• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.50)
nar - ümit ünal
bir kadın kendi adaletinin peşine düşüyor ve dördü de farklı inanıştaki, farklı insanların hayatları aynı evin içinde, hem de yarım gün gibi çok kısa bir sürede aynı öykü çevresinde kurgulanıyor.
"hepimiz nar taneleri gibi birbirinden ayrıyız: hem çok benzeriz, hem de çok farklıyız. ama açılmamış bir bütün nar gibiyiz aynı zamanda." diyor senarist ve yönetmen ümit ünal 2001 yılı içerisinde çektiği son filmi nar'ı tanımlarken.

insanın hayatındaki diğer insanlara duyduğu güven, karşılıklı inanç ve adalet duygularının sorgulanmasından yola çıkan film, insanları birarada tutan bağların kaybolması ile meyvenin kabuğu çatladıktan sonra nar tanelerinin etrafa saçılmasını özdeşleştiren bir anlatım sergiliyor...

(kaynak: http://www.beyazperde.com/filmler/film-198330/)
  1. kesinlikle insanı kendini sorgulatmak için zorlar.filmde bir çok anlatılmak istenen şey var ve bunlarda gayet açık aktarılmış. beni en çok etkileyen kısmı hayatımızda çevremizdeki tanıdığımız,tanımadığımız herhangi bir insanın hayatını küçük ve boş görebiliyoruz ama mutlaka bizim hayatımızı da boş gören birileri var.bunu hiç düşünmüyoruz bile.insanoğlunun yargılama gücünün ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha bu filmle görüyoruz bence. film bitince her şeyi bir kenara bırakıp benim küçük hayatımın içinde neler var diye düşünmekten kendimi alamadım. izlenmesi gereken bir film kuşkusuz.
    mavi
  2. herkes bir gün diğerinin yerinde olabilir öğretisini zihinlere kazıyan film.
  3. ana metninde o sen de olabilirdin gibi bir anlam çıkan güzel film. özellikle kadının saydırdıklarını sevgilisi gelip aynı tonda kendisine saydırınca bir tuhaf hissettim. utanç vericiydi.

    (bkz: başkası adına utanmak)
    abi
  4. müthiş bir piyano parçası eşliğinde deniz kenarında çekilen sahnede tüylerin ürperdiği filmdir.
  5. “dürtme içimdeki narı
    üstümde beyaz gömlek var.”
    birhan keskin
    !---- spoiler ----!

    - bak paraya her zaman ihtiyaç var. hep olur. ama bizde de vicdan var be abla.
    - ne demek şimdi bu?
    - hiç, öyle eski bir kelime…

    !---- spoiler ----!
  6. fragmanını izlediğimde bile nefesimi kesmişti, filmin giriş jeneriği de büyülüyor. ümit ünal bu filmi çekerken jenerikte geçen birhan keskin şiirinden bihabermiş, film çekimleri sırasında öğrenmiş ve eklemiş ama sanki film o şiirin üstüne kurgulanmışcasına uyuşmuş.

    ve yine serra yılmaz coşturuyor.
    b-612