• youreads puanı (8.89)
  1. pinhani'nin son albümü kediköy (2016)'de yer alan güzel şarkı.

    birazdan güneş doğacak
    açacak çiçek sana sormadan
    birazdan gün başlayacak
    saatin çalacak hiç utanmadan
    oysa sen bir nehirsin
    ve nehirler durmaz
    kavuşur bir an önce sevdiğine
    asla geç kalmaz
    istesen gelebilirsin
    yola çıkmadan olmaz
    sabah olmadan gelsen bile
    ellerim sen olmadan ısınmaz
    birazdan gece son bulacak
    kaçacak uykun ardına bakmadan
    birazdan yollar dolacak
    garip istanbul yine çıldıracak
    oysa sen bir nehirsin
    ve nehirler durmaz
    kavuşur bir an önce sevdiğine
    asla geç kalmaz
    istesen gelebilirsin
    yola çıkmadan olmaz
    sabah olmadan gelsen bile
    ellerim sen olmadan ısınmaz.
  2. ne kadar da naif.
  3. nasıl güzel nasıl
  4. sabaha doğru dinlendiğinde güne bilmem kaç fazlalıkta huzurla başlamanın garantisini veren yumuşacık şarkı. bu kediköy albümüyle müthiş oldun be pinhani!
  5. istanbul'da aşk böyle bir şeydir. hep bir acele, hep bir eksiklik hissi, hep bizim dışımızda gelişen ve hayatımızı dibine kadar etkileyen olaylar silsilesi. tüm bunlara rağmen, hiç bitmeyen, bizi daha güzel kılacak dokunuşlar beklentisi.

    "sabah olmadan gelsen yine, ellerim sen olmadan ısınmaz"
    pinot
  6. "oysa sen bir nehirsin ve nehirler durmaz. kavuşur bir an önce sevdiğine, asla geç kalmaz."

    burada gözlerim dolar. söylenecek çok şey var, ama kalsın. umarım okuyorsundur. ben dokunamıyorum, sözlerim dokunsun.
  7. şahane bir klip gelmiş, hoş gelmiş!
    nehirler durmaz bu sene benim için anlamı olan, hayatımda yer eden sayılı parçalardan biri oldu. o yüzden hakkında birkaç bir şey karalamayı kendime borç bildim. albüm çıktığı zamanlar, neredeyse her gün beykoz-kediköy arası toplu taşımalarda napıyorum lan ben burada hissiyle hayattaki tek gayem okula vakti zamanında varabilmekti. derken, bir sabah yine lanetler içinde uyandım. hava daha aydınlığa kavuşmamış. mideme tek lokma girmemişken evin kapısını vurup çıktım yola. radyoda denk geldim bu parçaya. birazdan gece son bulacak, kaçacak uykun ardına bakmadan. birazdan yollar dolacak, garip istanbul yine çıldıracak...
    ya dedim sinan, insan dibe vurmuşluğu bu kadar mı naif huzur dolu ifade edebilir? sinan'ın hatrına günlere tutunmaya çalıştım, çalışıyorum çünkü ortaya koyduğu işin enerjisi bana bunu hissettiriyor.
    son zamanlarda diplerde yaşamaktan çok, bu parçanın su yüzüne çıkmayı, mücadele etmeyi, nehir olup akmayı ve var olarak değişim yaratmayı öğütlediğini düşünür oldum. değişmeli ve değiştirmeli...
    klibe gelecek olursak, sanki gelecekteki hayatımdan bir kesit sunmuş gibi bana, tıpkı şu an sözlerde bulduğum yaşanmış anlamlar gibi.şöyle bir bakıyorum da gençlerin gözündeki ışıltıya, doğanın heybetli sadeliğine çağırıyor beni sanki uzaktan ait olduğum yer.
    istanbul ile mesafem günden güne artıyor, bu şehre aşık olup gelmiştim. üçüncü senemde bir yanım bitse de gitsek derken, bir yanım deme öyle özleyeceksin diyor. şimdilik nerede durmam gerektiğini tam kestiremiyorum, gitmek de kalmak da benim elimde... sanırım nerede olursam olayım, yola çıkmadan olmaz...