• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.58)
Yazar adam fawer
olasılıksız - adam fawer
bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksiniz. 'olasılıksız demek yetersiz kalacaktır. insanı adeta büyüsü altına alan bu hikayede, adam fawer, bilim, felsefe, entrika ve maceradan ortaya bir başyapıt çıkarmış."clive cussler'ilk cümleden itibaren bağlanıp kaldım; sayfaları, floş royal tutturmaya çalışan bir kumarbazın kartlarını açtığı gibi çevirdim. olasılıksız, insanı düşündüren matematik teorilerini ve maceranın albenisini dahice birleştiren, okura michael crichton ve robert ludlum'u hatırlatan bir kitap. gerçekten kaçırılmaması gereken bir zevk.'ben mezrich, 'mekanı batırmak' ve 'çirkin amerikalılar'ın yazarı'…hikayenin sonunda, bir yandan şizofreninin gerçek nedenlerini düşünürken, bir yandan da tek bir hareketin bir insanın hayatını ne kadar değiştirebileceğine şaşırıyor olacaksınız. olasılıksız, beğeniceğinize gözümüz kapalı iddiaya girebileceğimiz bir kitap.' peoplebir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı anlamı olabilir mi?siz hiç loto'da büyük ikramiye kazanmadınız. ama birileri kazanıyor. hem de sürekli! onlar sizden daha mı şanslılar?şans nedir gerçekten? içinizde bütün paranızı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. bu his bir öngörü müdür? yoksa daha fazlası mı?yolda gidiyorsunuz. kafanızı çevirip yandaki küçük parka baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. evet, deja vu. sizce nedir deja vu; geçmiş mi, rüya mı, yoksa geleceği mi görüyorsunuz? eğer siz de kontrölün kimde olduğunu merak ediyorsanız, 'olasılıksız' tam size göre bir roman. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksiniz.

    okurken gerçekten arka kapaktaki yazının ne demek istediğini anlıyorsunuz. kumar, mafya, olasılık teorisi, fizik, quantum, istihbarat teşkilatları... bol bol aksiyonlu, ilgi çekici, sıkılmadan okuyacağınız güzel kitap.

    keşke filmi çekilse dediğim kitaplardan.
  2. - spoiler -

    çok zaman geçti üzerinden ama laplace'ın şeytanının kazayı öngörerek kafede profesörü kurtardığı bölüm oldukça güzeldi. fringe'de milo karakteri ile michael eklund tarafından başalarıyla canlandırılmıştır.

    - spoiler -
  3. (bkz: kitaplardaki en güzel cümleler) / paragraflar.

    !---- spoiler ----!

    satranç hayat gibidir david.

    her parçanın kendi işlevi vardır. bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. on parçasını kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. satrancın güzelliği budur işte. işler her an tersine dönebilir. kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.

    !---- spoiler ----!
  4. ilk sayfalarda çok şey vaadeden fakat sonlara doğru tipik bir hollywood aksiyon filmi senaryosuna dönüşen vasat kitaptır. biraz pazarlama harikası gibi duruyor.
  5. bol bol aksiyon içeren sürükleyici kitap. istatistik, matematik, fizik(quantum) bilimleri hakkında da bilgi verir okuyucusuna. ama edebi açıdan zayıf bence. çok boş vaktiniz varsa okuyun derim. hayal gücünüzü geliştirir.
  6. laplace şeytanı teoremi der ki; şans yoktur, şans olarak adlandırılan olayların gerçekleşeceği önceden bellidir. çünkü bu olaylar bazı durumların sonucudur.

    sürükleyici bir roman olup, bölümleri arası hızlı geçişleri ve yüksek aksiyonu ile okuyucunun dikkatini sürekli canlı tutmaktadır.

    okumaya değer.
    yalan
  7. hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. there is a splinter in my mind diyen morphes'u hatırlatan bir anlatımı vardır. okuyun o kadar diyorum.
    janus
  8. çıktığı sene ablamdan kapıp okumuştum bu kitabı , tam 9 sene olmuş. her ne kadar kitabın detaylarını hayal meyal hatırlıyorsam da başından kalkmadan okuduğum hafızamın bir köşesinde. sürükleyici olmasa 12-13 yaşında bir çocuğu başında tutamazdı sanırım. o değilde bir kez daha okuyayım ben bu kitabı , merak ettim yine. üstüne bir de empati gömerim. eski günleri hatırlatır belki.
  9. bir çırpıda okuduğum ve şimdi hiçbir şey hatırlamadığım kitap.
  10. her ne kadar beyin jimnastiği yaptırmaya çalışsa da, çok başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim bu kitabı. özellikle sonları tipik bir aksiyon filmini anımsatıyor. eğer işin içine bilimin de dahil olduğu macera romanı arıyorsanız, tanrı'nın formülünü tavsiye ederim.