1. metre ya da santimetre yerine milimetre ile çalışmaktır.
    daima kendini geliştirmeye çalışan ruhuna şaşırmak, beyninin içinde durmak bilmeyen iş kurma hevesine karşı koyamamaktır. kişisel üşengeçliğini öldürerek otokontrolünü sağlayıp nefsini disipline etmektir.
    sevgili bulup ona hediye almak yerine yalnızlığının şerefine yeşil renkli kareli oduncu gömleğinden 2 tane almaktır.
  2. teorik olarak izlediği yol: tasarım - imalat - ar-ge - ür-ge - ...

    pratikte izlediği yol: tasarım - imalat - şurası oturmadı - tekrar tasarım - tekrar imalat - neyse idare eder - şuna bakmakta fayda var - bir dahakine öyle yaparız - tamam ya böyle iyi işte kurcalamaya gerek yok.

    mühendisseniz ya da olacaksanız baskı altında doğru karar vermeli, bir iş veya akış ile ilgili optimizasyon yapabilmeli ve yaratıcı olmalısınız. matematik, fizik vs. okulda öğretiliyor zaten. excel, solidworks, autocad, matlab, anysys falan da bir ara ayarlayın işte. haydi kolay gelsin.
  3. belgesel izleyip gaza gelerek seçilmemesi gereken meslek. *
  4. normalde "ne doktorlar ne mühendisler... " kısmındaki mesleklerden biri olan, insana "hesaplamaya odaklı" bir düşünce tarzı yerleştiren, mezunlarını yoğun bir entellektüel bilgi birikimi sahibi yapıp, devamlı öğrenme mottosuyla yoğuran meslektir.
    beni ise, ne olduysa okurken, artık düz yazı okuyamaz ve düz yazı okumak istemeyen biri haline getiren, okuduğumu 5 dakika sonra unutur hale getiren meslektir. kafam mı yandı, anlamadım.
  5. eskiden itibarlı bir meslek olan fakat şimdilerde elini sallasan 50'si olan meslek.
    kimileri üstün insan, fakat her ilde apartman dairesi yapıp adına üniversite denilerek açılan fakültelerden çıkan sözde mühendisler, mihendisliğin itibarını düşürdü gibi.
  6. henüz okuma safhasında olduğum için üniversite ortamında bulunurken mühendislik öğrencisi olmanın bir yanı var ki çok canımı sıkıyor.

    hangi üniversitede olursanız olun üniversiteler genel olarak entelektüel birimkimli insanların daha sık olduğu yerler ve kendinizi bu ortamlardan soyutlarsanız üniversite çağlarında mezun olduktan sonra daha olamazsınız gibi geliyor ama mühendislik öğrencisi olunca bu ortamlara girmenin zorluğu ortaya çıkıyor.

    birisi sbky okuyor, birisi sosyoloji, arkeoloji, felsefe, sanat tarihi...

    böyle bir insan topluluğu içerisinde herkesin sadece bölümü bile onlara entelektüel birikim katarken. ekstra bir çaba harcamasına gerek kalmadan düz bölümünü bile okusa entelektüel birikim elde etmeye başlıyor. derslerde yaptığı okumaları, ödev konuları, derslerinin bizati kendisi...

    derslerinin öyle olması onlara ekstra olarak bu alanda bir istek de yaratıyor ve giderek bu alanda birikimlerini kuvvetlendiriyorlar.

    kimisi hume, russel, nietzsche işlemiş, kimisi yunan mitolojisi işlemiş, kimisi sosyoloji işlemiş gelmiş. ben gelip onlara anten teorisi anlatınca olmuyor tabi...

    dost'a veya d&r'a girdiğinizde bir kitabı elinize alıp yazarı hakkında düşünmeye başlayıp, kitabı bitirdikten sonra onun fikir havuzundan benim payıma ne düştü diye düşünürken... teknosa'ya, mediamarkt'a gidip elinize tablet alıp bunu yapan mühendisler hakkında, onların uğraşları hakkında kimse bir şey düşünmüyor. gözler usulce fiyata gidiyor ve ardından ben bunu ebay'den getirtirim diyorsunuz sadece. o elinize aldığınız tablet'in yaratıcı kadrosu san francisco'da bir yerlerde ağlıyor ama umrunuzda değil...

    tabi ne kadar eleştirirsem eleştireyim. arkadaş grupları arasında sayısal sinyal işleme veya modern kriptoloji konuşulmayacağından, bu konular hiçbir zaman entelektüel birikime sahip olamayacak. dünya asla bir psikoloji öğrencisinin programlama öğrenmeye çalıştığına şahitlik etmeyecek... üzülmeye devam
  7. turkiyede yapilamiyor layikiyla insaat muh. okumuyosaniz. milyon mezun var. is yok. fark yaratma cabasinda bi tarifini yirtman lazim. super meslek ama, turkiyede degilsen tabi turkiyedeysen de boun odtu itu en kotu ozyegin(swh) okuman lazim. yoksa uretim bandinda duran muhendisler var bu ulkede. polislik yapanlar da var tabi. ne olacak bilmiyorum.

    velhasili inanilmaz bi meslek. lakin, sartlar pek iyi degil. yukarda tesla denmis ama tesla elektrigi anlamis ve tibben hasta bi adam. okb var kendisinde. tesla olmaya falan calismayin bence. baska arkadaslar da var. onlara bakin biraz.
  8. özellikle makine olan cinsinin amfileri erkekler tuvaletiyle tek yönden farklıdır o da ; içeriye işenmiyor
  9. ilk yoruma istinaden içerik olarak entelektüel düşünceden uzak kalan bölüm, haklı. ama bu tip bölümler konu itibariyle estetik zevk ve entelektüel birikim veremeyeceği için öğrenciler hep farklı alanlarda kendini geliştirmeye çalışır. bu yüzden mühendis, mimar gibi kişilerin sağlam bir felsefe ve edebiyat birikimi vardır. elbette bu konulara derinlemesine hakim olamaz, kilit kavramları zor öğrenir ama kesinlikle bunlara yönelir. özellikle de edebiyata. akademide sosyal bilimlerin hakkını veren öğrenci sayısı azdır aslında. öyle nietzsche'ye yunan mitolojisine hayran hayran bakmaz çoğu. yine de sosyal bilimlere hayran biri olarak oldukça sevimsiz bulurum mühendisliği.
    sezgi
  10. valla biz mikron kullanıyoruz bide 34 mikron altı zor oluyo ya biraz elek tıkanıyo hidrosiklon falan kullanıyoz bence kültürlüyüz de maden ocağında edilen küfürler resmen ufku 2 katına çıkarıyo çayında gurmesi oluyosun o kadar çok çay içiyosun ki çay rengi işiyosun ama çalışmadığımızdan değil mühendise saygı duyuluyo sürekli çay getiriyolar bak mühendisliğin bana kattığı şeyler işte