1. bildiğimiz üzere her alanda(siyasi sosyal kültürel vs) çökmüş durumdayız. merak ederek sormak istiyorum. bu yolun sonu nereye varır? nasıl bi gelecek bekliyor bizi?
  2. işte geldik gidiyoruz
    bilinmez bir diyara...

    diyor cem karaca üstada saygılar
  3. başlangıcımıza gidiyoruz. çünkü sonumuz yaklaştı.
    "tarih tekerrürden ibarettir."
  4. hiç farketmez bir sen ol yanımda çıkalım yola düşünmeyelim ,düşünmeden yaşayalım o zaman unutulmaz anılar biriktiricez kefemizde güven bana..
    belit
  5. en az nereden geldik? ve neredeyiz? soruları kadar saçma olan sorudur. her bağlamda. toplumsal bağlamda sorgulanması, kendilik bağlamında sorgulanmasından daha gerzekçedir elbette ama her şekliyle absürd bir sorudur.
    zirâ insan olmaklığın naturâl bir ' sana ne? ' yerleşikliği vardır. buna karşı gelinemez.
    merhametliyim mi diyorsun?
    önemi yok.
    geçmişimi bilmek geleceğimi şekillendirecek mi diyorsun?
    önemi yok.
    septikliğimin kaçınılmazlığında bunları önemsiz bulamazsın mı diyorsun?
    elbette bulurum. ve bu bulmam, septikliğin gibi teyelleme bir kaçınılmazlıktan değil subjektivitel momentselliğimizin kaçınılmazlığından dolayı. her şey gibi.
    sen neredenliğin ya da nerede olacağınlığın olamazsın. ve en beteri neredeyiz de olamazsın. zirâ neredeyiz, sonuna soru işareti alır almaz neredenliğine konuşlanır. neredeyizle kucaklaşamazsın neredeyiz'in reel neredeyizliğinde.
    dolayısıyla bu soruların hepsi saçma bir olmaklığa birikinti olmaktan öteye gidemezler.

    ne demiş niyaz-i mısri;

    dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş
    bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş.