1. git gide nazi almanyası’na evrildiğimizi gösteren bir haber daha. ulan bir ülkede her gün skandal bir olay çıkar mı? bir gün sakin geçsin, dişimi kırıcam be.

    !---- spoiler ----!

    istanbul'da gaspıralı ilköğretim okulu'nda görevli aydın erekmen isimli öğretmen, sosyal medya hesabından tepkiye yol açan paylaşımlar yaptı.

    istanbul beşiktaş'taki çifte terör saldırılarının ardından öğrencilerinin eline idam ipi veren öğretmen, sınıfta çektiği fotoğrafı "ya devlet başa, ya kuzgun leşe... başkaaaan...! adalet istiyoruz" notuyla kişisel facebook hesabından paylaştı. erekmen, fotoğrafın sosyal medyada yayılmasının ardından paylaşımını sildi.

    !---- spoiler ----!
  2. seviyorum bu ülkeyi arkadaş..hayvanat bhçesi gibi...
  3. almanya'da bir okul müdürünün öğretmenlere her sene başında yazdığı iddia edilen mektup:

    “bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. 
gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. 
iyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. 

eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum.


    sizlerden isteğim şudur.

    
öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. 
çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. 
okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.”

    başka sözüm yok.
  4. eğitim kurumunun içine böyle insanların sızmış olması şu ülkedeki terör sorunundan, ekonomik krizden, adaletsizlikten bin kat daha tehlikeli ve acınası bir durum türkiye için. o sınıfta elinde idam ipleriyle, gözlerinde umut ve sevecenlikten başka her türlü duyguyla ayakta duran çocuklar bizim geleceğimiz. en fazla 7-8 yaşında daha din nedir tam olarak algılayamayan başörtülü kız çocuğu bizim geleceğimiz. mevsimler köşesi, atatürk köşesi, projeler köşesi değil de arkadaki 'şehitler köşesi'ni görerek büyüyecek olan çocuklar bizim geleceğimiz.

    ülkenin şimdiki içler acısı haline aklı başında kimse umut bağlamıyordur sanırım ama şu küçücük, pırıl pırıl zihinlere de umut bağlayamayacaksak eğer ben ilerisini ne düşünmek, ne yaşamak, ne de benden var olacak herhangi bir canlıya yaşatmak isterim.
    kahlo
  5. öğretmen demeye dilim varmıyor bu insan nasıl eğitim verecek o yavrulara. eğitim kurumlarının iyice zıvanadan çıktığının kanıtıdır bu olay. ayrıca bu kişi bu eylemi iktidarın kendisine verdiği sınırları kullanarak yapıyor evet evet hiç yanlış anlamadınız bu adam gücünü çomarlardan ve iktidardan alıyor.

    "ya devlet başa, ya kuzgun leşe... başkaaaan...! adalet istiyoruz"
    bu nedir hocam? sen üniversitede değil ilk okulda eğitim veriyorsun. bu denli yaklaşımlarının o çocukları nasıl etkileyeceğini düşünmeden bilinçsizce hareket ediyorsun sonra da ogün samastlar, yasin hayaller niye çıkıyor diye dert yanıyoruz. sen ve senin gibi çapsızlar yüzünden çıkıyor.

    derhal gereği yapılmalı diyeceğim ama sistem bu tarz adamları koruyor kolluyor. umudumuz olan gençliğe hele hele o küçük yaştaki çocuklara bu tarz saçma sapan fikirlerinizi empoze etmektense daha bilimsel daha mantığa uygun geleceği şekillendirecek şeyler aşılamak gerekir.

    idam iplerini ve öğretmeyi amaçladığın nefret, kin, ölüm kavramlarını da alıp bu mesleği bırakman dileğiyle...
  6. "ey öğretmenler! gelecek nesil sizlerin eseri olacaktır."

    bir şu öğretmenlere bakıyorum, bir de eseri olan bu nesile. başka da bir şey diyemiyorum. seni yine özlüyorum be selanikli. kızgınım ve mahcubum çünkü bu öğretmenler değil atatürk'ün öğretmeni olmak, manav-manavı küçümsemek amaçlı değil sadece bir örnek- bile olmamalı. ağzından çıkacak her laf toplum adına zararlı. bir de öğretmen olup öğrenci yetiştirecek ha?
  7. meslekten men edilmesi gereken öğretmen.
    edit: pardon öğretmen demişim. şahıs.
  8. kalan o küçücük umudumuzu da yitirmemiz için canla başla çalışan, kalem yerine kılıç kuşanmış bir ruh hastası.

    küçücük beyinleri zehirleyen, kinle nefretle dolduran bu insanları gördükçe midem bulanıyor. işin kötüsü o kadar da çoklar ki, umutsuzluk yaratacak kadar çok hem de.

    neyse benim hala umudum var, şu (.) kadarcık da olsa.
  9. açıkçası fotoğrafta öğretmen göremedim. gördüğüm şey, küçücük çocukların arasına karışmış bir adet yaratık.
  10. mevcut konjonktürde makbul sayılan meb'in öğretmen kadrosundaki bir canlı.

    bu ülkede hiçbir zaman işler tastamam olmadı. eğitim sistemi hep eleştirildi ama bu son dönemde -hangi dönemi kast ettiğimi gayet iyi biliyorsunuz- yaşanan rezillik kadar rezillik yaşanmadı.

    biz eskiden haftada iki saatlik din kültürü ve ahlak bilgisi dersi laikliğe aykırıdır, kaldırılmalı derken bu derslerin saati arttı. geri kalan dersler de bu dersin temasında işlenir oldu. meslek lisesi statüsünde olan imam hatip liseleri laikliğe aykırıdır, devlet bir din için din görevlisi yetiştirmemeli derken tüm liseler imam hatip lisesi gibi işlemeye başladı. 8 yıl zorunlu eğitim yetmez, lise de zorunlu olsun derken 4+4+4 geldi. ortaokul hortladı, onlar da imam hatip oldu. okullarda fen bilimleri, yabancı dil gibi derslere ağırlık verilsin derken liseler abidik kubidik projelerde tübitak'ta yer almaya başladılar. ders kitaplarını gözden geçirelim, ırkçı, cinsiyetçi, homofobik içerikleri yok edelim derken bu içerikler katlandıkça katlandı

    böyle sistemin öğretmeni de böyle olur. bu öğretmenlerin yetiştirdiği öğrenciler de tekrar öğretmen olup daha beterini yetiştirirler. 26 yaşında bir öğretim elemanıyım. 20 yıldır eğitim alan bir insanım (ilkokul-doktora). 20 yıllık eğitimimin 14 senesi (yani %70'i) bu dönemde geçti. öğrencilerim genelde 18 yaşında, 98 doğumlu. direkt bu döneme düşenler yani... farkı çok açık bir şekilde görebiliyorum. bu döneme denk gelmeyen benden yaşça büyük meslektaşlarıma bakıyorum da, benden çok daha iyi bir donanıma sahipler.

    sözün özü, vazgeçmek yok. ben yine "acaba he öznesi ile çok mu cümle kurdum bu ders acaba? dur biraz da she ile cümle kurayım" hassasiyetime devam edeceğim.

    sevgi ve dayanışma ile...