• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.30)
metropolis - fritz lang
metropolis, sadece döneminin değil, tüm zamanların en üstün bilimkurgu yapıtlarından biridir. endüstrileşme çağının etkisini hissettirdiği bir dönemde, lang'ın gelecek tasarımı da bundan payını alır. insanlar ikiye ayrılmıştır. yeraltında makinelerle birlikte yaşayan sınıf ve yukarıda daha konforlu bir yaşam süren yönetici sınıf. lang, bölünmüş toplumsal yapıyı, insanı bir aşktan yola çıkarak, uzlaştırmaya çalışır.dönemine göre mükemmel sayılabilecek bir şehir tasarımı vardır filmde ve kendisinden sonra gelen bütün bilimkurgu filmlerini etkilemiştir.özellikle, filmin genel atmosferinden uzak, naif sonuyla eleştiriler almış olsa da, bu durum kesinlikle filme gölge düşürmez. bilimkurgu sinemasının, bilimsel yönünün en büyük keşiflerinden biridir.
  1. insan şeklinde ki ilk robot figürü bu film de kullanılmıştır. ayrıca film içinde çok fazla subniminal mesaj barınmaktadır. adamın mesih rolünde olması, işçileri ve çocukları kurtarması, kadının kutsal bakire olarak lanse edilmesi, gibi...
  2. ilk gösterimi 10 ocak 1927'de almanya'da yapılan film, 1927'nin ekim ayında tam istanbul'da gösterime girmek üzereyken hükümet tarafından ateizm propagandası yaptığı ve komünizmi övdüğü gerekçeleriyle yasaklanmıştı.

    fütüristik bir distopya ortamında geçen film, kapitalist bir düzende işçiler ile işverenler arasında yaşanan sosyal krizi anlatır.
  3. inanılmaz kurgusu olan fritz lang filmi. gerçekten olağanüstü bir öngörü dikkat çekiyor. hala seviyesine erişebilmiş bilimkurgu filmi pek yoktur. flashback de kullanılmıştır.

    !---- spoiler ----!

    yeraltı şehri ve işçilerin insanlıktan çıkıp makineye dönüşmesi ve gökdelen tasvirleri muazzam bir öngörünün göstergesidir. gerçekten hayran olmamak elde değil.

    !---- spoiler ----!

    ancak filmin verdiği mesaj oldukça sıkıntılıdır. patronla işçinin barışması, dünyayı sevgi kurtaracak teması falan bayağı romantik olmuş ama güzel filmdir mutlaka izlenmeli. son olarak büyük patronun atatürk'e benzerliği de dikkat çekicidir .
    kahve
  4. filmin sloganı: üreten eller ile planlayan beyin arasındaki aracı kalp olmalıdır.
    el:işçiler beyin:işveren kalp:devlet olabilir

    izleyecek olanlara tavsiye: filmi x2 ya da x3 hızında izlemeniz size bir şey kaybettirmez.aslında çoğu sessiz filmi hızlandırarak izlemelisiniz.
    gamit
  5. alman dışavurumculuğun güzel bir örneğidir. filmin ilk başlarda sosyalizm tarafı ağır bassa da sonralarında asıl verilmek istenen mesaj olan korporatizm açıkça ortaya çıkmaktadır. nazi almanyasında film bu yönünden dolayı özellikle halka izlettirilmiştir
  6. filmde, maria ve maschinenmensch'e* hayat veren brigitte helm'in yaptığı dans harikuladir. ayrıca filmin senaryosu thea von harbou tarafından kaleme alınan ve 2026 yılında geçen metropolis adlı romana dayanmaktadır ki kendisi yönetmenin eşidir.

    alman yapımı bu film, 1927 mayısında son olarak orijinal haliyle gösterime giriyor. sonrasında hem çok fazla şiddet içerdiği hem de çok uzun olduğu gibi gerekçelerle filmin kısaltılmasına başvuruluyor. sonrasında bir şekilde, bu kırpılan parçalara bir daha ulaşılamıyor ve elimizde orijinal filmin dörtte biri boyutunda bir film kalıyor. neyse ki, 2008'de metropolis'in orijinal bir kopyası buenos aires'de bulunuyor. fakat, film hem 16 mm'ye çevrilmiş hem de görüntülerin kaydığı oldukça yıpranmış bir durumda. buradan eksik parçalar daha önceki film ile birleştirilerek 2010 yılında yeniden neredeyse ilk haline yakın bir şekilde doğduğu yerde gösterime giriyor.

    peki kırpılan ve orijinal film arasındaki en belirgin farklar nelerdir diye sorarsak, vereceğimiz cevap beklenenden daha büyüktür. mesela, metropolis'in hükümranı joh frederson'un, maria'ya aşık oğlu freder'in filmin sonuyla alakalı belirsiz rolü anlam kazanıyor. böylece, işçilerin neden maria'yı yanlış anladıkları anlaşılabiliyor. yine aynı şekilde, maria'nın boğulan çocukları kurtardığı sahne çok daha etkileyici ve şiddetli. hatta bu sahne neden bu kadar uzun diye insana sordurtuyor.*