1. üye olana, üyelik kartı gönderiyorlardı. o aralar kredi kartları bu kadar yoğun değil tabi. hevesli hevesli başvurmuştum. kartım gelince havalara uçmuştum. yanımdan ayırmıyordum.bak benim de kredi kartım var gibisinden. vay be ne günlerdi.
  2. gerçekten yararlıydı abiler o dergi, bir nesile okuma alışkanlığı edindirdi.
  3. vay be , miçoyu sol framede gördüm de duygulandım bayaa.. her hafta alır okurdum, olmayan paramı verirdim. var mı hala acaba merak ettim şimdi..
    mert
  4. denizciliğin denizcilik olduğu zamanlarda, yelkenlerle, küreklerle dalgaların aşıldığı dönemlerde gemi uzerinde bilimum ayak işlerine koşturulan ve ekseri çocuk yaşta olan tayfalara miço denirdi. mi-ço dergisi yoktu tabii o zamanlar..
  5. ilk sayısı 2001'in eylül ayında çıkan dergi. daha aldığım gün bitirirdim dergiyi ama bir sonraki sayısı çıkana kadar her gün okumaya devam ederdim. hatta kazık kadar adam olup cici bebe yiyenler gibi çocukluk dönemim geçtikten sonra dahi arada açıp bakmışlığım vardır. en çok da ders sevmez hamdi ve tilki vezir'i okumayı severdim. zapçı okan, can ile afacan, müriel ile bulyon, toto ve daha adını hatırlayamadığım bir sürü tipleme vardı. cedric'i de televizyonda seyretmeden önce ilk bu dergide okumuştum; ismi haylaz refik olarak çevrilmişti. televole ile birlikte aptal magazin kültürü ülkeyi istila etmişken çocukluğumda adeta bir can simidi görevi görmüştür. bu yüzden bu dergiyi bana her cuma getiren rahmetli dedeme ne kadar teşekkür etsem azdır.
  6. genel yayın yönetmeni yalvaç ural olan çocukluğumun dergisi. içinden hediye çıkardı. benim en çok sevdiğim kısım oydu :) yanlış hatırlamıyorsam deney kısmı da vardı. sanırım hala çıkıyormuş.
    bir de başlığın miço dergisi şeklinde değil direkt miço olarak açılması daha doğru olur. hatalı bir kullanım bence.