• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
Yazar Sunay Akın
onlar hep oradaydı - sunay akın
kızılderililerin sürüldüğü topraklarda, 1966'da, uzay kıyafetleri giydirilen nasa görevlilerine ay'a indiklerinde ne yapacakları, nasıl davranacakları anlatılırken, yaşlı bir kızılderili'nin yanındaki çocukla birlikte bu çalışmaları her gün izlediği görülür. aradan geçen birkaç gün sonra çocuk yanlarına gelir: "beni babam gönderdi. o beyaz adam'ın dilini bilmiyor. ben okulda öğrendim. babam, bu garip aletler ve kıyafetlerle burada günlerdir ne yaptığınızı soruyor."

bir nasa yetkilisinin, ay'a gitmek üzere olduklarını, bunun için astronotları eğittiklerini anlatması üzerine kızılderili çocuk babasının yanına geri döner... bunun üzerine günlerdir hiç kımıldamadan duran yaşlı kızılderili koşarak astronotların yanına gelir ve nefes nefese navaho diliyle bir şeyler söyler. söyleneni anlamayan nasa görevlileri, babasının arkasından koşarak gelen çocuğa bakarlar... çocuk, beyaz adam'ın ay'a gideceğini öğrenince babasının çok heyecanlandığını anlatır ve kendisinin ay'a bir mesajı olduğunu, onu da yanlarında götürüp götüremeyeceklerini sorduğunu söyler. günlerdir güneş altında ciddi ciddi çalışmaktan sıkılan görevliler bir teyp uzatırlar: "babana söyle, mesajını bu teybe söylesin. söz, giderken yanımızda götüreceğiz." kızılderili, çocuğunun beyaz adam'ın sözlerini navaho diline çevirmesinden sonra teybe bir şeyler söyler, sonra da kızgın adımlarla uzaklaşır oradan. mesaj şöyledir:
"bu adamlara dikkat edin! topraklarınızı almaya geliyorlar!.."
  1. !---- spoiler ----!

    uzay kıyafetleri giydirilen astronotlara ay’a indiklerinde ne yapacakları, nasıl davranacakları anlatılırken, yaşlı bir kızılderili`nin yanında bir çocukla birlikte çalışmaları her gün izlediği görülür.aradan geçen bir kaç gün sonra çocuk yanlarına gelir: “beni babam gönderdi. o, beyaz adamın dilini bilmiyor. ben okulda öğrendim. babam, bu garip aletler ve kıyafetlerle burada günlerdir ne yaptığınızı soruyor." bir nasa’lı yetkilinin, ay’a gitmek üzere olduklarını, bunun için astronotları eğittiklerini anlatması üzerine kızılderili çocuk babasının yanına geri döner... çok geçmeden de günlerdir hiç kımıldamadan duran yaşlı kızılderili koşarak astronotların yanına gelir ve nefes nefese navaho diliyle bir şeyler söyler. söyleneni anlamayan nasa’lı bilim insanları, babasının arkasından koşarak gelen çocuğa bakarlar... çocuk, beyaz adamın ay’a gideceğini öğrenince babasının çok heyecanlandığını anlatır ve kendisinin de ay’a bir mesajı olduğunu, onu da yanlarında götürüp götüremeyeceklerini sorduğunu söyler. günlerdir güneş altında ciddi ciddi çalışmaktan sıkılan bilim insanları bir teyp uzatırlar: “babana söyle mesajını bu teybe söylesin. söz, giderken yanımızda götüreceğiz.” kızılderili, çocuğunun beyaz adam’ın sözlerini navaho diline çevirmesinden sonra teybe bir şeyler söyler sonra da kızgın adımlarla uzaklaşır oradan. çocuk da, babasının peşinden... o gece ay doğmaz astronotların uykusuna! nasa ekibindeki herkesin ortak merakı şudur: teypteki sözler ne anlama geliyor? bir kızılderili’nin ay’a gönderdiği mesaj ne olabilir ki!? ertesi gün kızılderili çocuk da babası da gelmez çalışma alanına. teypteki mesajın ne olduğunu merak eden astronotlar, yakındaki kızılderili köyüne giderler ve bir başka kızılderili’den mesajın anlamını öğrenirler: “bu adamlara dikkat edin! topraklarınızı almaya geliyorlar!...”

    !---- spoiler ----!