oy


  1. nedir oy? kimi için namustur, kimi için kişilik hakkı, kimi için vatandaşlık görevi. bazısı içinse bir önem taşımaz.

    oy kullanmamak bir tercihtir ve çeşitli sebepleri vardır. bunlar başlıca şöyledir bana göre;

    1.parti ya da kişilerden hiçbirinin kendi görüşlerini temsil etmediği düşüncesi

    çok yaygın bir durum olduğunu görüyorum. büyük oranda benim için de geçerli bu. insan düşüncelerinin, görüşlerinin, hayata bakışının binlerce farklı parametreden meydana geldiği göz önünde bulundurulduğunda bırakın siyasi parti ya da kişileri herhangi iki insanın düşünce olarak birbirine fazlasıyla uyuşması çok zor değil mi?

    2.sonuç zaten belli, ben oy kullansam ne fark edecek ki mantığı

    sen ve senin gibi düşünün diğer yaklaşık 8 milyon kişi çok şey farkettirebilir. ayrıca 1 oyla kazanılan belediye seçimleri de görmedik mi?

    3.memleketi ben mi kurtaracağım anlayışı

    sen kurtaramayacaksın belki ama en azından buna çabalaman gerekmez mi? hem denemeden bilemezsin değil mi?

    4.apolitik duruş

    bu ayrı bir tartışma konusu ancak bir toplum içinde yaşarken apolitik kalmanın mümkün olmadığını düşünüyorum. apolitik olmak herhangi bir siyasi parti ya da örgütü desteklemiyor olmaktan ibaret değildir.

    yukarıda maddelendirmediğim önemli bir sebep daha var. sadece istemiyor olmak. nedensizce oy kullanmayı istememek ya da üşenmek bile bana bazen yukarıdakilerden daha mantıklı geliyor.
    one
  2. "bir oyun var" denerek kelime oyunlarına meze edilen vatandaşlık hakkı. hatta görevi.

    ne olursa olsun oy verin arkadaşlar. birine verin. ama verin yani.
  3. neredeyse herkesin sandık başına gittiğinde yaşadığı sıkıntıya dair biraz olsun fikir vermesi açısından, zamanında abdi ipekçi'nin yaşar kemal ile yaptığı röportajdan yapacağım alıntıyı okumanızı tavsiye ederim.

    ipekçi — son olarak bir soru sorayım yaşar. genel olarak tartışması yapılan bir sorun var. sosyalist bir iktidarın kurulması şiddet yoluyla mı olmalıdır, oy yoluyla mı olmalıdır? bu tabii çok şematik bir...

    yaşar kemal — birikim yoluyla olmalıdır. şimdi şudur; bizim türkiyedeki birtakım sosyalistlerin de hataları bu. kimisi diyor ki, ben oyla gelirim. elbette en güzel şey, en makbul şey, proletaryanın halkın oyu ile iktidara gelmesidir. bundan daha ideal bir şey düşünülemez. yalnız ben ille de oyla gelirim diye kaideler koymak yanlıştır, sosyalizme karşıdır. ben ille şiddet yoluyla gelirim demek de sosyalist düşünceye karşıt olmak demektir. kaide konamaz. ille ben gerilla yoluyla gelirim, dağdan inerim, ankarayı işgal ederim, yanlış bir düşüncedir. marksizme karşıdır. o zaman nedir? o zaman birikim sağlayacağım ben. işçi, emekçi bilinçlenecek ve örgütlenecek. örgütlendiği zaman oyla gelir, oyla gelemezse öyle bir koşul doğar ki, öyle gelir. belki de helikopterle gelir!
    şimdi arkadaş, edebiyata gelince; biraz evvel dedim ki, bizim işimiz kendi özüne kavuşturmak insanoğlunu. ha, edebiyatın bunda büyük büyük faydası vardır. mesela ben türk aydınlarından çoğunun iyi niyetine rağmen sosyalizme yardımcı olacağına inanmıyorum. 200 yıldır türk aydını batının maymunluğunu yapmıştır. taklit etmiştir batıyı... maymun, yaratıcı değildir. insana benzer ama, yaratıcı değildir. türk burjuva aydınları da 200 yıldır batının maymunluğunu yaptığı için 200 yıl insana bir yardımı olmamıştır.
  4. sizi tek bir hareketle bir şeyleri değiştirebileceğinize inandıran siyasal seçim (!) hakkı.
    ''oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı.''
    emma goldman
    dlg
  5. rey
  6. bugüne kadar kullanıp hiçbir yararını görmediğim demokrasi yalanıdır kendisi.