1. sadeliğin güzelliği, sadece azla yetinmek değil azla çok iş yapmaktır. aklın yoludur, bedenin ise arınmasıdır.

    bir yaşam biçimi, aklın yolu olsa da birçok sanatçıya ilham olmuştur.
    abi
  2. mevzu penis olunca o kadar da seveni olmadığı ortaya çıkar.
  3. son yıllarda yükselişte olandır. sanal ortamda; sitelerde, uygulamalarda farkedilebilir. sadeliğe basitliğe yönelim var.
  4. yeni başlangıçların sloganı. herşey basit ve fonksiyonel olsun diye başlanır ama sonuç her zaman soradan görme bir rokokoculuk.
  5. fakirlik, yoksunluk, eksiklik değildir minimalizm; aksine bilinçli bir tercihtir; zor olanı seçmektir, azla çok yapmaktır. l.m. van der rohe

    akla, hem de saf akla hitabeden sadece saf akıl ile haz alınan bir güzelliktir minimalizm -kant

    huzur mu istiyorsun az insan az eşya -kafka

    nemize yetmiyor el kadar hasır-neşet ertaş

    benim ilgilendiğim ve benimsediğim minimalizm sanatta olan minimalizm değil felsefik olan minimalizm yani kör nefsin "her şey benim olsun bunu da istiyorum şunu da istiyorum" açlığından kurtulup kanaat etme ve paylaşma bilincine var(dır)ma idealidir. betondan putlata tapınan bu çağda zor olsa da duruş duruştur.

    âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. hz.muhammed
  6. daha çok sanatta, tasarım ve mobilyada ön plana çıkan bir akım olmasına rağmen aslında bir yaşam felsefesini de kapsar. sadeliğin esas alındığı, kişinin kendisine yük oluşturacak ve zamanını alacak bütün fazlalıkların atılmasını esas alır. kesinlikle cimrilik ile karıştırılmaması gerekir. amaç para harcamamak, tasarruf yapmak değildir. az ama kaliteli eşyalar alınmasını, bütün ıvır zıvır eşyaların uzaklaştırılmasını böylelikle bu fazlalıklara ayıracağınız enerji, para ve zamanınızı hobilerinize, kendinizi geliştirmenize ayırmanızı salık veren bir yaşam tarzını gerektirir. (bkz: zen) kültüründen esinlenmiştir.

    nasıl minimalist biri olacağınızı bilmiyorsanız size yardımcı olabilecek bir kaç ipucu vereyim.

    - sahip olduğunuz bütün eşyalarınızın listesini yapın. bu listede sadece yaşamınızı sürdürmeniz için gerçekten gerekli olan eşyaları bulundurun. geriye kalan bütün eşyalarınızı satabilirseniz satın, hediye etmek isterseniz hediye edin veya çöpe atın. ben denedim ve inanılmayacak kadar çok şeyi hayatımdan çıkardım. bunların temizliği, taşınması veya saklanması için ekstra masraflarda bulunma gibi dertlerim sona erdi. örneğin bir türlü atmaya kıyamadığım film ve müzik cdlerimi bilgisayara kopyalayıp gerisini isteyen arkadaşlara verdim. giysilerimden kullanmadıklarımı ve dolabımı işgal eden bütün kıyafetleri sosyal dayanışma vakıflarına gönderdim. kitaplarımdan e-kitap formatında olanları okul kütüphanelerine gönderdim. fotoğraf albümlerimi taradıktan sonra elden çıkardım. en vazgeçemediğim arabamı bile satıp uzun süre arabasız özgürlüğün tadını çıkardım ama çocuk olunca gerçekten büyük bir ihtiyaç olduğu için tekrar almak zorunda kaldım.

    -bu fazlalıkları elemeyi çevrenizdeki insanlara da uygulayın. size yük olan, değerli vaktinizi çalan aslında yapmak istemediğiniz şeyleri yapmanıza neden olan insanlarla ilişkinizi kesin. ne diyeceklerini umursamayın.

