• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.75)
my sister's keeper - nick cassavetes
anna hasta değil; ama on üç yaşına dek sayısız ameliyat, nakil ve operasyon geçirdi, iğneler vuruldu. hepsi ablası kate'in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi için. kate ile tam doku uyumu olması için laboratuar ortamında genleri özel olarak seçilen özel üretim bir çocuk olan anna, ablasına ilik verebilmesi için dünyaya getirilmişti - bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamadı...
  1. yine bunalımlı bir dönem. yine ağlama isteği. yine bu isteği dilediğince yerine getirememek.böyle bir durumda yapılabilecek en iyi şey (en azından benim için), acıklı bir film açıp hem onlara hem kendime ağlamaktı.bir çok seçenek arasından bu filmi seçtim ve evet film görevini hakkıyla yaptı.hıçkıra hıçkıra ağladım.

    şu zamana kadar sadece, löseminin o küçücük bedenlere yaptıklarını düşünürdüm.üzülürdüm onlar için.ancak aileleri o kadar da aklıma gelmezdi.bir annenin ne kadar çabalayabileceğini hiç düşünmezdim.bir kardeşin ne kadar fedakarlık yapabileceğini hayal edemezdim.bu açıdan film benim eksiğimi tamamladı.çünkü yalnızca kanserli kızın acıklı hikayesini ya da sonunda kızın ölüp ölmeyeceğini değil annesinin,babasının,kardeşlerinin bu süreç boyunca neler yaşadığını bana gösterdi.

    ayrıca ben başından beri anna'ya kızamadım. haklıydı bence. gerçi filmde kimseye kızamadım ya neyse.herkes haklıydı.ne olurdu sanki hasta olmasaydı.kate de çoğu çocuk gibi gülüp eğlenseydi. en büyük sorunu sivilceleri olsaydı. ama olmuyor işte öyle. hayat çoğu yerde olduğu gibi burada da adil değil maalesef.

    son bir şey: eğer izleyecekseniz ciddi ciddi ağlatıyor haberiniz olsun.benim moralim bozuktu ama olmasa da ağlardım.hele çocuğunuz varsa ya da yakınınızda kanserle uğraşan birileri varsa çok daha fazla etkiler bilginize.