• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
offret - andrei tarkovsky
alexander (erland josephson) ateist bir oyuncu, düşünür ve yazardır. genç karısı da kendisi gibi bir oyuncudur. bir kız ve "küçük adam" diye seslendiği bir oğullarıyla şehirden uzak sakin bir hayat sürmektedirler. uzun yıllar yaptığı araştırmaların sonucunda şekillenmiş düşünceleri, teknolojinin getirdiklerinden daha çok kaybettirdiklerine odaklanmasına yol açmıştır. paranoya noktasına varan bu takıntısı yüzünden kendisini kesin olarak nükleer bir felaket yaşanacağına inandırmıştır. gerçekliği, rüya ve düşlemleri ile karıştırarak yorumlamaya başlayan alexander'ın tutumları aile içerisinde ruhsal krizlerin yaşandığı bir süreci başlatır.
  1. bir andrei tarkovsky filmi.

    apolloncu sıradanlıktan izole olmuş, olması gereken dürtücü misyonunu üstlenmiş non-praxis sanat, hangi alanda olursa olsun nietzsche içermek zorunda. ve bunun farkında olan sanatçılar gerekeni yapıp görevlerini yerine getirirler. tarkovsky de görevini yerine getirenlerden. bunun için övecek değilim. olması gerekeni yapanın övülmesi absürdtür.
    gelelim tarkovsky'nin görüngü aksıyla bize yansıttığı sanat'ının nietzscheci içeriğine;

    tarkovsky'nin filmin bütününce üzerinde durduğu başat ide, ebedi dönüş'tür. ümitvar bir ana karakterle başlar film, şöyle der adam, sistemliliğe övgü dizdikten sonra;

    ' bazen kendi kendime şöyle derim eğer biz de her gün tam aynı saatte bir ayin yapar gibi belirli bir davranışı hiç değiştirmeden sistemli olarak yinelersek dünya çok farklı olur.
    bir şeyler değişirdi. değişmesi gerekirdi. '

    hemen ardından sahnenin ilerleyen dakikalarında, bu düzenli gidişatın sonunda bir beklenti hasleden, uman umutluluğa başka karakterle eleştiri getirir tarkovsky;

    ' hiçbir şeyi beklemeyeceksin. bu çok önemli. kişi hiçbir şeyi beklememeli.bütün bu zaman boyunca sanki yaşadığım hayat gerçek değildi de bir tür bekleyişti. hayatta sahici olanı, önemli olanı bekleyişti. '

    eleştiri de ebedi dönüş'ün kaçınılmazlığına değinilir. sonra da zaten bir saygı duruşu olarak düşün'ün gerçek sahibine atıfta bulunur tarkovsky. zarathustra'sıyla.

    - bazen kafamdan en olmadık düşünceler geçiyor. mesela şu cüce. şu lanet cüce!
    - hangi cüce? şimdi aklımı iyice karıştırmaya başladın işte!
    - sen de çok iyi biliyorsun. şu kambur cüce! nietzsche'nin söz ettiği cüce.

    nietzsche'nin o ünlü sözünü bu muydu yaşam? pekâlâ! o halde bir daha! söylediği ` çehre ve bilmece `adlı pasajında geçer bu cüce. ebedi dönüş doktrinini kelimelerle bu pasajda çokca dans ettiren nietzsche'nin bu metni üzerine kuruludur adeta film.

    ' ve ay ışığında sürünen şu ağırkanlı örümcek ve bu ay ışığının kendisi, geçitteki ben ve sen fısıldaşırken, ebedi şeyler hakkında fısıldaşırken ? hepimiz de daha önce burada bulunmuş olmalı değil miyiz? ve yeniden gelmek ve o öteki yoldan yürümek, ileriye, önümüzdeki bu uzun, tüyler ürpertici yola ? ebediyen yeniden gelmek zorunda değil miyiz? '

    ' düz olan her şey yalandır, diye homurdandı cüce, aşağılamayla. ' her hakikat eğri büğrüdür,
    zamanın kendisi de bir çemberdir. '

    söylevleriyle filmdeki örümcek meselinin yani;

    - gerçek! gerçek nedir? gerçek diye bir şey yoktur. bakarız ama görmeyiz.
    bir hamam böceği geliyor bir tabağın etrafında dönüyor.
    belirli bir amacı var ve ileri doğru hereket ettiğini düşünüyor. '

    aynılığı da filmin bengi-dönüş'e adandığını kanıtlar nitelikte.

    tarkovsky bu filmi oğluna adamış. zannımca tarkovsky'nin bu içerikli filmi çekmesindeki psikodinamik bir tür kendisinin, kendisinden bir parçanınoğlunun kendisininki gibi bir hayatı yeniden yaşayıp öleceğini düşünmesidir. yani ebedi dönüş soslu bir umu.

    mirasçısı lars von trier ise ebedi dönüşü kanıtlarcasına tarkovsky'nin izinin peşisıra gitmekte. elbette daha derinlikli bir şekilde. nietzsche'nin sadece bengi dönüş düşününe değil farklı düşünlerine de filmlerinde yer vererek. 'melancholia' filminin bir kısmı bu filmden esindir ( yerle yeksan edici felaket ) ve aynı zamanda 'antichrist'in de bir kısmı yine bu filmden esindir ( düzen istemine karşı kaos hükmü övgüsü )