1. nietzsche'nin napoleon övgülerinden gerzekçe çıkarsanan 'nietzsche bir bonapartist' suçlamasının ne'liğine baktığımızda anlayabiliriz ancak nietzsche'nin napoleon'unu.

    öncelikle bu övgülere bir bakalım;

    '' fransız siyasal aristokrasisi, halkın hınç içgüdüleri altında çöktü, 'daha büyük bir tezahürat,
    daha gürültülü bir coşku işitilmedi yeryüzünde! ' gerçi bunun ortasında en muazzam, en beklenmedik olan gerçekleşti: antik idealin kendisi, ete kemiğe bürünmüş olarak ve duyulmamış bir görkemle insanlığın gözleri ve vicdanı önüne çıktı, hıncın o yalan sloganına,
    çoğunluğun ayrıcalığı sloganına karşı; insanın alçalma, alçaltma, denkleştirme, betere ve insanlığın alacakaranlığına yönelme istencine karşı o korkunç ve büyüleyici karşı slogan, azınlığın ayrıcalığı sloganı bir kez daha, her zamankinden daha güçlü, daha yalın, daha
    delici bir biçimde duyurdu sesini! öteki yolu gösteren son bir işaret gibi belirdi napoleon, tüm zamanların o en biricik ve en geç doğmuş insanı ve onunla da, ete kemiğe bürünmüş kendi başına asil ideal sorunu. bu nasıl bir sorundur iyi düşünün: napoleon, bu canavar ve üstinsan bileşimi. '' ahlakın soykütüğü üzerine- friedrich wilhelm nietzsche

    '' en sonunda, iki decadence(*:pasif çöküş) yüz­yılı arasındaki köprü üzerinde, yeryüzünü yönetmek ama­cıyla avrupa’yı birleştirebilecek güçte, deha ve istem dolu bir force majeure(*:üstün güç) belirdiğinde, almanlar 'özgürlük' savaşla­rıyla napoleon’un varoluşundaki mucizelik anlamdan yoksun bıraktılar avrupa’yı; ne olmuşsa, bugün ne varsa on­ların suçudur hep; hastaların, saçmalıkların ekine en zararlı olanı, ulusalcılık, avrupa’yı hasta eden bu nevrose nationale(*:ulussal nevroz), avrupa’da artık sürüp gidecek bu küçük devletler, bu küçük siyasa: anlamından, sağduyusun­dan yoksun bıraktılar avrupa’yı onu bir çıkmaza soktu­lar.
    buradan çıkacak bir yol bilen var mı benden başka? ulusları yeniden birbirine bağlayacak büyüklükte bir ödevi olan? '' ecce homo - friedrich wilhelm nietzsche

    '' nihilizmin sebepleri;
    - daha yüksek bir insan türü mevcut değil. olsa idi bu insan türünün tükenmeyen korkusuzluğu ve kudretli insana inancı birbirlerini devindirecekti. mesela napoleon'a neyi borçlu olduğumuzu bir kez daha hatırlayalım, yüzyılın hemen hemen bütün umutlarını ona borçluyuz.
    - aşağı türden insanların varlığı. sürü, kitle, toplum derler kendilerine. alçakgönüllülüğü unutturup, ihtiyaçlarını kozmik, metafizik değerler olarak görür ve şişirirler. bu yüzden bütün insanlığı da beraberlerinde vulgarize ederler. istisnai güçlüleri de bu güçlerine inançlarından vazgeçirtip nihilizme sürüklerler. '' güç istenci - friedrich wilhelm nietzsche

    '' napolyon,farklı olduğu için, fransa'da çürüyüp dağılan uygarlıktan daha güçlü, daha uzun sürmüş, daha eski bir uygarlığın varisi olduğu için, burada hükümdar oldu. büyük insanlar zorunludurlar, ortaya çıktıkları dönem, rastlantısaldır; hemen hemen her zaman, ortaya çıktıkları dönemin efendisi oluşlarının tek nedeni,daha güçlü, daha eski oluşlarıdır,uzun süre biriktirilmiş oluşlarıdır.bir deha ile yaşadığı dönem arasında, güçlü ile zayıf, yaşlı ile genç arasındaki gibi bir ilişki vardır: dönem her zaman görece olarak daha gençtir,daha zayıftır,daha erginleşmemiştir, daha kendine güvensiz, daha çocuksudur. '' putların alacakaranlığı - friedrich wilhelm nietzsche

    şimdi nietzsche'nin bu alıntılanan napoleon söylemlerinin hepsinin bir ortak noktası vardır o da şudur; nietzsche napoleon'un kendisinden, yaptıklarından daha çok yaptıklarının imlediği şeyi yüceltmektedir. bu şey de, insanlığı bir dizgeye sokup hastalaştırmış köle ahlaksal hegemonyanın, aristotelesyen zoon-politikon(*:siyasi hayvan) figürünün sahih insandan uzak yüklenmişliklerinin, insanlığın topyekün pasifleşip, kendi'yi öteleyip toplumlaşışının bir nebze de olsa ötelenişidir.

    yani eleştirinin muhtevasındaki gibi nietzsche bir 'siyasal tutum' veya bir bonapartizm içre değil. ayaktakımı olaylar üzerine konuşur, gerçek düşünürler 'oluş' üzerine fikir beyan eder. nietzsche'nin napoleon'da gördüğü onun eyleyişlerinin, olaylarının dinamiğindeki 'eski insana çağrı'nın oluş'u, fısıltılarıdır.