• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (5.50)
Yazar jack holland
mizojini dünyanın en eski önyargısı / kadından nefretin evrensel tarihi - jack holland
"kadın düşmanlığının tarihi, binlerce yıl sürdüğü için eşi görülmemiş bir nefretin tarihidir. öyle bir tarih ki, aristoteles'i karındeşen jack'e, kral lear'ı james bond'a bağlar."
-jack holland-

tarihin başlangıcından bu yana insanlığın bir yarısının, diğer yarısı tarafından baskı altında tutulması ve insanlık onurunun elinden alınması nasıl açıklanabilir?

hindistan'da dul kadınların yakılması, yeni doğmuş kız bebeklerin öldürülmesi, kuzey afrika'da kız çocuklarının sünnet edilmesi, savaş bölgelerinde kadınlara toplu tecavüzler… tüm bunlar yalnızca geçmiş dönemlerin canavarlıkları değil, günümüzün de acı gerçekleridir.

bugün mizojinin yani kadın düşmanlığının, artık sadece şiddetin ve adaletsizliğin nedeni olarak değil, insani gelişmişliğin ve toplumsal eşitliğin engeli olarak tanımlandığı bir çağı yaşıyoruz. ama hâlâ, kadınlar eşit işe eşit ücret için savaşıyor. gerçek bir kadın-erkek eşitliği hâlâ çok uzaklarda.

dünyanın çeşitli bölgelerinde, kadının durumu son yüzyıllardan günümüze kadar hemen hiç iyileşmedi. başka hiçbir önyargı bu kadar uzun süre yaşamadı ve bu ölçüde dayanıklılık göstermedi. ve hiçbir önyargı, toplumca konmuş sosyal ve siyasal aşağılama kurallarından, hasta bir beynin nefret dolu fantezileriyle beslenen taşkınlıklarına kadar uzanan bu denli değişik yüzler göstermedi.

irlandalı yazar ve gazeteci jack holland, bu kitapta, tüm toplumsal değişimleri, tüm bilimsel ve felsefi anlayışları hiçe sayarak binlerce yıldan beri süregelen bu olgunun genlerini, nedenlerini ve sonuçlarını araştırıyor.
(tanıtım bülteninden)
  1. hakkında yazılabilecek o kadar çok şey var ki...nereden başlayacağımı bilemiyorum. aklıma geldiği gibi yazacağım. umarım faydalı olur okumak isteyenlere.
    jack holland kitabında kadın düşmanlığının batı toplumlarında tarih boyunca nasıl ortaya çıktığını, hangi düşüncelerden etkilendiğini ve ne gibi sonuçlara yol açtığını yazıyor. kitabın ismi "kadından nefretin evrensel tarihi" olsa da, ne yazık ki doğu toplumlarına yeterince değinmemiş. örneğin müslüman toplumların kadına bakışına dair bir başlık açmadan, evrensellikten bahsetmemiz zor. ancak bu eksik, kitabın belki de tek kötü yanı.
    konular, sözde demokrasinin beşiği olarak anılan antik yunan'dan günümüze dek geliyor. yunan dönemini, romalıların kadına bakışı izlerken, akabinde ortaçağ'ın karanlık cadı avı devreye giriyor. 18. yüzyılın sonunda bile cadılık suçlamasıyla kadınların öldürüldüğünü hatırlatmak isterim. daha sonra sanayi devrimi, sözüm ona daha modern toplumlar inceleniyor ama göreceksiniz ki kadınların hayatındaki gelişmeler ancak kaplumbağa hızıyla ilerleyebiliyor.
    sizi üzecek, şaşırtacak ve öfkelendirecek birçok bilgiye ulaşacaksınız bu kitabı okuduğunuzda. fikirlerine saygı ve hatta hayranlık duyduğunuz bazı düşünürlerin konu kadınlar olduğunda sizi hayal kırıklığına uğratabileceğini de belirteyim.
    eğer müslüman toplumlara da değinmiş olsaydı yazar, kitap kesinlikle 10 puanı hak ediyor olurdu.