• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
no game no life
kız ve erkek kardeş olan sora ve shiro, oyun dünyasında ün yapmış ve ünleri internette yayılmış, evlerinden hiç çıkmayan iki parlak neet’tir (ç.n. animenin başında neet tanımlanacaktır, türkçesi işsiz güçsüz demek ama animede neet olarak kalacaktır). hikaye, gerçek hayatı da başka bir berbat oyun olarak gören bu iki kardeş etrafında şekilleniyor. bir gün “tanrı” adında bir kişi tarafından alternatif bir dünyaya çağrılırlar. burada tanrı, bütün savaşları yasaklamıştır ve “her şeyin oyunlarla karara bağlanacağı” bir dünya yaratmıştır, hatta ülke sınırlarının bile. insanlık, diğer ırklar tarafından arta kalan şehirlere doğru geri püskürtülmüştür. acaba hiçbir işe yaramaz sora ve shiro, bu alternatif dünyada “insanlığın kurtarıcısı” olabilecekler mi?
  1. ecchi ve komedi unsurları içeren fantastik animedir. getirebileceğim tek eleştiri ecchinin enseste varmasıdır ki aslında bu da seriye ayrı bir tat katmıştır. bunun dışında çizim ve renklendirmeler harika, hikaye müthiş, olay örgüsü muazzamdır.

    bir de bir shiro vardır ki allahım o ne şirinlik öyle.
    bozuk
  2. hayalimdeki ilişkiyi betimleyen anime. tabi direkt böyle söyleyince kulağa korkunç geliyor değil mi? o iki kardeş aslında üvey kardeşler ve üvey kardeş olduklarının bilincine sahip olabilecekleri yaşta evlat ediniliyor o küçük kız kardeş. tabi bu haliyle de kulağa sapıkça geliyor. aslında umrumda değil ama tam anlamıyla hayalimi satırlara dökmek için biraz detaylandırayım.

    hepi topu 10 kişinin zaman zaman online olduğu ve tek tük entry girdiği bir platformda kendi şahsi reklamımı yapacak halim yok; biraz yaşım var biraz da şeytan tüyüm var ve bundan dolayı bir çok kadınla birlikte oldum. bunu neden söyleme gereği duydum çünkü bundan sonra söyleyeceğimi komik kılacak; ben iliklerime kadar tek eşli bir adamım... bu animedeki gibi yapışık ikiz gibi beraber büyüdüğüm, her şeyi birlikte yaptığım, her halimi bilen ve her halini bildiğim, muhteşem bir uyum yakaladığım ve takım arkadaşı olduğum bir partner, sevgili, hayat arkadaşı... çocukluğumdan beri bunu hayal ederdim ama tanrı ironi seven bir piç kurusu olduğu için hayatımın daha farklı bir seyri oldu. bu animeyi farklı zamanlarda tekrar tekrar izlerim. birbirlerini tamamlayışları, birbirlerini destekleyişleri, farklı iki birey olarak bütünleşmeleri beni her seferinde etkiliyor ve içime işliyor. tam hayal ettiğim gibi. gerçekleştiremediğim ve muhtemelen gerçekleştiremeyeceğim bir hayalin resmedilişini izlemenin buruk mutluluğunu yaşatır bu anime bana.

    en sevdiğim sahne şudur; shiro 5 dakikada imanity(o dünyadaki insan ırkının ismi) dilini çözünce sora shiro'ya iltifatlar yağdırmaya başlıyor ve shiro "biraz daha öv beni" diyor. hayatım boyunca ilişkide aradığım samimiyet tam olarak buydu işte. tam bu samimiyet işte...

    dip not olarak tedbiren belirteyim; karakterler reşit değil biliyorum zaten benim hayalim bu durumun ve ilişkinin reşit olan halini içeriyor. bunu belirtmek saçma ama ne olur ne olmaz diye belirtmek istedim.

    çok sık anime izleyen biri olarak ensestin animeler için bir rutin olduğunu biliyorum. pek çok farklı animede ensest vardır. bunun sebebini çok düşündüm ve şöyle bir kanıya vardım; animeler sınırsız hayal gücünün en uç örnekleri olduğu için yaratıcı ekipler her tabudan sıyrılmayı bir prensip haline getirmişlerdir. öte yandan bence bunun reel hayatta bir yansıması olmayacaktır keza her sağlıklı insan, daha sağlıklı nesiller ortaya çıkartmak için içgüdüsel olarak kendinden en uzak geni arzular. basit tabirle esmer sarışını, sarışın esmeri arzular gibi. ruhsal sorunları olmayan bir insan asla enseste meyletmeyecektir. yorumum bu.