moliere

Kimdir?

jean-baptiste poquelin, daha bilinen adıyla molière (15 ocak 1622 – 17 şubat 1673) fransız oyun yazarı ve oyuncu. molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan jean poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan marie cresse'nin oğluydu. moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. annesinin ölümünden sonra babası ile paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu rue saint-honoré'de yaşadılar. ilk okul eğitimini paris'te yaptı ve sonra paris'in en iyi okullarından cizvit'lerin idaresinde olan "collège de clermont"'da öğrenim gördü. 1641’de bu okuldan ayrıldı. babası 1531de bir imtiyaz satın almıştı ve moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. haziran 1643de moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve paris'ten ayrılmaya karar verdi. daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist madelaine bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile bejart'la birlikte illustre théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. sahne adı olarak fransa'nin midi bölgesinde vigan şehri civarında bir köy olan molière ismini kullanmaya başladı. bundan hemen sonra bu topluğa madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645de bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldi ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. bundan sonra moliere ve madelaine bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. önceleri "charle dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. bu topluluk biraz başarı kazanarak orleans dükü i. filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. bu gezginci tiyatroculuk döneminden moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "l'étourdi" ve "le docteur amoureux". bu eserlerde moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen italyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki comedia del arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. bu arada moliere languedoc eyaleti valisi conti dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650-53’te tiyatroyla lyon’da kaldı ve lyons'da iken moliere'in trubuna markiz sahne adlı mademoiselle duparc katıldı. bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan pierre corneille, sonra da jean racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet racine'in metresliğini yaptı. racine hazırladığı ilk eserini moliere'in sahnelemesini istemiştir ama moliere bunu kabul etmemiştir. paris'te "rue de richelieu" ve "rue molière" kavşağındaki moliere anıtı 1658de moliere ve trupu en sonunda paris'e geldiler. kral xiv. louis’nin kardeşinin koruması altında, 1658’de eski louvre’ da kral’a corneille’in "nicomedes" adlı trajedisini ve "le docteur amoureux (aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. moliere'in trupu kral'ın kardeşi orleans dükü i. filip'in mali desteğini kazanarak "mösyö'nun trupu" olarak anılmaya başladılar. yine orleans dükü desteği ile bu trup ve fiorelli’nin (scaramouche) rolünü benimsediği italyan commedia dell'arte trubu birleşip paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. bu topluluk louvre sarayı yakınlarındaki "petit bourbon tiyatrosu"'nda merkezlendi. bu toplulukla 18 kasım 1659da "les précieuses ridicules (gülünç kibarlar)" eserini sahnediler. bu oyunla moliere çok dikkat çekti ise de paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. bu sefer moliere toplulukta arkadaşı olan ve scaramouche karekteri ile ün yapan italyan tiberio fiorelli'den commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660da temsile koyduğu "sganarelle, ou le cocu imaginaire (hayalde aldatılmış koca)" adlı oyunu cok tutuldu. bu trup 1660’da kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661’de kardinal richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "theatre du palais-royal"’de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. moliere'in bundan sonra bütün "paris" oyunları burada sahnelendi. 1662de trupunun kurucularından olan arkadaşı madeleine bejart’ın comte de modene’den olan kızı armande bejart’la evlendi. üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664’te kral, moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. ayni yıl kral’ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. bu dönemde moliere drama kuramcısı boileau, la fontaine ve racine ile dostluk kurdu. "kadınlar okulu" ve "tartuffe" oyunları yüzünden cizvit jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. sağlığı bozuldu. başrolünü oynadığı "le malade imaginaire (hastalık hastası)" oyununun oynandığı 17 şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, molière sahnede fenalaşıp yere düştü. verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. zamanının katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. moliere ölmekte iken katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. fakat moliere'in karısı armand krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenin benzemesi için ondan özel izin aldı. moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792de fransız devrimi idaresi sırasında moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "fransız anıtlar müzesi"ne geçirildi; 1816de ise paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan pere laschaisee şair lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. molière'in bilinen ilk yapıtları, paris disinda gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te lyon'da sahnelenen "l'etourdi ou contretemps" (türkçe olarak ilk sahnelenme adı "savruk", 1876; dünya edebiyatindan tercümeler serisinde yayımlanma adı "şaşkın yahut beklenmedik engeller", 1944) ve "le docteur amoureux (aşık doktor)" idi. bu eserlerle moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları italyan ve yarı tuluat şeklindeki comedia del arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. moliere, 1656da ilk önemli komedisi sayılan ve paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "les precieuses ridicules"'ü (ilk türkçe sahnelenme adı "dudukuşları", 1876; yayımlama adı gülünç kibarlar , 1943) yazdı. sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. bu oyunla moliere çok dikkat çekti ise de paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. bu sefer moliere toplulukta arkadaşı olan ve "scaramouche" karekteri ile ün yapan italyan aktör tiberio fiorell'den commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660da temsile koyduğu "sganarelle, ou le cocu imaginaire (hayalde aldatılmış koca)" adlı oyunu çok tutuldu. bu eserin aile içi ilişkiler teması moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. moliere'in topluluğu 1661'de, kardinal richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı palais royal'deki (kraliyet sarayı) bir salona taşındı. moliere'in bütün "paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "l'ecole des femmes" (türkçe'de ilk sahnelenme adı "kadınlar mektebi, 1876; yayımlanma adı kadınlar mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te la critique de l'ecole des femmes ("kadınlar mektebinin tenkidi, 1944) ve l'impromptu de versailles (versailles tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu. 1664'te sahnelenen le tartuffe, ou l'imposteur" (türkçe'de ilk sahnelenme adı tartüf, 1876 ve riyanın encamı,
  1. Acaba Molière intihar mı etmiştir diye yüzeysel bir araştırma yaptım.
    Bu linkteki hikayeyi buldum.

