• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
odishon - takashi miike
aoyama, 7 yıl önce karısını kaybetmiş ve o günden beri bir kadınla flört etmemiştir. onun kederli yaşantısına bir kadının girmesi gerektiğine inanan tv yapımcısı arkadaşı, ilginç bir plan yapar. tv şovunun içinde bir bölüm yaparak, sözde oyuncu seçmeleri yapacak ve bu sayede aoyama'ya uygun bir eş bulacaklardır. başarısız ve komik pek çok aday sonrasında, asami adlı çok çekici bir kadın çıkar karşılarına. onun ideal eşi olacağına inanan aoyama, kısa zamanda kadının geçmişi hakkında garip şeyler öğrenir. genç kadın, unutulmayacak bir intikam peşindedir.
  1. fipresci de dahil olmak üzere 4 ödüllü 1999 yapımı japon yönetmen takashi miike’den kült mertebesine erişmiş bir gerilim filmi.

    takashi miike filmlerine alışık olmayanların, ayrıntılı vahşet sahnelerinden haz etmeyen insanların izlemeyi kaldıramayacağı bir film.

    aynı zamanda tarantino'nun "başyapıt" diye nitelediği ve yönetmenliğe başladığı 1992 yılından sonraki en beğendiği 20 filmden biri olan yapım.

    uzak doğu extrem sinemasının vazgeçilmez ismi miike, bu filminde de vahşet ve estetiği harmanlar.

    film temposu ve işkence sahneleri yüzünden eleştirilmiş, fakat filmin yönetmeni, kamera açıları ve oyunculuk açısından takdir toplamıştır.

    sosyal eleştiri yönü ağır basan, her karesi muhteşem şekilde planlanmış hissi veren, seyirciye kadın ve erkeğin karşı cinse bakış açılarını, karakterlerin gözünden hatta bilinçaltından alabildiğine gerçekçi anlatan film.

    toplumdaki cinsiyet rolleri, kadınların sadece bir obje olması, kadının erkek tarafından nasıl görüldüğünün hem tasviri ve hem de sağlam eleştirisi şeklinde başlıyor.

    kadının çocukluğunda yaşadığı şiddet ve bunun sonucu travmaları flash-backlerle sunulurken, bu geçişler müthiş…

    daha sonra ise tüm bu durumun psikanalatik bir yöntemle resmedilmesi, cinsellik erotizm ile bezenmiş bilinç altı mozaikleri...

    miike'nin, filmde sık sık geniş planlardan istifade ettiği görülüyor.

    aslında çift yönlü bir dram, bir kafes.

    hepsi çok gerçekçi. çünkü özellikle hollywood gerilim filmlerinde olduğu gibi doğaüstü yaratıklar, canavarları değil gerçekçi insani bir korkuyu merkezine almıştır.

    filmin doğaçlama çekildiği, miike'nin sezgileri ve saplantıları doğrultusunda bir yığın görüntü aldığı ve kurgu masasından kalktığında ekibin geri kalanını fazlasıyla şaşırttığına dair rivayetler de vardır.

    senaryosunun gayet zekice olması, miike’nin sıradan yaşamdan korku ve tuhaflıklar yaratma becerisi hayranlık bırakır...