1. kesinlikle en çok özendiğim şeylerden biri. adam çekiyor sırtına bir sırt çanta sonra hurra yola koyuluyor. ne bi hazırlık ne bir şey. bırakıyor hayatın akışına kendini. sonra da şehrimizin işlek caddelerinde görüyoruyoz onları dünyayı dolaşıyorum cebinden ne çıkarsa diye. cidden nasıl bir zevk olduğunu hayal bile edemiyorum.

    ilerde yaparsam bunu yoldaşım şimdiden hazır. hiç olmadı evimizde oturur çayımızı yudumlarken internetten people are awesome izleriz.
  2. dünyanın en güzel şeylerinden biri. hiç tanımadığın bir hayatın arabasına binmek.

    amaç sadece istediğin yere bedava gitmek değil; paylaşmak, beraber gitmek, o bir saatlik bile olsa bir arkadaş edinmek, akşam yemeğinde yalnız olmamak.

    bir yandan sohbet ederken diğer yandan gideceğin yerin hayali, acaba nasıl bir yere gidiyorum sorusu kafanda. çok başka. üstelik düşünüldüğü kadar tehlikeli de değil. canın künefe mi çekti? al bir karton, yaz üzerine hatay büyük harflerle. düş yollara.

    gitmeden, gezmeden, görmeden ölmek çok acı. ne kadar yaşayacağız ki zaten?
    görmek isteyerek yaşamaktansa; görerek ölmek daha iyi değil mi?

    ekleme: nerden naparız nereye gideriz diye cesaret edemeyenler varsa http://hitchwiki.org/tr/Ana_sayfa bu sayfadan otostopa nerden başlanır, hangi tarafa nasıl gidilir yazıyor hepsi.
  3. yavaş yavaş ölürler
    seyahat etmeyenler.
    yavaş yavaş ölürler
    okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
    vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

    yavaş yavaş ölürler
    alışkanlıklarına esir olanlar,
    her gün aynı yolları yürüyenler,
    ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
    elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
    bir yabancı ile konuşmayanlar.

    yavaş yavaş ölürler
    heyecanlardan kaçınanlar,
    tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.

    yavaş yavaş ölürler
    aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
    rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
    hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

    pablo neruda


    durum böyle olunca şu gruplara bir bakın

    https://www.facebook.com/groups/interrail.turkiye/?fref=ts
    https://www.facebook.com/groups/otostopRail/?fref=ts
    https://www.facebook.com/groups/bicyclerail/?fref=ts

    bu büyük ailenin bir bireyi olun, cesaretiniz mi yok? bu insanları gördükten sonra tekrar düşünmek zorunda kalabilirsiniz.

    yola çık. yol açık.
  4. okumayı söker sökmez elime jules verne kitapları tutuşturulmasıyla hayallerimin direği olmuştu. ortaokulda ise düşleri biraz daha gerçekçi kılmak için türkiyeyi otostop çekerek dolaşmak istedim. yola çıkmayı ise hiçbir şeye bağımlı olmadığımın, birey olduğumu kanıtlamanın tek yolu olarak görürdüm. hâlbuki anısı var diye fişi bile çöpe atmam. şimdiyse geleceğin belirsizliğinden ürktükçe anılarımın cennetine sığınıyorum. bir de evde mandalina yiyip facebookta gezginlerin paylaşımlarını beğeniyorum. bu gezginler ormanın ortasında interneti nerden buluyor lan diye düşünüyorum. eve gidince yüklüyorlar fotoğrafları bence. işleri güçleri caka satmak. en iyisi pikinik. hava ısınsa da biz de pikniğe falan gitsek ya.
  5. gökçeada'dan bozcaada'ya motorla geçmek gibi bir şey
    belit
  6. mümkünse türkiye sınırlarından güvenli seyahat yöntemleriyle çıkıldıktan sonra başlanılması gereken aktivite.
  7. türkiye'den geçmezseniz pek sıkıntı olacağını sanmıyorum. iki kız arkadaşım ceplerinde yaklaşık 500 er euro ile iran'dan başlayıp çin'e kadar gittiler. döndüklerinde çektikleri fotoğraflarla sergi açtılar. mis gibi gezip dönmüşler. ben kampüs girişinden otostop çekmeye korkuyorum. geçen yıllarda kampüsten otostopla birinin arabasına binip tecavüze uğrayan oldu kaşla göz arasında, hem de izmir'de...