• youreads puanı (2.50)
  1. cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan, tarabya'daki huber köşkü'nde sanat ve spor dünyasının önemli isimleri ile iftar sofrasında bir araya geldi. iftar sofrasında akşam ezanını sanatçı mustafa ceceli okudu.
    kulaklarıma inanamadım
    şunu cehapeli biri yapsa ezanla dalga geçiyor diye recmederlerdi. utanç içindeyim.
  2. zaten ezan, şu şarkı söylediğimiz makamlarla okunuyor:

    sabah ezanı (saba makamı)
    öğle ezanı (uşşak makamı)
    ikindi ezanı (rast makamı)
    akşam ezanı (segah makamı)
    yatsı ezanı (hicaz makamı)
    cuma iç ezan (hicaz makamı)
    cuma iç ezan (rast makamı)
    sala (hüseyni makamı)

    daha önce de hadise, istiklal marşını kendi tarzında okuduğu için tepki almıştı. oysa ezan da istiklal marşı da bir şarkıdır aslında
    yani ezanın nameli, müzikle okunmasında hiçbir sakınca yoktur. hatta dubaide bu işi iyice artistliğe dökmüş durumdalar. yani bi afganistana gitseniz bile, bizim gibi kurana dokunmaktan, ezandan falan korkan insanlar göremezsiniz. bunu söylemedeki dayanağım da orta doğuyu, israil, cezayir, lübnan, sudan ' a kadar gezmiş din öğretmenimin anlattıklarıdır. hacca gittiğinde arapların kuranı başlarının altına yastık yapıp uyuduklarını görmüş. iyi mi kötü mü tartışılır ama şimdi odaklanmamız gereken toplum psikolojimizde yer alan -din ile ilgili her şeyden korkma- ya da -saygı duyduğumuz şeyden korkma- sorunsalımız. bu sefer çocukluğumuza değil de siyasetimize inelim. yıllarca baskıyla, zorbalıkla yaşamış bir toplum; her hareketinde hapse atılmış, hakkını savunduğu zaman haksızlık görmüş, işkenceyi, faşistliği falan hiç anlatmak istemiyorum. ahlaklı insana karşı hep ahlaksız savunulmuş, iyilik kötülüğe yenilmiş. mesela komünist değilim ama komünizmi savunan insanın gayesi nedir? eşit olmak, alt sınıfın, işçinin yanında olmaktır. peki komünistlere en çok kim saldırmıştır?
    - savundukları alt sınıf. yani bizi pusturmuşlar. bütün her şeye verdiğimiz tepkiler siyasetimizle ilgili. yapılan politikaların yanlışlığıyla ilgili, kilometrelerce yazı yazabilirim ve hep birlikte bu konuyu irdelemiş oluruz ama mustafa ceceli ye ayıp oluyor, neticede şuan başlık onun adına.

    neyse toparlamak gerekirse, bizi böyle böyle delirtmişler. o yüzden kafamızı saçma sapan şeylere takar olmuşuz. korku, baskı, yasak, yolsuzluk toplumuyuz. ve hep - aa bak kuş mu oradaki- diye idare edildiğimizden kafayı bunlara takıyoruz. yoksa çok mu önemli mustafa ceceli gibi satılık bir insanın ne şekil ezan okuduğu? bizim asıl odaklanmamız gereken onun gibileri ortadan kaldırmak. net bir şekilde, sadece buna odaklanmalıyız.