı. kabaca toplumda liberal olarak bilinen isimler nedeniyle türk milletine liberalizmi anlatmak çok zor diyordu.

    ekleme: youreads hayvanseverler grubunu kurmayı dusunuyorum. cesitli etkinliklerimiz olacak. ilk olarak grup üyelerinin göndereceği mangal için uygun marinasyonlari kitap olarak basmayı düşünüyorum. tariflerinizi bekliyorum.*
  5. röportaj oldukça eskiymiş. ben yeni gördüm, şimdi okudum. pkk seviciliği ayrı konu, onu tartışmıyorum bile. izlanda benzetmesi bile arkadaşın ne kadar sığ olduğunu gösteriyor. fazla üzerinde durup konuşmaya değmez. şaşıranlara da ayrıca şaşırıyorum. böyle dış görünüşleri ve tavırlarıyla beyefendi havası veren insanların düşüncede de derinleşmiş olduğunu zannetmek de bizim milletin ayrı bir saflığıdır.

    bakın bir üstte arkadaş ne güzel izah etmiş:
    "genel olarak oyuncular zekalariyla, birikimleriyle, bilgileriyle unlu insanlar degillerdir. ne yazik ki en olumlu ifadeyle cahil bir romantik"
  6. şu dinci faşistler ve onun koltuk değneği ulusalcı tipler nereye çatacağını şasırmiş, fasızm düsmansız ve saldırmadan yapamaz, halbuki aynı gerizekalılara akp yöneticilerinin vakti zamanında yaptıgı aciklamaları versen x,y sanatçı söyledi desen ona düşman olurlar. ülkeye hakim ve hükümran ve egemen patoloji narsisist magandalık. mert fırat ülke mi yönetiyor kime ne siyasi düsüncesinden. fakat bu beyinlerdeki ilkesizlik ve içi boşaltılmış kör ve zekasız milliyetçilik düsmanla kendini var eder.
  7. kafkanin dava kitabindan uyarlama olan joseph k. oyununda kendisini izleme fırsatı buldum. sonrasında yapılan mini soyleside entellektüel birikimiyle de göz doldurdu:)