    http://www.theatrehistory.com/french/moliere003.html

    Onlarda buradan almışlar.


    This document was originally published in The Drama: Its History, Literature and Influence on Civilization, vol. 7. ed. Alfred Bates. London: Historical Publishing Company, 1906. pp. 181-183.


    Alıntı:
    !---- spoiler ----!

    Molière's illness daily assumed a graver aspect, but as the shadow of death deepened around him, he wrote and played in one of the most vivacious of his comedies. This was the Malade Imaginaire (Imaginary Invalid), composed for the diversion of the king on his return from the first campaign in Holland. In the main it was another broadside against the doctors, if not against the art of healing itself, ridiculing the fear of death and the love of life. M. Argan's hypochondriacism is nothing less than a mental disease. He takes as much medicine as would suffice for a regiment, and his doctors, needless to say, industriously flatter his self-deception. By a fine stroke of humor, too, his sick fancies are blended with a cautious frugality. His fond delight in the flowery language in which the bills against him are drawn up does not prevent him from cutting them down. "What particularly pleases me in my apothecary," he says, "is that his charges are so prettily worded. 'Pour refraichir les entrailles de Monsieur, thirty sour.' Yes, M. Fleurent; but you must not flay your patients. If you are not more reasonable, I cannot afford to be ill." In the same spirit he resolves to marry his daughter Angelique to a pusillanimous medical student, one Thomas Diafoirus, and in the end becomes a doctor himself. By donning the garb of the faculty, he is told, he will cover all deficiencies, as under such a garb folly becomes wisdom and gibberish learning. In a pleasant interlude, supplied with music by Charpentier, the hypochondriac goes through a caricature in macaronic Latin--an idea suggested by Boileau over a supper at Madame de la Sablière's--of the ceremony actually observed on the admission of new doctors to the college. In attacking medical science itself, Molière was not well advised; but it would be too much to expect a man in the last stages of an incurable malady to have much faith in the art of healing. Fortunately, Argan was not a character which subjected him to a heavy strain, and the author acted it with the most whimsical effect. Paris again roared at the expense of doctors, and by all others Le Malade Imaginaire was extolled as one of the merriest of Molière's pieces, nor has their verdict been reversed by that of posterity. It was the last effort of the dying dramatist. Early in the day fixed for the fourth performance, he was so weak that his wife and Baron united in urging him not to play. But, as usual, he thought of others before himself. "How," he asked, "can I refuse to go on when so many persons' bread depends upon it? I should reproach myself for the distress I might cause them, having sufficient strength to prevent it." Nor was he to be diverted from his resolution. Soon after four o'clock, by which time an audience well disposed to appreciate the new satire on the physicians had filled the theatre to repletion, he again appeared in the high-backed arm-chair of the malade imaginaire. His acting showed no falling off in subtlety or humor, but to those who anxiously watched him from the side of the stage it was painfully evident that the comparatively slight exertion it entailed told heavily upon him. How curious it must have seemed to some of them that a man in such a state should be employed in giving expression to the fancies of a mere hypochondriac! In the closing interlude, where Argan takes his oath as a new doctor, swearing to adhere to the remedies approved by antiquity, be they right or wrong, and to ignore modern discovery, there occurred something which had not been set down for him in the play. The last "juro" had hardly passed his lips when he was seized with a convulsion. He sought to disguise it by forcing a laugh, but its ring was so hard and harsh that many among that hilarious assembly felt a shiver pass through their frames. The curtain was lowered, and the stricken dramatist, now fainting and speechless, was tenderly conveyed to his home. Soon he was able to speak. "My course," he said, "is run. My wife promised me a drugged pillow to make me sleep; let me have it. The only remedies I shrink from are those which have to be swallowed; they are enough to rob me of the little life that remains." While being put to bed he was seized with a fit of coughing; blood streamed from his mouth, and he faintly asked that the consolations of religion might not be denied him. Baron and Armande immediately sought out two ecclesiastics of the parish of St. Eustache, who, however, told them that the author of Tartuffe was not a fit person to receive the last consolations. The next priest applied to had a better sense of his duties, but he arrived only in time to see Molière die in the arms of two Sisters of Mercy, to whom he had long given shelter during their Lenten visits to Paris, and who, by a suggestive coincidence, had chanced to knock at his door as the ecclesiastics of St. Eustache were refusing to soothe his last moments.

    !---- spoiler ----!

    Not: Yoğun istek olursa türkçe'ye çeviririm.