1. piyasacılar tarafından tekelleşmenin önüne geçilmesi amacıyla uygulanması gerektiği söylenen ve lakin 3. dünyada sermayenin oligarşisinden başka gözle görülür bir etki yaratamayan ticaret alanı, bir tür satış. devletin kendi işletmelerini bilinçli olarak denetlememesiyle toplanan tepki itfaiye ile hortum üzerinden halka yedirilir, uğruna savaşılmış kurumlar peşkeş çekilir. neticede alanın da satanın da razı olduğu rant düzeni ortaya çıkar. ta ki elinde sopayla kalıncaya kadar.

    türkiye'de 24 ocak kararlarından itibaren "sermaye düşmanlığı", "zengin düşmanlığı", "ne komünist ülkeymişiz, sata sata bitiremedim.", "babalar gibi satarım, müşteri gece gelse pijamayla yatağımdan kalkar gene satarım, ülkemi pazarlamak için buradayım." gibi utanç verici sözlerle savunulmuştur. özallaştırma, özelleştirmeyi doğurmuştur. yalnız onca doğuma rağmen ekonomimiz piçtir. cari açık rekorları, doğumdan itibaren borçlanmış çocuklar, kapkara gelecek..
  2. sosyal devletin sunmak zorunda olduğu özellikle kamusal hizmet alanlarından elini eteğini çekme girişimidir.

    ülkemizde yıllardır uygulanmaktadır ve öngörülen sonuçların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini özelleştirme yanlıları da göreceklerdir. sonucunda sıcak ama emeğe dayalı olmayan para vardır bu da ekonomilerde istikrar diye bağıranlar tarafından çok sevilegelir.