    -markete gittiğinizde sadece ihtiyacınız olanı alın. abur cubur almayın. hazırlanması kolay, besleyici ve temizlenmesi kolay yemekler yapın. kendi yemeğinizi kendiniz hazırlayın.

    - eviniz yoksa almak için uğraşmayın. evet iddialı bir tavsiye olduğunun farkındayım ama ev almak için hazırda paranız yoksa gidip 10 yıllık krediler çekip hayatınızda yapmak isteyeceğiniz onca şeyi ertelemeyin. onun yerine kazandığınız parayı, isteklerinize ve hayallerinize harcayın. daha mutlu olacağınızı göreceksiniz.

    ingilizce biliyorsanız, joshua fields millburn ve ryan nicodemus ' un nasıl minimalist olunacağını açıklayan sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
  7. insanı gerçekten mutlu eden bir akımdır aslında. gerçekten ihtiyacın olmayan şeyi almamayı öğütler. sadeliğin gerçek güzellik olduğunu görmeni sağlar. daha çok tüketmen için başına çöken sisteme karşı güzel bir duruştur. sade bir duruştur. ne yaparsan yap beni ele geçiremezsin demektir. senin için küçük ama insanlık için büyük bir adımdır.
    ihtiyacın olmayan şeyi tüketmediğinde neleri değiştirebileceğini görmek. bunun verdiği mutluluk...

    bir yaşam tarzı aslında. çok güzel bir yaşam tarzı. elindekileri nasıl değerlendirebileceğini sana öğretendir. düşünmeye itendir. ve o tüketim toplumunun bir parçası olmayı bıraktığın zaman ulaştığın farkındalık ise herkes aynı yöne giderken ters yöne gitmek gibidir. herkes ileri bakarken geriye bakmak gibidir. gerçekten farklı olmayı hissetmektir. ama bu farkındalık sosyal medyada paylaşıp beğeni alabileceğin bir farklılık değildir. senin kendine karşı verdiğin bir mücadele sonunda aldığın zaferdir. üstelik bu zaferi, kazanmak için savaştığın benliğinle paylaşırsın.
    alakasız ve uyumsuz kıyafetler giyip modaya meydan okumak. kendi tarzını oluşturmak. yıllarca aynı telefonu kullanıp ısrarla, cilalanmış haline bir öküz parası vermemek, hali hazırda onlarca ayakkabın varken bir yazlık bir de kışlık ayakkabıyla aylar ve yıllar geçirmek. yırtılan pantolunu diktirip giymek, eski bilgisayarına bir iki ufak değişiklik yaparak hızlandırmak, bütün bunların sayesinde tasarruf ettiğin parayla ve zamanla daha çok kitap okumak, daha çok film izlemek daha çok tiyatro seyretmek. ve bunları yaparken müşteri olmamak. sadece tadını çıkarmak...
    minimalizm ne kadar güçlü... bizim kendimize yardım etmemizi sağlıyor. hemde aylık ücret beklemeden...
    sadece küçücük bir adımın neleri değiştirebildiğini görmek... tanrım. paha biçilemez...
  8. devlet yönetimi versiyonu için:
    (bkz: minarkizm)
  9. modern sanat'ta 20.yy'ın ortalarında zuhur etmiş bir akım olan minimalizm, aslında bir yaşam tarzıdır. az al, az ye, az konuş, az harca, azın gücünü kullan'ı öğütler minimalizm. hayatımızdaki gereksiz eşyalar, işler, insanlar, meşguliyetlerden yani tüm fazlalıklardan kurtulmayı başarabilirsek kendi içimize dönerek huzuru bulabilir, belki bir gün şirinleri bile görebiliriz?

    "sadelik, karmaşıklığın çözülmüş halidir” diyen steve jobs'a ve less is more diyen mies van der rohe 'ye kulak verelim.
  10. vejetaryen olmamla beraber hayatı sorgulama aşamam da hayat felsefem haline gelmiş akımdır.tüketim ve popülerite çılgınlığına son vermek,fiyat kalite ayrımı yapmak ama aynı zamanda bakımlı ve güzel giyinmek mümkündür.