• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.33)
once - john carney
irlandalı grup the frames’den glen hansard’ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.
babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarı zamanlı olarak çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. yakın zamanda londra’ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.
bu adam bir gün dublin’in grafter sokağında dolaşırken yeni bir hayat kurma ümidiyle dublin’e taşınmış doğu avrupalı bir kızla tanışır. üst sınıf bir konutta temizlikçi olarak çalışıp çok istediği piyanoyu alabilmek için para biriktirmeye uğraşan bu kızın hayatı hakkında önemli kararlar vermesi gerekmektedir. irlanda’nın yaşadığı ekonomik patlamadan bu yana son derece materyalist bir hal almış dublin’de, kendilerini toplum dışı hisseden bu iki insan müzik sayesinde güçlü bir bağ kurarlar.
  1. sadece bir müzik filminden öte, müziği de yanına alan çok hoş, çok samimi, çok naif bir sevgi filmi. bazı yerlerde müzikal olarak anılmış ama alakası yok. el kamerasıyla çekilmiş hissi yaratıyor hepsinden önce, sanki bir youtube videosu, gerçek hayatlardan kameraya alınmış bir öyküyü izliyorsunuz; zaten başroldeki glen hansard hiç irlanda'da halihazırda tanınan bir müzisyene benzemiyor, aynı bir sokak müzisyeni gibi bizden biri, ufak hayatların ufak insanını andırıyor. marketa irglova da mahçup, kırılgan tavrıyla o kente, dublin'e, yabancılık duyuyor ama hala bir şeyler için umudu var. çünkü çok yaşamamışlıkları var; hayallerinin gerçekleşmediğini görecek kadar bile yaşamamış, zorluklar yaşamış ama gerçek sevgiyi hiç hissetmemiş sanki. elde edip sonra kaybettiği bir şey olmadığı için de henüz umutsuz değil.

    2006 yapımı bu filmde sevgi üzerine tumturaklı sözler yok, hayatın sırrını veren aforizmalar yok, hem maddi, hem manevi bolluk içinde peydah olmayı başarmış doyumsuz bir kaybedenlik edebiyatı yok. her türlü yapaylıktan arınmış, tamamen insana özgü bir film. insana ait bir hikaye olduğu için de sıcak bir film bu, sonuyla da bu yüzden hüzünlendiriyor.
  2. sıradan ama etkileyici. ayrıca filmi izledikten sonra da müziklerini dinlemeye doyamazsınız.
  3. guzel, samimi ve oldukca gercek bir film. hep olumlu seyler soylenmis zaten de, ben acilis sahnesine cok guldum... sevgili ile izlenebilecek filmlerden aslinda ama siz de benim gibi muzik konusunda tam bir odun iseniz tavsiye etmem, hatunda gereksiz bir farkindalik yaratip, ertesi gun bir sokak muzisyenini koluna taktirabilir...

    2011-10-11