1. eskiden cok nazar değerdi bana. şerbetlendim mi nedir. artik ben deviriyorum baktiğimi. ya tökezler karşimdaki ya elindekini düşürür. böyle de pisim.
    zahle
  2. nazar denilince aklınıza ne geliyor? renkli gözler mi? göz değmesi mi? aslında bugün bunlar hakkında yazmayacağım. kelimenin kökenini ve bu kökten oluşan günümüzde kullandığımız kelimeleri yazacağım.

    nazar
    kelimesi aslında bakmak anlamına geliyor. arapça kökenli bir kelimedir ve tahmin edebileceğiniz gibi nzr kökünden gelir.

    belkide kimsenin aklına gelmeyecek manzara kelimeside nazar kelimesi ile aynı kökenden gelir. manzara etrafı gören yer anlamına gelir. manzarası güzelmiş derken aslında önünüzdeki sahili, uçurumu, güneşin batışını kast etmiyorsunuz.

    münazara kelimeside nzr kökündendir. zaten dikkatli bakarsanız* nazar kelimesini görebilirsiniz.* münazara bakışma, tartışma, rekabet etme anlamlarına gelir. sınıflar arası veyahut okullar arası münazaralar yapılır. izlemesi zevkli, yarışmacı olması ayrı zevklidir. ayrıca bir de şehir efsanesi vardır ki gerçekliği kanıtlanabilmiş değildir. efsaneye göre iki grup seçilir. bir grup sütün beyaz olduğunu diğer grup ise siyah olduğunu ispatlamaya çalışacaktır. siyah sütü savunan grup kazanacaktır ve yıllar boyunca bu olay tüm ülkede öğretmenlerce anlatılacaktır. münazaraya gerçekten katılan, izleyen yoktur. eğer münazara öncesi bu efsaneyi dinlemediyseniz münazara yaptım demeyin.*

    nezaret kelimeside nzr kökünden gelir ve bakma, gözetim, denetim anlamlarına gelir. aynı şekilde nazır kelimeside aynı kökten gelir ve bakan, nezaret eden anlamına gelir.

    (#186182)
  3. başımıza beklemediğimiz ve kötü bir şey geldiğinde hemen sarıldığımız bahanedir. hemen nazar değmiştir ya da üzerimizde göz vardır. ya da bizi kıskanan kenafir gözlüler vardır. bunların hepsi kendimizi kandırmak ve olanların suçunu birilerine yüklemektir.
    nazara hiç inanmadım. kötü göze, yıldızının düşük olmasına... vs. hiç inanmadım ve itibar etmedim. iyi insanlarla ve iyilikle karşılaşmak için allah'a dua ediyorum. yeter. onun haricinde hala başıma aksilikler ya da kötü olaylar geliyorsa bunu tek sorumlusu benim. dikkatsiz davranmışımdır bir yerde ve zincirleme olaylar olmuştur. hatayı ya da suçu başkasına yükleyemem.