• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.71)
miss violence - alexandros avranas
henüz 11. yaş gününü kutlayan angeliki, doğum gününde ailesiyle yaşadığı evin balkonundan kendisini aşağıya bırakır. üstelik yüzünde kocaman bir tebessüm vardır. yetkili kurumlara göre apaçık bir intihar olarak görülen bu vakaya dair soruşturma açılır, ama aile yaşanan bu talihsiz olayın kaza olduğu konusunda ısrar edecek ve bunun dışındaki tüm ihtimallere karşı sessiz kalacaktır.
yönetmenliğini alexandros avranas'ın yaptığı yunanistan yapımı bir film.
  1. aile ici şiddet, pedofili, ensest gibi ağır konular içeren, hazmedilmesi zor bir film.
  2. gerçekten hazmı zor bir film. midem ağzımda izledim dehşet içinde. hiç bir kurgunun hayatın gerçeklerinin yakınından bile geçemeyeceği bilgisiyle, böyle bir hayata nasıl katlanılır, nasıl yenilir içilir, nasıl yaşanır diye düşünerek.
    film bir doğum günü kutlamasıyla başlıyor. ve sonra bir çocuk cesedi betonun üzerinde. bir betonun üzerinde yatan çocuk cesedi kadar korkunç pek az şey var sanırım.
    sinemada son yıllarda "kutsal aile"yi teşhir eden epey filme rastlıyoruz. illa şiddet, ensest vs. olmasına gerek yok. sevgisiz, eşitsiz ve ikiyüzlü ilişkiler, haset, iletişimsizlik, inkar, tahakküm nerdeyse aile denen kurumun genel nitelikleri haline gelmiş durumda.
    yaşadıkları hiç bir gerçeklikle, ölüm dahil yüzleşmeyen, hiç bir şey yokmuş gibi davranan, hiç bir şey duymak istemeyen bir aile filmi. emin olun gerçek, kurgudan her zaman daha acımasızdır.

    !---- spoiler ----!

    herşey 11 yaşında başlıyor

    !---- spoiler ----!

    !---- spoiler ----!

    şiddet mi şaka yapıyor olmalısınız?

    !---- spoiler ----!

    (bkz: dance me to the end of love - leonard cohen)
  3. en iyi yönetmen (gümüş aslan) ve themis panou'ya en iyi erkek oyuncu ödülü kazandıran dikkat çekici bir yunan filmi.
    yönetmen almanya'da yaşanan bir olayı kaynak alarak kurgusal eklemeler yapmış.
    en dikkat çekici sahnesi: angeliki'nin balkondan atlamadan önceki yüzündeki muzip gülümseme.
    bir de çocuklardan birinin yatak odasında ağlayan çocuk tablosu görünce çok şaşırdım. ilginç bir detaydı.
    film (bkz: kynodontas - yorgos-lantimos) çağrıştırdı.
    yunan sinemasının epey bir filmde kutsal aile kavramının nasıl hastalıklı bir hale gelebileceğini sorgulaması da takdire şayan.
  4. rahatsız edici filmlerden. filmin ilk yarısında ne olup bittiği hakkında kesim bi yargıya varılamiyor. ara ara gercekligini yitirmedi de değil yok artık boyun eymenin de sınırı var dedirtiyor. işin en kötü yanı gerçek bir olaydan kurgulanmış olması. izlemek gerek uygun bir vakitte.
    abi