1. ben bir ayten'dir tutturmuşum
    oh ne iyi ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
    hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    biraz ayten sürüyorum güzelleşiyor
    şarkılar söylüyorum şiirler yazıyorum
    ayten üstüne
    saatim her zaman ayten'e beş var
    ya da ayten'i beş geçiyor
    ne yana baksam gördüğüm o
    gözümü yumsam aklımdan ayten geçiyor
    bana sorarsanız mevsimlerden aytendeyiz
    günlerden aytenertesidir
    odur gün gün beni yaşatan
    onun kokusu sarmıştır sokakları
    onun gözleridir şafakta gördüğüm
    akşam kızıllığında onun dudakları
    başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
    ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    bir kadehte sizinle içeriz ayten'li iki laf ederiz
    onu siz de seversiniz benim gibi ama yağma yok
    ayten'i size bırakmam
    alın tek kat elbisemi size vereyim
    cebimde bir on liram var
    onu da alın gerekirse
    ben ayten'i düşünürüm, üşümem
    üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
    parasızlık da bir şey mi ölüm bile kötü değil
    aytensizlik kadar
    ona uğramayan gemiler batsın
    ondan geçmeyen trenler devrilsin
    onu sevmeyen yürek taş kesilsin
    kapansın onu görmeyen gözler
    onu övmeyen diller kurusun
    iki kere iki dört elde var ayten
    bundan böyle dünyada aşkın adı ayten olsun
  2. ümit yaşar oğuzcan'ın bu güzel şiirinin, hiç bir girdi olmadan, başlığının açık olduğunu görmek beni şaşırttı.
    özellikle ahmet selçuk ilkan'ın bir dönem katıldığı televizyon programlarında seslendirmesiyle, neredeyse herkes tarafından bilinir hale gelen bir şiir.

    milyon kere ayten

    ben bir ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi
    ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
    hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    biraz ayten sürüyorum güzelleşiyor
    şarkılar söylüyorum
    şiirler yazıyorum ayten üstüne
    saatim her zaman ayten'e beş var
    ya da ayten'i beş geçiyor
    ne yana baksam gördüğüm o
    gözümü yumsam aklımdan ayten geçiyor

    bana sorarsanız mevsimlerden aytendeyiz
    günlerden aytenertesidir
    odur gün gün beni yaşatan
    onun kokusu sarmıştır sokakları
    onun gözleridir şafakta gördüğüm
    akşam kızıllığında onun dudakları

    başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
    ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    bir kadeh de sizinle içeriz ayten'li
    iki laf ederiz
    onu siz de seversiniz benim gibi
    ama yağma yok ayten'i size bırakmam
    alın tek kat elbisemi size vereyim
    cebimde bir on liram var
    onu da alın gerekirse
    ben ayten'i düşünürüm, üşümem
    üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
    parasızlık da bir şey mi
    ölüm bile kötü değil
    aytensizlik kadar

    ona uğramayan gemiler batsın
    ondan geçmeyen trenler devrilsin
    onu sevmeyen yürek taş kesilsin
    kapansın onu görmeyen gözler
    onu övmeyen diller kurusun
    iki kere iki dört elde var ayten
    bundan böyle dünyada
    aşkın adı ayten olsun

    ahmet selçuk ilkan'ın sesinden

    düzeltme ; link eklendi.
  3. universite yillarimda ayten isimli bir kizla tanistim. kendisine karsi guzel hisler beslemistim ve ona boyle bir siirin varligindan bahsettim. inanmadi boyle bir siir olduguna ve kendisine tum metni gosterdim. ben etkilenir diye dusunurken siirdeki sevgiyi gereksiz gordu, sacma oldugunu soyledi. ne yani bir insan bu kadar cok sevemez mi yada sevgisinin verdigi coskuyla buyuk cumleler kuramaz mi diye sordugumda ise birseyler sacmalamisti. zaten o sacmaliklarda bana yetmisti. siirden, edebiyattan, sanattan anlamayan yada anlamak istemeyen insanlardan uzak durmayi ogretti bana. sagolsun oguzcan, sagolsin ayten.