• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.33)
onca yoksulluk varken - emile ajar
kitap, momo (muhammed'in kısaltılmışı) adında 10 yaşlarında bir çocuğun ağzından yazılmıştır. momo, annesinin kendisini bıraktığı ve kendisi gibi annesi fahişelik yapan sahipsiz çocuklara bakan madam rosa'yla birlikte yaşamaktadır. madam rosa da, yaşlı eski bir fahişe ve bir yahudidir. momo ve madam rosa, yoksulluğun hüküm sürdüğü hayatlarını her türlü zorluğa rağmen, sürdürmeye çalışacaktır.

yazar, kitapta momo'nun başından geçenleri ve içinde yaşadığı koşulları, okuyanları epeyce etkileyen bir dille ve kara mizahtan çokça yararlanarak anlatmıştır.
  1. romain gary' nin emile ajar takma ismiyle yazdığı, okurken insanı duygulandıran, düşündüren ve bittiğinde etkisi uzun süre devam eden roman.
  2. içimi kiyim kiyim kiymis bir kitaptir kendisi cok severek okudum ara ara aklima gelir duygulanirim.
  3. gün gelir kitabın adını unuturum yeri gelir yazarını unuturum kendi adı neydi takma adı neydi sallarım ortaya karışık bir şeyler çıkartırım ama ne zaman biri mutluluktan konu açsa "çünkü mutluluk özellikle yokluğuyla tanınan bir merettir" cümlesini içimden bi kere fısıldarım.
  4. bir çocuğun belki de hiç büyümemesi gereken bir ortamda, sevgiyi, mutluluğu, insanları algılayışını samimi anlatmayı başarabilmiş bir ajar kitabı. çocuğun kendisine bakan kadını koruyup kollaması ve tabi ki akıllara zarar
    sonu ile içimize yer etmiş farklı bir kitap.
    not: arka arkaya intihar etmiş bir kaç yazar okumayın. mesela sylvia plath, arkasından emile ajar ile devam etmeyin.
    karamsar olabilirsiniz hem de fazlasıyla.
    güzel kitap onca yoksulluk varken ve hüzünlü ...
  5. mutlaka size de oluyordur. bir kitabın daha ilk sayfalarında çok güzel bir kitabı okumaya başladığınızı anlarsınız ve içinizi bir mutluluk kaplar. ilk defa bir kitabı çabuk bitmesin diye yavaş yavaş okudum.

    fransa' da çoğunluğunu ötekilerin oluşturduğu mahallede yahudi bir kadınla yaşayan momo'nun hikayesi. onca yoksulluğa, acıya, açlığa rağmen buruk bir gülümsemeyle okunuyor. hayat o kadar erken öğretmiş ki her şeyi momo'ya, bu yaşta bir çocuğun etrafında olup bitenleri bir filozof edasıyla değerlendirmesini doğal karşılıyorsunuz.

    eğer holden caulfield'ı, alper kamu'yu ve emrah serbes'in erken kaybeden çocuklarını sevdiyseniz momo'yu da çok seveceksiniz. o kadar güzel cümleler kurar ki momo, hangisinin altını çizeceğine karar veremiyorsunuz

    !---- spoiler ----!

    "bana hep garip gelen, gözyaşların doğmadan önce programlanmış olmasıdır. bu demektir ki ağlayacağımız önceden saptanmış. bunu hiç düşündünüz mü? kendine saygısı olan hiçbir yaratıcı yapmaz bunu."

    !---- spoiler ----!
  6. ''öylesine mutluydum ki,ölmek istiyordum''
  7. mesut
  8. romain gary iken emile ajar olup edebiyat eleştirmenlerine ne güzel bir kroşe çakmıştır öyle. hayatını araştırmanızı ayrıca tavsiye ederim, hayatım roman olur dedikleri böyle bir şey olmalı.
    mesut
  9. iç parçalar.! 3-4 yıl oldu sanıyorum okuyalı halen momo ve madam rosa'yı özledikçe "umarım momo'nun madam rosa'nın yüzüne makyaj yaptığı bölüme denk gelmem" diyerek, her hangi bir sayfasını açar okurum.
  10. okuduğum en gerçek, en üzücü, en unutulmaz kitaptır. bir çocuğun gözünden yaşadığımız dünyanın acizligi öyle güzel anlatılır ki yaşamaya korkar insan kitap sırasında ve bitiminde. bu kitaptan önce ben cümlelerin altını çizdiğimi pek hatırlamam. halen, açıp açıp beni sarsan o cümleleri okur, yaşadığım dünyaya içerlenirim.