1. yıllık izinde bile vücut bulabilen değişimlerdir (bkz: amele yanığı :) ).

    şaka bir yana, zamanın önemli bir kısmının geçirildiği işin koşulları veya doğası, kişinin vücudunda, kalan yaşamının kalitesini düşürecek etkiye sahip. en rahat durumda gözüken, masa başında, sürekli bilgisayarla çalışan kişilerde bel ve sırt ağrısı, omuz düşüklüğü,boyun fıtığı gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. beden gücüyle veya kimyasallarla çalışan kişilerden bahsetmiyorum bile :/

    "işi bırakın" veya "mesainin yarısında çalışın,yarısında mola verin" diyecek halim yok elbette ama normal mola zamanlarına uyup, mesai saatleri dışında da mümkün olduğunca bu fiziksel etkileri nötrlemeye çalışmakta fayda var.
  2. bu sene de fena halde yaşadığım durum...
    neye baksam maliyet hesaplıyorum mesela...
    biri beni durdursun...
  3. patex naleti yüzünden her geçen gün kansere yakınlığımızın artması, daha çok sigara içmek, uyku bozukluğu, kıç düzleşmesi vesair
  4. öğretmenlerle sohbet ederken bazen karşılaştığım durum.herhangi bir konuyu konuşurken bir bakıyorsunuz karşıdaki size öğrencisiymişsiniz gibi anlatmaya başlamış..:)
  5. bendeki deformasyon değil de bayağı süper güç kazanma durumu sanırım. sıcak sudan yanmıyorum artık derim ne hale geldiyse. "dracarys" modunda geziyorum ortalıkta. sakar bir barista olmak bunu gerektirir.
  6. eğer hukukçuysanız kalabalık ortamlarda kullanılan tüm hukuki terimleri algıda seçiciliğin sınırlarını zorlarcasına duyarsınız. dava, adliye, mahkeme, suç, ceza, hatta iyiniyet ve dürüstlük dahil. hımm karine... bilinen bir olaydan bilinmeyen bir olay için çıkarılan anlam ve sonuç diye içinizden tanımını geçirmeden duramazsınız.

    bir ortamda meslektaşınız varsa nasıl olduğunu anlamasanız da bir şekilde birbirinizi bulursunuz. bazen birinin meslektaşınız olduğunu jest ve mimiklerinden bile anlayabilirsiniz.

    karayolu seyahatlerinde her "tck" tabelasını türk ceza kanunu diye okursunuz. sonra bunun mantıklı olmadığını düşünüp doğru açılımı bulmaya çalışırsınız. türkiye cumhuriyeti karayolları aklınıza epey sonra gelir.

    rüyalarınızda kendinizi duruşma salonlarında, önemli dosyalar için çalışırken, dilekçe yazarken/okurken ya da o günkü işlerinizin devamını rüyanızda tamamlamaya çalışırken bulursunuz.

    en son yaşadığım örnekten bahsedeyim. gazete okumaya dalmışken bir şeylerin ters gittiğini fark ettim. meğer yeşim salkım'ı ysk yani yüksek seçim kurulu diye okuyormuşum.

    uzaktan bakınca çok sıkıcı hatta sapıkça geldi. neyse ki mesleğimi sevenlerdenim ve itiraf edeyim hukuk sapığıyım!*