1. doğudaki filozoflar ilahi gerçeklik(zerdüşt), bireyin kendini gerçekleştirmesi ile(buddha) ve toplumun inşaası ile(konfüçyüs) uğraşırken batı'da ege kıyılarında yaşayan thales varlığın doğası ile ilgilenmiştir. thales yunan mitolojisinde anlatılanlarla yetinmemiş, doğada olan şeyleri doğadaki şeylerle izah etmeliyiz demiştir. bu nedenle kendisini bilimin öncülerinden saymak gerekir. öncü sayılsa da felsefenin geçmişini bir yerlere dayandırmak hatalı olabilir. thales doğal olayları (depremler fırtınalar yağmur vs) yunan tanrıları ile açıklamak yerine doğada cevap aramaya koyulmuştur. sonra her şeyin sudan oluştuğunu düşünmüştür.

    yeryüzünü de suyun tuttuğunu iddia etmiştir. hatta dünyayı suyun üzerinde bir gemi gibi düşünmüş ve gemi sallandığından deprem oluyor demiştir. astromi ile de ilgilenmiş hatta bir keresinden güneş tutulmasını önceden tahmin etmiştir. gölgelerin bizle aynı boyda olduğu anlarda piramitlerin boyunu ölçmüştür. bir de nil nehrinin sularının yükselmesinin rüzgardan kaynaklandığını bulmuş, ters yönde esen rüzgar nehrin denize dökülmesini zorlaştırıyor ve bu nedenle su seviyesi yükseliyor demiştir. aynı zamanda mısırlılardan matematiği öğrenmiş ve yunanlılara öğretmiş kişidir. çap çemberi ikiye böler, ikizkenar üçgenin taban açıları eşittir tarzında bazı buluşları da olmuştur.
    thales ve milet okulu ile felsefe, dini ve mistik öğelerden kurtulmuş nesnel hale gelmiştir. doğu felsefesi her bakımdan dini inançlarla iç içe kalmıştır. bununla birlikte aynı dönemde bilimin gelişimini sağlayan mısırlılar ve babilliler bilimi gündelik ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmiş bilimi bilim için yapmamışlardır. antik yunan döneminde doğudan edinilen bazı bilgiler sadece bilgiye ulaşmak amacı ile kullanıldığı için farklılaşmıştır.

    batıda thalesile kurulan milet okulu, doğayı anlamaya yönelik ilk felsefi okul olarak tarihe geçmiştir. milet okulu filozofları bir çıkar ya da pratik gözetmeksizin sadece bilgiye ulaşmak amacı ile felsefe yapmışlardır. tarihin ilk materyalistleridirler. varlık felsefesi yürütmüşlerdir ve hiçbir şeyin yoktan var olamayacağını maddenin ezeli olduğunu düşünmüşlerdir. milet okulundaki bir diğer filozof anaksimandros'tur.

    anaksimandros

    thalesin öğrencisi ve dostudur. ilk yazılı felsefeyi oluşturmuştur.(doğa üstüne)bilim ve felsefeyi aynı anda yürütmüştür. güneş saatini icat etmiş, dünyanın şeklinin tepsi değil silindir şeklinde olduğunu söylemiştir. ayrıca bu abimiz ilk hayatın denizde başladığını sonradan karaya çıkıldığını söyleyerek evrim teorisinin temelini atmıştır. hocasının her şey sudan oluşmuştur düşüncesine karşı çıkmış suyun niceliksel olarak sınırlı özellikte olmasından dolayı her şeyi var etmeye kudretinin yetmeyeceğini düşünmüş ve evrenin niteliği belli olmayan ama niceliği sınırsız olan bir varlık tarafından oluştuğunu ileri sürmüştür. bu varlığa da aperion adını vermiştir. yerini bir diğer miletli anaksimenes'e
    bırakarak ruhunu teslim etmiştir.

    anaksimenes

    diğer miletli filozoflar gibi bilim adamı ve astronomdur. soyut bir kavram olan aperiona karşı çıkmış, her şeyin havadan oluştuğuna kanaat getirmiştir.ona göre hava sıkışarak suyu, ısınarak ateşi oluşturabilirdi. bu fikre nefesini üflerken ağzını kapatırsa soğuk hava açarsa sıcak hava gelmesinden dolayı ulaşmıştır. havanın sıkışarak değişime görmesi fizik bilimi için temel oluşturabilecek niteliktedir.

    (bkz: elea okulu)
    (bkz: plüralistler)
    (bkz: pythagorasçılar)
    abi
  2. sokrates öncesi yunan felsefesine dahil edilen bu okulun mensupları, ilk doğa ile uğraşan fizikçi-filozoflardı. sokrates öncesi yunan felsefesi deniliyor bu filozoflara. çünkü sokrates’e kadar süre gelen filozoflar daha çok doğa ve tabiatı açıklamakla ilgileniyorlardı. sokrates ve sokrates’ten sonra ki filozoflar ise felsefeyi sistematikleştirmiştir. sokrates öncesi filozofların en belirgin özellikleri, evren hakkında duydukları büyük bir meraktı ve bu merak ile birlikte felsefeden daha çok evreni açıklamak için bilim ile uğraşıyorlardı. milet okulu ve okulun önde gelen isimleri olan thales, anaksimandros ve miletli anaksimenes’in de evreni açıklamaya duydukları ateşli bir meraka sahip olduklarını görüyoruz.

    milet okulundan önceki yunan’a baktığımızda, evreni açıklamak için sadece dini dogmalar, mitoloji kullanılıyordu. insanların algılarında insan suretli tanrılar vardı ve bu tanrılar bütün doğa olaylarının açıklayıcısıydı. milet okulu mensupları ise bu algıya karşı çıktılar. doğa olaylarını açıklamak için, dinden bağımsız olarak bilimsel keşifler ve açıklamalar yaptılar. evreni rasyonel yani gerçekçi bir biçimde açıklamaya çalıştılar. bundan dolayı bir anlamda gerçek felsefenin de kurucusu olmuşlardır.

    evreni açıklamakta ki çabalarında materyalist bir anlayışla hareket ettiler. bundan dolayı aristo onlara “fizikçiler” demiş. bertrand russell ise onlara filozof taraflarından daha çok, bilimsel yönleriyle anarak, onlara bilim adamları olarak saygı göstermemiz gerektiğini söylemiştir.

    milet okulu mensupları, “varlık” üzerinde açıklamalardan daha çok, “oluş” üzerinde durmuşlardır ve “oluş” sürecini açıklamaya çalışmışlardır. onlar için asıl önemli olan şey, madde ve hareket olmuştur.