1. video tavsiye olunur


    yaradan hey yaradan…
    dört yeserinden bin yil geçse aradan
    sensin ateş diye kanimizdaki,
    sensin işik diye önümüzdeki,
    ey yanimizdaki
    beş - on mermere, bir avuç toprağa siğan
    sinirsiz mavi umman hey.

    yeni kiyilar bulur, yeni yarlar kazardin
    sen her köpürüp taşmanda;
    her konuşmanda
    milletinin alin yazisini yeniden yazardin.
    bakişlarin inanmayani ezerdi,
    sağ kolun bir orağa benzerdi:
    başlardi yurt tarlasinda fikrin ve hissin hasadi.
    cümlelerin ya örsden kalkardi
    ya çikardi kindan.
    başak saçlarin sarkardi harman alnindan;
    halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine,
    milyonlar katilirdi sözlerine
    miknatisi gören zerreler gibi
    sözünde çarpişip düşerdi.

    tam sustuğun an kiyamet oldu,
    tam konuştuğun anlarsa mahşerdi:
    rab, gökte dinleyin derdi meleklerine;
    yildizlar girerdi yeni mahreklerine;
    nehirler kavuşurdu yeni denizlerine;
    halk biçilmiş ekin gibi düşerdi senin dizlerine
    şimdi nöbetçi olmak için anit-kabrine
    tamamlayabilmek için tavafini
    sarmiş yalin kiliçlar gibi etrafini
    tutuyor nöbet,
    bu millet:
    bu, vaktiyle ayaklarini ummanlar yalayan,
    bu , üç kit'ayi atinin naliyla damgalayan,
    bu, timur'u, attila'yi, oğuz'u,
    bu, yildirim'i, fatih'i, yavuz'u,
    bu, seni yetiştiren ulu millet,
    vakar ve haysiyetle dimdik
    uyanik tetik
    anit - kabrinde tutuyor nöbet.
    dünya dönüp dolaşip,
    boğazlaşip, dalaşip
    ergeç ve ancak
    milli misaklarda karar kilacak,

    ey en büyük usta !..
    düşünen olmadi bu hususta
    senden evvel ve senden ileri:
    ilk müjdeyi, ilk haberi
    senden almişti cihan;
    ta o zamandan anlayamadiğina yansin.
    sen dünyanin dönüp dolaşip geleceği,
    uğrunda milyonlarin seve seve öleceği
    en büyük maksat için
    dünyaya ilk karşi koyansin.
    nasil içimizdeysen bütün varinla
    işte öylece dünya davalarindasin.

    o işik saçlarin, o alev sözlerinle
    o gök gözlerinle sen,
    ey issiz geceler içinden,
    bize eşsiz sabahi getiren !

    ey asirlardir dul bayrağin eşi
    ey geceyarilarimizin güneşi,
    ey işik saçlar,
    ey yele kaşlar,
    ey çekilmiş hançer bakişlar,
    ey fikri döven şakaklar,
    ey kalem parmaklar,
    ey ay - yildiz el,
    ey en güzel
    ey en büyük
    ey atatürk !…

    getir dudaklarini, bir bir alnimiza koy,
    dağlansin ateşinle bu soy.
    oy atatürk oyy…

    irkilmez ata çocuğu irkilmez;
    zaptedilmez atam zaptedilmez
    biz varken senin hisarinin burçlari:
    bakişlarimiz kiliç uçlari,
    bekliyoruz devrimini biz.
    çökmeyeceğiz diz…
    isterse hayat zehrolsun,
    isterse refah kahrolsun,
    isterse kurşun düşsün yanimiza belimize,
    isterse geçinmek için bir dilim
    kuru ekmek geçmesin elimize,
    halel gelmez bizim ateşimize:
    dünya düşse peşimize,
    yer sarsilsa yerinden
    ne sen'den geçeriz ne senin eserinden.