• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (2.00)
Yazar adam fawer
oz - adam fawer
dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı.
en azından bana söylediği buydu.
delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum.
öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir.
ama değilsem…
eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir.
üstelik tek bir dünya yok.

kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. benimki de karışmıştı.
okuyun, anlayacaksınız. sonra karar verirsiniz:
ben mi delirdim yoksa siz mi?

hortum seni sürükledi.
şimdi hikâyeye baştan başlayacaksın.

aklını, kalbini, duyularını karıştıracak bir dünyayla karşı karşıyasın.
bu diyarda gündüzler karanlık turuncu, güneş siyah, geceler bembeyaz.
büyünün yerini bilim aldı.
hatırladığın herkes, her şey artık çok daha güzel, korkunç, acımasız.

yeniden keşfetmeye hazırlan: oz'u ya da kendini!
(tanıtım bülteninden)
(www.idefix.com)
  1. geçen yıl çıkacağını duymuş ve beklemeye koyulmuştum. çıkmış.

    açıkçası kitabı henüz alıp okumadım, bu cihetle hakkında pek bir şey de yazamamaktayım, ancak şunları söyleyebilirim ki; güzel vakit geçirteceğine eminim. adam fawer ve o kulvardaki yazarların kitapları, genelde "çıtır çerez" kategorisine giriyor benim için. çok ciddiye alınmayıp eğlence odaklı düşünüldüğünde haz veriyor. ortalama bir amerikan dizisi ya da güzel bir aksiyon filmi gibi.

    tabii bu kitap öyle midir, adam fawer kendini aşmış mıdır yoksa yine aynı kulvarda mı seyretmektedir bilemeyeceğim, okuyunca göreceğiz.
  2. diğer romanlarını düşünce beklentim yüksek, az önce haberim oldu çıktığından. okuyunca mutlaka yorumlayacağım.
  3. hiç orijinal bi fikir değil. adam fawer'a hiç yakıştıramadım. koskoca beyin yakan yazar abimiz, 1900'lü yılların başından beri destansı hikayesi bilinen, üzerine bi kaç kez beyazperdeye sunulan oz büyücüsünü hiç değiştirmeden günümüze uydurmakla kötü bir yol izlemiş. 2008'den beri 8 sene geçmiş. insaf be adam.

    ama sırf kitabının başındaki türklere teşekkür kısmından dolayı kendisine fırsat tanıyacağım.
  4. bu kadar boş bir kitap okumadım (tamam çok fazla okumuyorum zaten ama yani lütfen).

    kitapta yeni bir bilgi yok, bir heyecan yok, edebiyat yok. yok yok yok. kendimi zorladım bir şeyler bulmak için ama yok. gerçekten şu dünyada hiçbir şeyden bir beklenti içerisinde olmamak gerekiyor. empati kitabıyla hayatımı değiştiren güzelim insan adam fawer, dostum ayıp denen bir şey var. olasılıksız ve empati'den sonra böyle bir kitap yazabilir mi insan? hadi kendin yazsan yine bir şey demeyeceğim. o da yok. 100 yıldır ısıtılıp verilen hikayeyi almışsın veriyorsun. nerde o eski kitaplarındaki aforizmalar, acayip fikirler, akıcılık, güzel bilgiler.

    hey gidi hey. insan üzülüyor. üzdün adam.
  5. büyük bir heyecanla bekledim. çıkar çıkmaz çok sevgili arkadaşıma aldırdım. ama sonuç koskoca bir hüsran.

    önsözden anladığım kadarıyla ısrarlar üzerine yazmış. keşke yazmasaydı ve ben onu olasılıksız da ki gibi ne harika yazar olarak hatırlasaydım.
  6. olasılıksız ve empati kitapları ile beni kendisine hayran bırakmış bir yazardır adam fawer. bu kitabına da aynı beklenti ve heyecanla başladım fakat yarısında bıraktım evet ben her kitabın sonunu getirmeye çalışan acayip bu kitabı bitiremeden bıraktım. yahu sorarım sana ey edım bilmem kaç yıllık oz büyücüsü hikayesini getirip önümüze koyacak ne vardı? hayır madem bir şey bulamadın yazmasaydın be. ne farkın kaldı çok satan raflarındaki yazarlardan?

    ekleme: bir daha da kitap yazmazsan sevinirim edımcım öpüyorum.